ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik olası bir özel kuvvet operasyonunu değerlendirip vazgeçtiğini açıklarken, akıllara 1980’deki Kartal Pençesi Harekâtı’nı getirdi. Trump, eski Başkan Jimmy Carter'ın başına gelenleri hatırlatarak İran’da uzun süreli bir askeri bataklığa sürüklenmek istemediğini açıkladı.
Trump perşembe akşamı yaptığı açıklamada, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunu ele geçirmek için Özel Kuvvetleri göndermeyi değerlendirdiğini ancak bu fikri reddettiğini söyledi. Trump, böyle bir görevin haftalar boyunca savaş bölgesinde kalmayı gerektireceğini ve bir "Jimmy Carter anına" dönüşme riski taşıdığını belirtti.
Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"Jimmy Carter olmak istemedim. Jimmy Carter olmak gibi bir niyetim yoktu. Bu nedenle o konuyu değerlendirdik. Evet, bunu en başta düşündük. Siz görmeden önce, yaptığımız şeyi yapmadan önce, onların tüm ordusunu yok etmeden önce bunu düşündük. Ancak kendimi oraya gidip de oradan çıkamayan bir durumda bulmak istemedim."
'VENEZUELA GİBİ OLMAZDI'
Trump, söz konusu operasyonun kısa süreli bir görev olmayacağını vurgulayarak şöyle devam etti:
"Bu Venezuela gibi değil. İçeri girersiniz, birkaç dakika kalırsınız ve çıkarsınız; herkes de siz ayrılırken el sallayarak uğurlar. Burada ise yükü alıp çıkmak için iki hafta boyunca sahada kalmanız gerekirdi. Teçhizatı taşımak için çok büyük hava nakliye kapasitesine ihtiyaç duyarsınız ve bütün bunları bir savaş bölgesinde yapmak zorundasınız."
Trump, böyle bir seçeneğin çatışmaların başlangıç aşamasında değerlendirildiğini de belirterek şunları söyledi:
"En başlarda bunu yapmayı düşündüğümüz bir dönem oldu. Çünkü o sırada bizi izlemiyor olacaklardı. Ama sonunda bunu fark edeceklerdi."
KARTAL PENÇESİ HAREKATI VE CARTER'IN SONU
Trump'ın burada 1980'deki başarısız İran rehine kurtarma operasyonu atıf yapıyor: Kartal Pençesi Harekatı (Operation Eagle Claw)
1979'daki İran Devrimi'nden sonra Tahran'daki ABD Büyükelçiliği basılmış ve 52 Amerikalı diplomat rehin alınmıştı. Başkan Jimmy Carter bu rehineleri kurtarmak için gizli bir özel kuvvet operasyonu emri verdi. Ancak operasyon İran'ın Tabas Çölü'nde teknik arızalar ve koordinasyon sorunları nedeniyle çöktü. Bir helikopter ile nakliye uçağının çarpışması sonucu sekiz Amerikan askeri öldü ve görev iptal edildi. Bu olay Carter yönetimi için büyük bir prestij kaybına dönüştü ve yeniden seçilememesinde önemli rol oynadı.
'TABAS ZAFERİ'
Trump'ın örnek verdiği Kartal Pençesi Harekatı, İran'da bugün de "Tabas Zaferi" olarak anılıyor. Tahran yönetimi, 1980'de Amerikan Özel Kuvvetlerini durduran kum fırtınasını "ilahi müdahale" olarak nitelendirirken, olayın yaşandığı bölgede her yıl anma törenleri düzenleniyor. İran'ın kendi geliştirdiği Tabas hava savunma sistemi de adını bu olaydan alıyor.
NİSANDA DENEDİLER
Aslında Trump yönetimi İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunu örtülü bir operasyonla ele geçirmeye çalışmıştı. ABD Özel Kuvvetleri nisan ayında İran'ın düşürdüğü F-15 savaş uçağının pilotunu kurtarma bahanesiyle Natanz nükleer tesisine baskın düzenlemeye kalkmış ancak başarısız olmuştu. Washington uranyum baskının kabul etmese de Tahran ve Larry C. Johnson (eski CIA yetkilisi) gibi ABD'li analistler, F-15'in düştüğü bölge ile Amerikan operasyonun düzenlendiği mevki arasındaki yüzlerce kilometrelik mesafeye dikkat çekmişti. Amerikalıların iniş yaptığı yer Natanz tesisinin yakınlarındaydı.
İran'ın elindeki 500 kg'lık yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumun akıbeti, Washington ile Tahran arasındaki müzakerelerin kilit noktası olmayı sürdürüyor. Trump uranyumun imha edilmesini veya ABD'ye teslim edilmesini kırmızı çizgi olarak belirlerken, Tahran nükleer malzemeden vazgeçmeyi kabul etmiyor.