Türkiye olarak öyle bir değişim ve gelişim gösterdik ki 2026 Dünya Kupası’ndaki durumumuzun özeti; küresel aktör Türkiye... Eskiden lejyonerimiz azdı. Şimdi yurt dışında oynayan 11 futbolcuya sahibiz. Üstelik, İspanya, İngiltere, İtalya, Almanya gibi üst düzey liglerde boy gösteriyorlar.
Nereden nereye! İşte 7 gün sonra başlayacak Dünya Kupası öncesi Türkiye’nin durumunu özetleyen cümle… Neredeydik, nereye geldik? Açalım. 1954’te ilk defa katıldığımız ve 2002’de ikinci kez görüp üçüncü olduğumuz Dünya Kupası’na 24 yıl aradan sonra üçüncü katılışımız. Ve bu katılım öyle tesadüfen olan bir katılım da değil. Üzerine koya koya gelinen bir durumun özeti. 2002’deki kadromuzda bir elin parmağını geçmeyecek sayıda lejyonerimiz varken şu anda 26 kişilik kadromuzdaki bu sayı 11’e çıkmış durumda. Aday kadroda kendine yer bulamayan lejyonerlerimiz de cabası.
GLOBAL FUTBOL
Ve mevcut kadromuzdaki 11 oyuncunun dağılımına baktığımızda Avrupa’nın üst düzey ligleri. İspanya’da Arda Güler, İtalya’da Hakan Çalhanoğlu, Kenan Yıldız ve Zeki Çelik, İngiltere’de Ferdi Kadıoğlu, Altay Bayındır, Almanya’da Can Uzun, Salih Özcan, Portekiz’de Deniz Gül… Yerel bazda “Yerli ve millî” anlayışına sahip olsak da futbol anlamında uluslararası ölçeği yakalamış durumdayız. Bu sadece dışarıya gönderdiğimiz oyuncular değil büyük kulüplerimizin transfer ettiği oyunculara ve Dünya Kupası’ndaki temsiline bakıldığında da görülebiliyor.
SÜPER LİG’DEN 45 OYUNCU
Dünya Kupası’nda mücadele verecek 48 takımın 1.248 oyuncusu var ve bunların 45’i Süper Lig’den. Bu bile Türkiye’nin yeri ve önemi açısından değerli bir rakam. Kulüpler bazındaki Dünya Kupası’ndaki temsil de dikkati çekiyor. F.Bahçe’nin Dünya Kupası’nda 13, G.Saray’ın 10 oyuncusunun olması bile çıtanın yüksekliğini gösteriyor. Ki dünya geneline bakıldığında en fazla futbolcu gönderen kulüpler sıralamasında M. City 19 ile başı çekerken onu 18 oyuncu ile Bayern Münih ve 16 futbolcu ile Arsenal takip ediyor.
Futbol otoriteleri, yapay zekâ ve oylamalara göre Türkiye’nin 2026 Dünya Kupası’nda şampiyonluğu yüzde 1 bile gösterilmiyor. Bu bir gerçek. Ancak ABD, Paraguay ve Avustralyalı grupta ilk ikiye girme oranı yüzde 80’lerin üzerinde. Gerek Dünya Kupası olsun gerekse Avrupa Şampiyonaları olsun her gittiği turnuvada sürprizlere imza atan Türkiye’nin durumu gerçekten ‘öngörülemez’ olarak değerlendiriliyor.
Sebebine gelirsek… Eskiden turnuvalara sadece ‘duygusal motivasyonla’ giden bir takımdık; bugün ise taktik disiplini İtalya’dan, fiziksel gücü İngiltere’den, elit soğukkanlılığı İspanya’dan öğrenmiş ‘Global Karma’ gibiyiz. Montella’nın elindeki en büyük koz, bu farklı futbol kültürlerinin harmanından doğacak öngörülemezlik. Tabii ki hayallerimiz var ama ayaklar yere basarak adım adım gitmeyi öğrenen bir bilince de ulaştık.
1-Fransa
2-İspanya
3-İngiltere
4-Portekiz
5-Almanya
6-Brezilya
7-Arjantin
8-Hollanda
9-Norveç
10-Türkiye