İran-ABD gerilimi tırmanmaya devam ederken İran'ın Tasnim Haber Ajansında dikkat çekici bir haber yer aldı. İran Tasnim Haber Ajansı'nın haberine göre Hürmüz Boğazı'nda yaşanan krizler, küresel ticarette "Koridor Savaşları"nı başlattı. Tasnim Haber Ajansı tarafından yayımlanan analiz şu şekilde...
4 YENİ ROTA SEÇENEĞİ
Tasnim Haber Ajansı'nın ekonomi muhabirinin bildirdiğine göre, Hürmüz Boğazı'ndaki periyodik kesintilerin devam etmesi, küresel ticaretin stratejik darboğazlarının önemini bir kez daha vurguladı ve aynı zamanda ülkelerin alternatif ulaşım ve enerji transfer rotalarına yönelik yatırım süreçlerini hızlandırdı.
Bölgedeki jeopolitik gelişmeler hakkında yayımlanan bir analize göre, Hürmüz Boğazı'nda tekrarlanan gerilimlerin neden olduğu belirsizlikler, hükümetlerin ve yatırımcıların, deniz yollarını korumanın yanı sıra, jeopolitik riskleri azaltmak için bir çözüm olarak kara ve karma koridorların geliştirilmesini de gündemlerine almalarına neden oldu.
1- Orta Koridor (Trans-Caspian Corridor):
Asya'nın merkezini ve Çin'in batı kısımlarını Kazakistan'ın Aktau ve Kuryk limanları ile Türkmenistan'ın Türkmenbaşı limanı üzerinden Azerbaycan'a bağlayan ve oradan Gürcistan veya Zengezur koridoru üzerinden Türkiye ve Avrupa pazarlarına uzanan güzergahtır. Analize göre, Zengezur koridorunun artan önemi, ülkelerin alternatif rotalar oluşturma ve geleneksel rotalara olan bağımlılığı azaltma çabaları çerçevesinde de değerlendirilebilir.
2-Doğu-Batı Suudi Boru Hattı (Petroline):
Suudi Arabistan'ın doğu petrol sahalarından Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu limanına petrol taşıyarak Suudi petrol ihracatının Hürmüz Boğazı'na olan bağımlılığını azaltan ikinci rotadır. Ancak analiz, Suudi petrol ihracatının önemli bir kısmının hala Doğu Asya pazarlarına yapıldığını ve bu sevkiyatların kaçınılmaz olarak Babülmendep Boğazı'ndan geçmesi gerektiğini, bunun da stratejik bir darboğazın bir başkasıyla değiştirilmesi anlamına geldiğini vurguluyor.
3- Irak Kalkınma Yolu (Development Road):
Halen geliştirilme aşamasında olan üçüncü projedir. Bu projenin, Irak'ın Basra Körfezi'ndeki ihracat rotalarına olan bağımlılığını azaltırken, ülkenin Türkiye üzerinden Akdeniz ile bağlantısını güçlendirmesi bekleniyor. Ayrıca uzun vadede, Kuveyt, Katar ve hatta BAE gibi Körfez İşbirliği Konseyi üye ülkelerinin boru hatlarının bu ağa bağlanması ihtimali de gündeme getirilmiştir, bu durum bölgenin enerji ihracatının daha büyük bir kısmının alternatif yollardan geçmesini sağlayabilir.
4- Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru (CPEC):
Gwadar limanını merkeze alarak Çin'in batısını Umman Denizi'ne bağlayan dördüncü rotadır. Ancak analiz, bu koridorun kapasitesinden tam olarak yararlanabilmek için, başta Suudi Arabistan ve BAE olmak üzere Basra Körfezi'ne kıyısı olan Arap ülkelerinin Gwadar limanına ve Umman'ın liman ile lojistik altyapısına yatırımlarını artırmaları gerektiğini savunuyor.
Raporun devamında, Hindistan-Ortadoğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) projesine de değinilerek, bu koridorun mevcut stratejisini sürdürmesi halinde artan bölgesel koridor rekabetinde zorluklarla karşılaşabileceği belirtiliyor. Analize göre, bu projenin deniz merkezinin BAE'deki Jebel Ali limanından Salalah, Duqm ve Sohar dahil olmak üzere Umman limanlarına taşınması, Hürmüz Boğazı'na bağımlılığın getirdiği kırılganlığın bir kısmını azaltabilir.