Ana içeriğe geç

Kamunun Gözdesi, Hakların Üvey Evladı: Sözleşmeli Personel

Son yıllarda kamu personel sisteminde en çok konuşulan, en çok düzenleme yapılan ve belki de en çok beklenti oluşturulan alanlardan biri sözleşmeli personel istihdamı oldu. Kanunlar değişti, kadro düzenlemeleri yapıldı, yeni haklar tanındı, yeni yükümlülükler getirildi. Ancak tüm bu değişim söylemlerine karşılık sözleşmeli personelin temel sorunlarının önemli bir bölümü bugün hala çözüm bekliyor.

Kamunun Gözdesi, Hakların Üvey Evladı: Sözleşmeli Personel
Memurlar.net
16

Daha dikkat çekici olan ise sorunların yeni olmaması. Bu sorunlar yıllardır kamuoyu tarafından biliniyor, uzmanlar tarafından yazılıyor, personel platformlarında tartışılıyor ve çeşitli haberlerle defalarca gündeme taşınıyor. Buna rağmen somut ve bütüncül bir düzenleme ortaya konulamıyor.

Yakın zamanda yayımlanan "Aynı İşe Farklı Hak: Kamu Personelinde Sessiz Eşitsizlik" başlıklı değerlendirme, kamu personel sisteminin en temel çelişkilerinden birine dikkat çekmişti. Aynı kurumda, aynı birimde, hatta zaman zaman aynı masada çalışan personelin sırf istihdam statüsü farklı olduğu için farklı haklara sahip olması çalışma barışını zedeleyen bir unsur olarak ortaya konulmuştu.

İzin haklarından yer değişikliği imkanlarına, kariyer süreçlerinden özlük haklarına kadar birçok konuda farklı uygulamaların devam ettiği vurgulanmıştı. Aradan geçen süre boyunca bu eşitsizliklerin giderilmesine yönelik kapsamlı bir adım atılmış değil. Sorun tespit edilmiş, kamuoyunun dikkatine sunulmuş ancak çözüm üretilememiştir.

Benzer şekilde, "Kanun Güncellendi, Uyum Bekleniyor: Sözleşmeli Personel Esasları Halen Düzenlenmedi" başlıklı değerlendirmede 7433 sayılı Kanun ile gerçekleştirilen önemli değişikliklere rağmen uygulamanın temel dayanaklarından biri olan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların yeni sisteme uyarlanmadığı ortaya konulmuştu.

Kanun değişmiş, personel rejimi değişmiş, disiplin hükümleri getirilmiş, kadro süreçleri yeniden tanımlanmış ancak uygulamanın esaslarını belirleyen düzenlemelerin eski sistemin izlerini taşımaya devam ettiği ifade edilmişti. Bu durumun kurumlar arasında farklı yorumlara ve uygulama farklılıklarına yol açabileceği belirtilmişti.

Peki, sonuç ne oldu?

Kanuni değişikliklerin üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala bütüncül bir güncelleme yapılmadı. Hala birçok konuda uygulayıcıların yorumuna bırakılan gri alanlar bulunuyor. Hala personel birimleri aynı konuda farklı sonuçlara ulaşabiliyor.

Daha çarpıcı bir örnek ise devamsızlık ve sözleşme feshi konusunda yaşanıyor.

"Sözleşmeli Personelin Devamsızlığı Halinde Fesih mi, Disiplin Hükümleri mi?" başlıklı değerlendirmede önemli bir hukuki çelişkiye dikkat çekilmişti. 7433 sayılı Kanun sonrasında sözleşmeli personel disiplin hükümlerine tabi hale getirilmiş fakat sözleşme feshiyle ilgili eski düzenlemelerin yürürlükte kalması nedeniyle uygulamada ciddi tereddütler oluştuğu belirtilmişti.

Bugün hala şu sorunun net bir cevabı bulunmuyor:

Mazeretsiz devamsızlık yapan sözleşmeli personel hakkında doğrudan fesih işlemi mi uygulanacaktır, yoksa disiplin soruşturması ve disiplin hükümleri mi işletilecektir?

Bu sorunun gündeme taşınmasının üzerinden geçen süre içinde de herhangi bir açıklayıcı ve kapsamlı düzenleme yapılmış değildir.

Ortaya çıkan tablo düşündürücüdür.

Sözleşmeli personel söz konusu olduğunda yükümlülükler hızla güncellenebilmekte, disiplin hükümleri genişletilebilmekte, yeni sorumluluklar getirilebilmektedir. Ancak haklar, statü farklılıkları, uygulama birliği ve hukuki belirlilik söz konusu olduğunda aynı hız ve kararlılık görülememektedir.

Bu nedenle sözleşmeli personel bugün kamu hizmetlerinin yürütülmesinde vazgeçilmez bir unsur olmasına rağmen kendisini çoğu zaman sistemin merkezinde değil, kıyısında hissetmektedir.

Bir taraftan kamu hizmetlerinin devamlılığını sağlayan temel insan kaynağı olarak görülmekte, diğer taraftan yıllardır dile getirilen sorunlarının çözümü sürekli ertelenmektedir.

Belki de bu yüzden sözleşmeli personel için en uygun tanımlama hala değişmemiştir:

Kamunun en çok ihtiyaç duyduğu, en çok görev verdiği, fakat sorunlarını çözmekte en çok geciktiği personel grubu...

Yani kamunun gözdesi, hakların üvey evladı!

Kaynağa Git

İlgili Haberler