DAMA VE MUSTAFAKEMALPAŞA - 2 -
Bir İlçeden Doğan Büyük Hareket
Mustafakemalpaşa'da 2000 yılında yakılan meşale yalnızca bir turnuvanın başlangıcı olmadı; aynı zamanda yıllardır farklı şehirlerde, birbirinden habersiz şekilde Türk Daması için emek veren insanların ortak bir ideal etrafında buluşmasının da önünü açtı.
Uzun yıllar boyunca dama kültürünü yaşatmaya çalışan birçok gönüllü isim, bu yeni dönemde aynı çatı altında toplanmaya başladı. İnternet ortamında Türk Daması'nın tanıtımı, arşivlenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması adına büyük fedakârlıklarla çalışan Remzi Solak, Recep Doğrubakar, Mehmet Özer Özerkman ve Bektaş Güldeste gibi değerli isimler, hiçbir maddi karşılık beklemeksizin ortaya koydukları emeklerle bu kültürel hareketin görünmeyen kahramanları oldular.
Türk Daması'nın yalnızca oynanan bir oyun olarak değil, aynı zamanda üzerinde düşünülmesi, araştırılması ve akademik düzeyde incelenmesi gereken bir kültür unsuru olduğu fikri de bu dönemde güç kazandı. Özellikle federasyonumuzun ikinci genel başkanı Mustafa Muzaffer Ceylan'ın öncülüğünde akademi dünyasıyla güçlü bağlar kurulmaya başlandı. Amaç, Türk Daması'nı bilimsel çalışmaların konusu haline getirmek ve ona yeni bir vizyon kazandırmaktı.
Bu süreçte, topluluğumuzla tanışmasına vesile olduğum kıymetli dostum Doç. Dr. Bülent Ayberk'in kaleme aldığı makaleler, Türk Daması'nın entelektüel zeminde ele alınmasına önemli katkılar sundu. Böylece dama yalnızca ustaların masalarında değil, akademik çevrelerin çalışma alanlarında da kendisine yer bulmaya başladı.
Aynı yıllarda uluslararası alanda da dikkat çekici gelişmeler yaşandı. Dünya Dama Federasyonu ile güçlü ilişkiler tesis edildi; Türk Daması'nın uluslararası platformlarda tanıtılması ve Somut Olmayan Kültürel Miras kapsamında değerlendirilmesi yönünde önemli girişimler başlatıldı. Dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Türk Daması sevdalılarıyla kurulan irtibatlar sayesinde geniş ve güçlü bir iletişim ağı oluştu.
Mustafakemalpaşa'da istikrarlı biçimde sürdürülen Uluslararası Türk Daması Şampiyonası ise yalnızca sporcuları bir araya getiren bir organizasyon olmanın çok ötesine geçti. Bu organizasyon, Türkiye'nin farklı şehirlerinde düzenlenen yeni turnuvaların, festivallerin ve dama etkinliklerinin ortaya çıkmasına ilham verdi. Bugün çeşitli bölgelerde gelenekselleşmiş veya gelenekselleşme yolunda ilerleyen birçok organizasyonun temelinde, Mustafakemalpaşa'da ortaya konulan bu istikrarlı irade ve kurumsal birikim bulunmaktadır.
Bununla da sınırlı kalmayan bu hareket, kendi içinden dama yazarları, araştırmacılar ve eserler yetiştirdi. Türk Daması üzerine kaleme alınan kitaplar, makaleler ve değerlendirmeler sayesinde oyunumuz yalnızca sportif yönüyle değil, kültürel ve düşünsel boyutlarıyla da ele alınmaya başlandı. Böylece Türk Daması etrafında oluşan entelektüel iklim her geçen yıl daha da güçlendi.
Bugün Mustafakemalpaşa'yı yalnızca "küçük bir ilçe", Türk Daması Federasyonu'nu ise sıradan bir kurum olarak değerlendirmek, Türk Daması'nın son çeyrek asırlık dönüşümünü ve bu noktaya gelinceye kadar verilen büyük mücadeleyi görmezden gelen bir dama cahilinin bilinçsiz bir fiili olur ancak. Zira bazı şehirler nüfuslarıyla değil, ortaya koydukları eserlerle büyürler. Mustafakemalpaşa da Türk Daması tarihinde işte böyle bir yere sahiptir.
Türk Daması ile Mustafakemalpaşa'nın yolları artık birbirinden ayrılması mümkün olmayan bir kader ortaklığına dönüşmüştür. Bu ortaklığın hikâyesini ve Türk Daması'nın yakın tarihine yön veren gelişmeleri gelecek yazılarımda da anlatmaya devam edeceğim.
Bu hafta oyunlar Osmanlı dönemi saray damasından.
Birinci Çözüm
f2e - e2d - e4d - e3d - a34 - b2a - a28 (1-0)
İkinci Çözüm
a34 - b2a - b4a - g45 - b3a - e4c6 - e3a5 - c6a8 (1-0)
Üçüncü Çözüm
c34 - d2c - b2c - d3c - c34 - e3c - f3h7 - g3e - h3f (1-0)

