Ana içeriğe geç

Süleymancılarda domuz eti krizi... Kırk yıllık mürit açıkladı

Süleymancıların içinde 40 yıl kalan Zekayi Işın önceki gün yaptığı bir sosyal medya paylaşımı yüzünden davalık oldu. Konu: Domuz eti Odatv, Zekayi Işın'dan ayrıntıları öğrendi.

Süleymancılarda domuz eti krizi... Kırk yıllık mürit açıkladı
Odatv
16

Süleymancıların içinde 40 yıl kalan Zekayi Işın önceki gün yaptığı bir sosyal medya paylaşımı yüzünden davalık oldu. Konu: Domuz eti
Zekai Işın daha önce de “Süleymancı şirketler gıda ürünlerinde domuz eti kullanıyor” dediği için yargılanmıştı. Odatv, Süleymancılarla yeniden davalık olan Işın’a ulaştı.

Işın, Şükrü Taşkıran isimli iş insanının 1984 yılında Münih yakınlarında sosis, salam üretimine girdiğini, Taşkıran’ın kendisine bu ürünlerin satışı için komisyon verdiğini ancak domuz eti kullanımını fark ettiği ve bunu kamuoyuna açıkladığı için cemaatten uzaklaştırıldığını belirtiyor.

Işın’ın diğer iddiaları da şöyle; Süleymancılar Almanya’da kurban eti satışlarıyla ilgili belge vermiyor. Bu işi kaçak yapıyor. Cemaatin bazı üyelerini de Ak Parti’ye destek verdiği için uzaklaştırıyor.
Süleymancılara bağlı faaliyet yürüten İslam Kültür Merkezleri Birliği (İKMB)'nin avukatları, bu açıklamaların ardından Işın’a Almanya’da dava açtı. 24 Aralık 2023’de karar çıktı. Işın’a 3 bin Euro’luk tazminat cezası verildi. Bir üst mahkeme olan Münih Yüksek Bölge Mahkemesi bu cezayı bozdu. Yargılama devam ediyor.

Önceki gün Işın’a aynı konudaki açıklamaları sebebiyle ikinci kez dava açıldı. Işın, sosyal medya hesabından, Almanya’da faaliyet yürüten bir gıda firmasına ait reklamın altına “domuz eti var sakın yemeyin” yorumu yaptı.

Işın’a göre “şirketin güdümünde olan kasaplardan biri” bu paylaşımdan zarar gördükleri gerekçesiyle 29 Mayıs 2026'da dava açtı. Doğrudan şirketin değil bir esnafın bu konuda devreye girmesi dikkat çekti.

Süleymancılar gıda konusunda ilk kez tartışma konusu olmadı. Geçen Mart ayında bir vatandaşın Mersin’de belediye aşevinde yediği yemekten çıkan çipin şampiyon bir yarış atından çıktığı, at etini yemeğe koyan firmanın da Süleymancılara ait olduğu ortaya çıkmıştı.

Aydınlık gazetesinden Kaan Arslan'ın haberine göre ilgili firma Mersin'de Süleymancı olarak tanınıyor. Firmanın sahibi Halim Eren, aynı zamanda Mersin Talebe Yurdu Yaptırma Derneği’nin de başkanlığını yürütüyor. Toroslar ilçesi Akbelen mahallesindeki Özel Akbelen Ortaöğretim Erkek Öğrenci Yurdu da bu derneğe bağlı faaliyet yürütüyor. Yerel kaynaklar, yurdun uzun süredir cemaate bağlı çalıştığını belirtiyor.
Zekai Işın'ın "gıdada domuz eti" dışında da iddiaları var: Işın, FETÖ’nün ağır operasyonlar sonucu gizlenebilmek için Süleymancıların içine girdiğini de belirtiyor. “Kim Bu Süleymancılar?” ve “Süleymancılık” kitaplarını yazan Işın, Süleymancıların yurtlarında 2005’ten bu yana Fetullahçıların da kaldığını ve bu sayının 2 bini aştığını söylüyor
Süleymancılar 1970’li yıllardan itibaren Almanya’da yoğun bir faaliyet içerisinde. “Islamische Organisationen in Deutschland” başlıklı Alman Meclisi raporunda örgütün 1973’te Köln’de kurduğu çatı örgütle sıçrama yaptığı ve günümüzde 300 cami ve eğitim derneğini yönettiği belirtiliyor.

Almanya’da Milli Görüş’ten sonra en büyük İslami çatı örgütü olarak bilinen İslam Kültür Merkezleri Birliği (İKMB)’yle ilgili bir rapor da basına yansımıştı.

VOA Türkçe’nin haberine göre Köln Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2008 tarihli raporda Kur’an kurslarına giden çocukların dövüldüğü, üyelerin İslam Kültür Merkezleri’ne ait mal varlığı ve iş yerleri konusunda şeffaf olmamaya yönlendirildiği, bu yönde telkinler verildiği belirtiliyor. 3 bin sayfalık dosyada, örgütün kendisini ‘siyasi amaçları olmayan dini bir cemaat’ olarak lanse ettiği, ancak elde edilen Türkçe ‘Strateji Belgesi’nde bunun tam tersine çalışmalar yapıldığının saptandığı da öne sürülüyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2016 yılında hazırladığı tarikat ve cemaatler hakkındaki raporda Süleymancıların Diyanet’in adını kullanarak yardım topladığı, cenazelerde para karşılığı Kur’an okuma ve ıskat (kişinin sağlığında eda edemediği oruç, adak, kefâret gibi dinî mükellefiyetlerinin, ölümünden sonra fidye ödenerek düşürülmesi, böylece o kişinin bu tür borçlarından kurtulması) uygulamalarında aktif oldukları yazıyor. Raporda Süleymancıların “yabancı istihbarat örgütleriyle bağlantı” iddialarının ciddiye alınması ve “yeni bir FETÖ” ile karşılaşmamak için inceleme yapılması gerektiği de vurgulanıyor.
Mustafa İlker Yücel
Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler