Ana içeriğe geç

'Kırık olana kadar belirti vermiyor': Sinsi hastalık kemik erimesine karşı hayati uyarılar

Halk arasında 'kemik erimesi' olarak bilinen osteoporozun kırık gelişene kadar hiçbir belirti vermeyebileceğini vurgulayan Uzm. Dr. Esra Tutal, hastalığın sakatlıklara hatta ölümlere yol açabileceği uyarısında bulundu. Aşırı zayıf olanlar, hareketsiz yaşam sürenler ve kortizon kullananların yüksek risk altında olduğunu belirten Tutal, doğru beslenme ve erken tarama ile bu sinsi tehlikenin önlenebileceğini ifade etti.

'Kırık olana kadar belirti vermiyor': Sinsi hastalık kemik erimesine karşı hayati uyarılar
Cumhuriyet
16

Halk arasında "kemik erimesi" olarak adlandırılan osteoporoz, kemiklerin zayıflayarak kırılgan hale gelmesiyle yaşam kalitesini ciddi şekilde tehdit ediyor. Endokrinoloji ve Metabolizma Kliniği’nden Uzm. Dr. Esra Tutal, bu sinsi hastalığın kemiklerin çok ufak travmalarda bile kolayca kırılmasına neden olabildiğini söyleyerek hayati uyarılarda bulundu. Osteoporozun ilerleyen dönemlere kadar hiçbir belirti göstermeyebileceğine dikkat çeken Tutal, "Kemik erimesi omurlarda, el bileğinde ve kalça kemiğinde kırılmalara yol açarak sakatlıklara, hatta ölümlere yol açabilir" dedi.

30 YAŞINDAN SONRA TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR

İnsan vücudundaki kemik yapım ve yıkım dengesine değinen Uzm. Dr. Esra Tutal, kemik gelişiminin kritik yaş sınırlarını paylaştı:

"20 yaşına kadar kemik yapımı ön plandadır. 30 yaşına kadar maksimum kemik kitlesi oluşur. 30 yaşından sonra ise yıkım ön plana geçer. Maksimum kemik kitlesi ne kadar iyi ise vücut yıkımdan o kadar az etkilenir. Kadınlar, yaşlılar, ailesinde kırık öyküsü olanlar ve zayıf, minyon yapılı olanlarda bu hastalık daha sık görülür."

KİMLER RİSK ALTINDA?

Uzm. Dr. Esra Tutal, aşırı zayıflığın ve bazı ilaçların kemik yıkımını hızlandırdığını belirtti. Romatizma tedavisinde kullanılan kortizonlu ilaçlar, epilepsi ilaçları, kanser ilaçları ve bazı mide ilaçlarının kemik erimesini tetikleyebileceğini söyleyen Tutal; hareketsiz yaşam tarzı, sigara ve alkol kullanımı, yetersiz kalsiyum alımı, zayıflama ameliyatları ile böbrek ve ciğer hastalıklarının da önemli risk faktörleri olduğunu vurguladı. Hastalık çok ileri safhaya ulaştığında ise sırt ve bel ağrıları, boy kısalması ve kamburluk gibi duruş bozuklukları meydana geliyor.

"DOĞRU BESLENME VE EGZERSİZLE ÖNLENEBİLİR"

Osteoporozun önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Esra Tutal, kemik sağlığını korumak için altın değerinde öneriler sıraladı:

Kalsiyum ve Protein Depolayın: Proteinden zengin beslenmek kemik sağlığı için şarttır. Günlük 1000-1200 mg kalsiyum besinler yoluyla alınmalıdır. En iyi kaynaklar az yağlı süt ürünleri, koyu yeşil sebzeler, balık ve soya ürünleridir.

D Vitamini Takviyesi Şart: Kalsiyumun bağırsaklardan emilmesi için günlük 600-800 ünite D vitamini takviyesi alınması genellikle gereklidir.

Kilonuzu Dengede Tutun: Aşırı zayıflıktan da şişmanlıktan da kaçınılmalı, vücut ağırlığı normal sınırlarda tutulmalıdır.

Harekete Geçin: Günlük düzenli yapılan yürüyüş gibi egzersizler kemikleri doğrudan güçlendirir.

Düzenli Tarama Yaptırın: 65 yaş üstü kadınlar, 70 yaş üstü erkekler ve risk faktörü taşıyanlar her yıl düzenli olarak kemik taraması (kemik mineral dansitometri) yaptırmalıdır. Henüz kırık oluşmadan konulan erken tanı ile hastalığın tedavisi mümkündür.

Kaynağa Git

İlgili Haberler