İnsanoğlu, milyonlarca yıllık evrimsel sürecini bütünüyle Dünya yerçekimine uyum sağlayarak tamamladı. Uzay çağının başlangıcından bu yana yapılan tıp ve uzay araştırmaları, astronotların kas ve kemik yapılarının uzay ortamında nasıl zayıfladığını açıkça ortaya koymuştu. Ancak bilim dünyası, yerçekimsiz ortamın insan organizmasının en karmaşık organı olan beyin üzerindeki etkilerini yeni yeni keşfediyor. Yapılan son bilimsel çalışmalar, uzay yolculuklarının beynin yapısını ve işleyişini doğrudan değiştirdiğini gösteriyor.
BEYNİN YERÇEKİMSİZ ORTAMA SIRA DIŞI UYUMU
BBC'nin haberine göre Londra Üniversitesi Birkbeck bünyesinde yürütülen ve çok sayıda ileri düzey beyin görüntüleme çalışmasını bir araya getiren yeni bir araştırma, yerçekimi ortadan kalktığında beyinde kalıcı değişimler yaşandığını ortaya çıkardı. Bilim insanları, mikroçekim ortamında beynin hareket, denge ve vücut farkındalığını yöneten bölgelerinde fiziksel farklılaşmalar tespit etti.
Nöroplastisite olarak adlandırılan bu biyolojik süreçte beyin, yerçekimsiz ortama ayak uydurabilmek için kendisini adeta yeniden kabloluyor. Bu durum astronotların uzay istasyonundaki yeni çevrelerine uyum sağlamasını kolaylaştırsa da, Dünya'ya veya yerçekimi olan başka bir gezegene dönüş anında büyük bir tehlikeye dönüşebiliyor.
MARS GÖREVLERİNDE KOORDİNASYON RİSKİ
Astronotlar bugüne kadar Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) geçirdikleri sürenin ardından Dünya'ya döndüklerinde kapsamlı bir rehabilitasyon süreciyle karşılanıyor ve uzmanlar eşliğinde normal yerçekimine yeniden alışıyordu. Ancak gelecekte gerçekleştirilmesi planlanan Ay ve Mars görevlerinde insanlığı oldukça farklı ve zorlu bir senaryo bekliyor.
Yaklaşık sekiz ay sürecek uzun bir uzay yolculuğunun ardından Kızıl Gezegen'e ayak basacak olan astronotlar, Dünya ile anlık iletişim imkanı olmadan, tamamen kendi kararlarıyla iniş yapmak ve üs kurmak zorunda kalacak. Mikroçekim ortamına tamamen adapte olmuş ve yapısal olarak değişmiş bir beyin, Mars'ın yerçekimiyle karşılaştığında ciddi bir yön duygusu kaybı ve motor koordinasyon bozukluğu yaşayabilir. Uzmanlar, dünyanın en gelişmiş roketlerine sahip olunsa bile, duyusal motor değişimleri nedeniyle kritik anlarda doğru kararlar alamayan bir mürettebatın tüm uzay görevini tehlikeye atabileceği konusunda uyarıyor.
MÜHENDİSLİK VE TIP ÇÖZÜM ARAYIŞINDA
Bilim kurgu filmlerinde sıkça görülen ve merkezkaç kuvvetiyle yapay yerçekimi oluşturan devasa dönen uzay araçları, teorik olarak insan kas, kemik ve beyin yapısını korumak için en ideal çözüm olarak kabul ediliyor. Ancak bu tür devasa sistemlerin uzayda inşası mevcut teknolojide aşırı yüksek maliyetler ve büyük mühendislik zorlukları barındırıyor.
Bu nedenle araştırmacılar, astronotların beyinlerindeki yerçekimini algılayan merkezleri hafif elektrik akımlarıyla uyararak (nöromodülasyon) bu adaptasyon sürecini kolaylaştıracak alternatif ve taşınabilir tıbbi yöntemler üzerinde çalışıyor. Bilim insanları, karşılaşılan tüm bu hayati zorluklara rağmen uzay görevlerinin, insan beyninin sınırlarını ve esnekliğini Dünya ortamında asla mümkün olamayacak bir netlikle anlamak adına eşsiz bir fırsat sunduğunu belirtiyor.