TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında mutlak butlan kararı verilmesi ardından partide yaşanan gelişmeleri Nefes yazarı Aytunç Erkin'e değerlendirdi.
TBMM'DE GRUP TOPLANTISI POLEMİĞİ
Mecliste yaşanan grup toplantıları tartışmalarına ve bu konuda isminin zikredilmesine değinen Kurtulmuş, bir grubun kendisinin olayın tam göbeğinde yer alıp karar vermesi gerektiğini, diğer tarafın ise Meclis Başkanı'nın ilgilenmeyeceğini ve bunun partinin iç meselesi olduğunu belirttiğini ifade etti.
İlk andan itibaren ısrarla, "Bu mesele, Meclis Başkanlığını ilgilendiren bir mesele değildir. Bu, bir siyasi partinin iç meselesidir, taraf olmayız, olamayız, taraf olmamıza imkan verecek bize verilmiş olan bir sorumluluk yok" dediklerini vurgulayan Kurtulmuş, benzer bir durumun daha evvel 1993'te Murat Yalçın, Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) Genel Başkanı iken de yaşandığını hatırlattı.
O dönem milletvekili olmadığı için Aydın Güven Gürkan'ın, genel başkanına rağmen meclis grubunu topladığını ve orada grup başkanı seçildiğini belirten Kurtulmuş, o zaman TBMM Başkanı olan Hüsamettin Cindoruk'un da çok benzer bir tavır gösterdiğini, hatta kendisinin girdiği kadar da konuya dahil olmayıp, "Bu mesele bir partinin iç meselesidir, çözü" şeklinde tavır gösterdiğini ifade etti.
"BU MESELEYİ CHP İÇİNDE ÇÖZÜN"
Kemal Kılıçdaroğlu'nun mahkeme kararını ekleyerek gönderdiği yazıyla, kendisinin resmen CHP Genel Başkanı olduğunu aynı gün içerisinde TBMM kayıtlarına aldıklarını açıklayan Meclis Başkanı, yine aynı şekilde CHP Meclis Grubunun iç yönetmeliği çerçevesinde yapmış olduğu seçimde Özgür Özel'in Grup Başkanı olduğunu tescil ettiklerini ve o gün de grup başkanlığı odasındaki genel başkan yazısını kaldırdıklarını belirtti.
Yapabileceklerinin bu olduğunu ifade eden Kurtulmuş, sonrasında Cumhuriyet Halk Partisi'ne "Bu meseleyi CHP'nin kurumsal kimliği içerisinde çözün" mesajını tüm kamuoyunun şahitliğinde ilettiklerini aktardı. Ancak tarafların bu meselenin üzerinden karşılıklı alan kazanmak ve grup toplantılarını parti içi çekişmenin bir aracı haline getirmek istediğini belirten Kurtulmuş, "Bırakın da Meclis Başkanlığı konumu gereği, tanımı gereği tarafsız bir noktada dursun, yeri geldiği zaman sorunları çözebilecek kabiliyetini, becerisini ortaya koysun" diyerek serzenişte bulundu.
"MECLİS MİTİNG ALANINA DÖNÜŞEMEZ"
Her iki grubun da TBMM'yi miting alanına çevirmek gibi bir eğilimi olduğu, taraftarlarını meclis bahçesinde toplama çalışması ve Kemal Kılıçdaroğlu grup salonunda toplantı yaparsa, Özgür Özel'in de bahçede yapacağı yönündeki tartışmalara değinen Kurtulmuş, ona müsaade edilmeyeceğini vurguladı.
Siyasetin bir usulü, erkanı, adabı olduğunu belirten Kurtulmuş, mecliste herhangi bir grubun toplantı yapabilmesi için grup salonunun tahsis edilmesi gerektiğini, bazı destek hizmetlerinin verilmesi, TBMM TV'den yayınların yapılması gibi çalışmaların Meclis Başkanlığının uhdesinde olan konular olduğunu hatırlattı. Buralarda atılacak adımlarda en ufak bir tereddüt göstermeyeceklerini söyleyen Kurtulmuş, ancak hiç kimsenin hangi gerekçeyle olursa olsun Meclis'i bir miting alanına dönüştürme hakkı olmadığını ifade etti.
"YARGITAY BİR AN EVVEL NETLEŞTİRMELİ"
Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın değerlendirmelerde bulunduğu anayasal tartışmalar ve MHP lideri Devlet Bahçeli'nin "Yargıtay bir an önce karar versin" şeklindeki açıklamaları üzerinden beklentisini dile getiren Kurtulmuş, bu konunun mahkeme kararıyla ilgili olduğunu belirtti.
Mahkeme kararını beğenip beğenmemenin, eleştirmenin, "Bu mahkeme kararının Türk siyasetine olumsuz etkileri vardır" diyerek bunları tartışmanın ayrı bir konu olduğunun altını çizen Kurtulmuş, kendi sorumluluğunun bu süreçlerin parlamento hukuku bakımından yönetilmesi olduğunu ve burada en doğru tutumu sergilediklerine inandığını söyledi.
"Burada temenni mahiyetinde bazı şeyler söyleyeceklerse, Yargıtay'ın bir an evvel bu mahkeme kararıyla ile ilgili meseleyi netleştirmesinde çok büyük fayda olduğunu, böylece bir tartışmanın ortadan kalkacağını" dile getirdi.
