AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi'nde 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'ne katıldı.
Burada gündem ve Zirve hakkında konuşan Erdoğan'ın sözlerinde öne çıkan başlıklar şunlar:
"Adalet, ahlak, üretim ve adil paylaşım ilkelerini merkeze alan bir iktisadi ve finansal paradigmaya geçilmeden finansal krizlerin önüne geçilemez.
(Daha adil bir dünya mümkün) derken insanlık ailesi olarak ekonomide, uluslararası ilişkilerde tek bir sisteme mahkum olmadığımızı ifade ediyoruz.
Coğrafyamızdaki güven ve istikrar iklimi savaş, kriz, kardeş kavgası ve belirsizliklerin tesiriyle maalesef giderek daha da fazla tahrip ediliyor.
Katılım finans sadece Müslümanlar için değil tüm dünya için daha adil ve güvenli bir modeldir.
"Dün yürürlüğe giren kapsamlı yasal düzenlemeyle ülkemizin yatırım cazibesini artıracak rekabetçi bir teşvik programını hayata geçirdik.
İslami sermayenin makro ve mikro ekonomik düzeylerdeki rolüne, üretken sermaye olarak vakıfların güçlendirilmesine farklı konular özelinde yapılacak fikir alışverişlerinin hepimiz için faydalı neticelere vesile olmasını diliyorum. Mevcut engellerin aşılması için zirveyi yeni bir kilometre taşı olarak görüyorum.
"ADALETİN DIŞLANDIĞI ORTAMDA BERKET KENDİNE YER BULAMAZ"
İslam alemi olarak pekçok krizle aynı anda mücadele ediyoruz. Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kulüs'teki İsrail mezalimi devam ediyor. İran merkezli savaş, Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin durma noktasına gelmesiyle birlikte yalnızca Körfez'deki kardeş ülkeleri değil tüm dünyayı olumsuz etkiliyor. Coğrafyamızdaki güven iklimi, savaş, kriz, kardeş kavgası ve belirsizliklerin tesiriyle giderek daha da fazla tahrip ediliyor.
Faizin olduğu yerde bereket olmaz, rekabetin olduğu yerde bereket bulunmaz. Adaletin dışlandığı ortamda berket kendine yer bulamaz.
Ekonomi ve finans alanında küresel bir kırılmanın meydana geldiği, sarsıntıların her ülkede hissedildiği günleri yaşıyoruz. Endişe verici bir rakamı paylaşmak istiyorum. Uluslararası Finans Enstitüsü tarafından yayınlanan rapor küresel borçluluğun 2026'nın ilk çeyreğinde 350 trilyon dolara ulaştığını göstermektedir."
Ayrıntılar geliyor...