9 Mart’tan bu yana Silivri’de görülen İBB Davası'ndaki sanık müdafileri, bir izleyicinin 24 Haziran'daki duruşmada salona alınmaması nedeniyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvuruda bulundu. Avukatlar, duruşmaların aleniyeti ilkesinin ihlal edildiğini savunarak uygulamanın sona erdirilmesini talep etti.
Mahkemeye sunulan dilekçede, 24 Haziran tarihli celsede duruşmayı izlemek isteyen Meltem Gökhanoğlu'nun jandarma görevlilerince salona alınmadığı belirtildi. Dilekçede, Gökhanoğlu'na herhangi bir mahkeme kararı ya da yazılı belge gösterilmediği, yalnızca "Mahkeme Başkanlığı'nın talimatı bulunduğu" gerekçesiyle salona girişine izin verilmediğinin bildirildiği ifade edildi.
Bu durumun, üç avukatın tanıklığında düzenlenen olay tutanağıyla kayıt altına alındığı aktarıldı.
"YALNIZCA SÖZLÜ TALİMATA DAYANDIRILIYOR"
Avukatlar dilekçelerinde, duruşmaların aleni olmasının esas, kapalılığın ise istisna olduğunu hatırlattı. Dosyada usulüne uygun verilmiş, gerekçelendirilmiş ve tutanağa geçirilmiş herhangi bir kapalılık ya da izleyici kısıtlaması kararı bulunmadığını belirten avukatlar, izleyicinin salona alınmamasının yalnızca sözlü bir talimata dayandırıldığını, bunun da aleniyet ilkesini fiilen askıya aldığını savundu.
Dilekçede ayrıca yargılamanın kamuya fiilen erişilebilir olmasının adil yargılanma hakkının bir parçası olduğu vurgulandı. Aleniyet ilkesinin ihlalinin yerleşik Yargıtay içtihatlarında da "hukuka kesin aykırılık" olarak değerlendirildiği ifade edildi.
Sanık müdafileri, mahkemeden salona izleyici girişinin engellenmesine ilişkin usulüne uygun verilmiş bir kapalılık kararı bulunup bulunmadığının açıklanmasını, böyle bir karar yoksa uygulamaya son verilerek izleyicilerin duruşma salonuna kabul edilmesini ve yaptıkları başvurunun duruşma tutanağına aynen geçirilmesini talep etti.