Büyük Birlik Partisi'nin (BBP) kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş kişinin 25 Mart 2009 tarihinde hayatını kaybettiği şüpheli helikopter kazası, yeniden açılan soruşturmalarla siyasetin bir numaralı gündem maddesi olmaya devam ediyor.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dosyayı "suikast ve örgütsel bağlantı" ihtimalleriyle en baştan inceleme kararı almasının ardından, eski AK Parti İzmir Milletvekili Hüseyin Kocabıyık sosyal medya hesabından çok tartışılacak iddialarda bulundu.
Dosyanın yeniden açılma zamanlamasını sert bir dille eleştiren Kocabıyık, bu adımın tamamen milliyetçi seçmenin desteğini kazanmak amacıyla atıldığını savundu. "Merhum Muhsin Başkanımızın aziz ruhunu incitmeyin" diyen Kocabıyık, Yazıcıoğlu’nun hatırasının siyasi hesaplara alet edildiğini öne sürdü.
"SUİKAST DEĞİL, KÖHNE HELİKOPTER"
Kazaya ilişkin kamuoyunda sıkça dile getirilen "suikast" ihtimalini kesin bir dille reddeden eski milletvekili, asıl sorunun teknik yetersizlikler olduğunu savundu. Kocabıyık, "Başkanı köhne bir helikoptere bindirip yoğun tipi şartlarında yolculuk yaptıranlara hiç kusur bulmadan suikast senaryoları uyduranlar, Muhsin Başkan’ı istismar ediyor" ifadelerini kullandı.
BİNALİ YILDIRIM'A YÖNELİK ÇARPICI ÇAĞRI
Açıklamanın en dikkat çekici bölümü ise eski Başbakan ve dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'a yönelik oldu. Kocabıyık, "Muhsin Başkan’ın vefatının sebebini öğrenmek isteyen öncelikle o dönemin Ulaştırma Bakanı ve Başbakanı Binali Yıldırım’a sorsunlar. Bu konuyu en iyi o biliyor" diyerek okları doğrudan Yıldırım'a çevirdi.


SORUŞTURMADA 19 KİŞİ TUTUKLANDI
Muhsin Yazıcıoğlu dosyası, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisizlik kararının ardından 12 Haziran 2026’da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.
Soruşturma kapsamında 29 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Gözaltına alınan 27 kişiden 19’u tutuklanırken sekiz şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Diğer iki şüphelinin ise başka dosyalar nedeniyle cezaevinde bulunduğu açıklandı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosyada FETÖ’nün mahrem yapılanmasıyla bağlantılar, örgütsel irtibatlar, Adil Öksüz bağlantısı ve ByLock yazışmalarının incelendiğini bildirmişti.