Bu süreçleri maalesef üzüntüyle karşıladığını belirten Kurtulmuş, hiç şüphesiz Türkiye demokrasisinde CHP'nin çok belirleyici bir rolü olduğunu söyledi. Cumhuriyet Halk Partisi'nin ümit ederim en kısa süre içerisinde bu iç ihtilafını çözümleyip varsa ondan sonra ne adım atacaklarsa, kurultay mı kurultay, revizyon mu revizyon, ne yapacaklarsa onu kendi parti hukukları çerçevesinde gerçekleştirmesi gerektiğini ifade eden Meclis Başkanı, böyle bir konunun Türkiye'nin gündemini çok uzun süre işgal etmemesini temenni etti:
"Bu süreçleri maalesef ben üzüntüyle karşılıyorum. Hiç şüphesiz Türkiye demokrasisinde CHP'nin çok belirleyici bir rolü var. Cumhuriyet Halk Partisi'nin ümit ederim en kısa süre içerisinde bu iç ihtilafını çözümleyip varsa ondan sonra ne adım atacaklarsa, kurultay mı kurultay, revizyon mu revizyon, ne yapacaklarsa onu kendi parti hukukları çerçevesinde gerçekleştirmesi lazım. Böyle bir konunun Türkiye'nin gündemini çok uzun süre işgal etmemesini temenni ediyorum.
"CHP BİNASINDAKİ O GÖRÜNTÜLER ZARAR VERDİ"
Herkes bu konuda görüşlerini söyler ama CHP binasına polisin girip o görüntülerin ortaya çıkması sadece Cumhuriyet Halk Partisi'ne zarar vermedi, bütün Türkiye'ye zarar verdi. Siyaset, 'Ben bu karara uymuyorum, bu mahkeme kararını kabul etmiyorum, benimsemiyorum' deme hakkı veriyor siyasetçiye ama mahkeme kararlarının sonuçlarına fiziken direnme hakkını vermiyor.
Ben de benzer bir durum yaşadım. Genel başkan olduğum partiye bir çağrı heyeti atandı, sadece kendi görüşlerimi ifade ederek oradan ayrıldım. Siyaset biraz daha uzun dönemli bir iş. Partinin kurumsal kimliğini arkadaşların koruması lazım. Kaç kişi ne tarafta kaldı, bunun hiçbir önemi yok. Eğer Millet Cumhuriyet Halk Partisi içerisindeki bu kavgaları görürse ve 'Bunlar da kavgadan başka bir şey yapamıyorlar' noktasına gelirlerse bunun her tarafa büyük zarar vereceğini düşünüyorum. Dolayısıyla aralarındaki yorum farklılıklarına asla müdahale etmem."
FEZLEKELER MESELESİ
CHP'de Özgür Özel ve grup başkan vekilleri hakkındaki fezlekeler ile temmuzda TBMM tatile girerse sürecin nasıl ilerleyeceği hususuna değinen Kurtulmuş, "Mecliste şu anda bile çok sayıda fezleke var. Bunların hiçbirisi doğal olarak gündeme getirilmiyor. Yani fezleke meselesi bambaşka bir siyasi oyunun kapısını açar. Dolayısıyla bakalım. Süreç henüz oralara gelmedi" dedi.
"YARGI HERKESE LAZIM OLAN BİR KURUM"
CHP Sözcüsü Müslüm Sarı'nın, meseleyi AKP yargısına bırakmayacakları ve belediye başkanlarının durumunu inceleyecekleri yönündeki sözleri ile Kılıçdaroğlu ekibinden gelen yargı değerlendirmelerini yorumlayan Kurtulmuş, kendi siyasi hayatlarında da beğenmedikleri onlarca yargı kararı olduğunu ifade etti:
"Bizim de siyasi hayatımızda beğenmediğimiz onlarca yargı kararı oldu. Beğenmediğimizi ifade ettik ama Türkiye'de hiçbir zaman yargıya şu partinin yargısı demedik. Bunlar yanlış şeyler. Yargı herkese lazım olan bir kurum. Yanlış kararı olur mu? Olur. Eleştirilecek kararı olur mu? Olur. Eleştiririz ama yasama, yürütme ve yargı birbirinden bağımsız ve yargı da en az yürütme ve yasama kadar Türkiye'nin göz bebeği olan önemli bir erkidir. Kurumları yıpratmamak lazım. Siyaset yapmak, siyasi eleştiri yapmak başka bir şey, kurumları yıpratmak başka bir şeydir. Ben burada da arkadaşların, herkesin dikkatli olması gerektiğini tavsiye ediyorum"
"KENDİ GÖRÜŞLERİMİ BİR TARAFA KOYARAK HALLETMENİN DERDİNDEYİM"
AKP içinde bir kanadın mutlak butlanı desteklediği bir diğer kanadın da bu işe karşı olduğu şu günlerde kendisinin nasıl bir pozisyonda olduğu sorusuna açıklık getiren Kurtulmuş, Meclis Başkanı olarak önünde zor bir mesele olduğunu ifade etti:
"Meclis Başkanı olarak önümde hakikaten zor bir mesele var. Bu meseleyi usulü içerisinde, parlamento hukuku içerisinde, bunun altını çizerek bir kere daha söylüyorum, kendi görüşlerimi bir tarafa bırakarak halletmenin derdindeyim. Bunun için mücadele ediyorum"
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN NE DEDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisinin hassasiyetlerinin dikkate alınması gerektiği konusunda bir tavsiyede bulunduğuna dair gelen kulis bilgileri üzerine de konuşan Kurtulmuş, "Bu bir partinin iç meselesidir bizi ilgilendirmez görüşümüz' kamuoyuna açıklamalarına da bakınca öyle görünüyor ki Cumhurbaşkanımız da aynı noktada duruyor" dedi.