Dünya genelinde her yıl 250 bin kişi boğulma nedeniyle hayatını kaybederken, özellikle Karadeniz’deki ters akıntı büyük risk oluşturuyor. Prof. Dr. Şevket Özkaya Amasya, Tokat, Sivas ve Çorum gibi çevre illerden Karadeniz sahillerine gelen vatandaşları ‘boğulma’ riskine karşı uyardı. Özkaya “DSÖ boğulmaları 'sessiz önlenebilir ölüm salgını' olarak tanımlıyor” dedi.
Hava sıcaklığının artmasının ardından boğulma vakalarında da artış yaşanıyor. DSÖ verilerine göre dünya genelinde her yıl yaklaşık 250 bin kişi boğulma nedeniyle hayatını kaybediyor.
Yaz sezonunun başlamasıyla Karadeniz sahillerinde boğulma vakalarının arttığına dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, ters akıntı (rip akıntısı) tehlikesine karşı uyardı. Dr. Özkaya, boğulma vakalarının en sık 1 ile 24 yaş arasındaki bireylerde görüldüğünü ifade etti.
4 İLE DİKKAT ÇEKTİ
Karadeniz kıyılarında riskin arttığını vurgulayan Dr. Özkaya, özellikle hafta sonlarında Amasya, Tokat, Sivas ve Çorum gibi çevre illerden çok sayıda vatandaşın Samsun ve Karadeniz sahillerine geldiğini belirtti.
“CİDDİ TEHLİKELER”
Özkaya, "Hafta içinin stresini çocukları ve aileleriyle atmak isteyen vatandaşlarımız, çoğu zaman dalgalı ve rüzgarlı hava şartlarını göz ardı ederek denize giriyor. Bu durum ciddi tehlikeleri beraberinde getiriyor" dedi.
"Ters akıntı en iyi yüzücüyü bile sürükleyebilir" diye belirten Dr. Özkaya şöyle konuştu:
Karadeniz tabanında oluşan ters akıntılar, en iyi yüzücüyü bile denizin içine çekebilir ve boğulma tehlikesi oluşturabilir. Son yıllarda hava sıcaklıklarındaki ani değişimler, sertleşen hava akımları, rüzgar ve dalga oluşumunu artırarak denizi daha tehlikeli hale getiriyor.
Boğulmaların çoğu zaman sessiz gerçekleştiğine dikkat çeken Özkaya, Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) verilerine göre dünya genelinde her yıl yaklaşık 250 bin kişinin boğulma nedeniyle hayatını kaybettiğini hatırlattı.
Özkaya, "Bu ölümlerin yaklaşık 82 bini 14 yaşın altındaki çocuklardan oluşuyor. Bu da her gün 650'den fazla kişinin boğulma nedeniyle hayatını kaybettiği anlamına geliyor. DSÖ bu nedenle boğulmaları 'sessiz önlenebilir ölüm salgını' olarak tanımlıyor” dedi.
Prof. Dr. Şevket Özkaya, vatandaşları şöyle uyardı: