Ankara'da düzenlenen ‘İnşaat Zirvesi Türkiye' programında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz; Zengezur Koridoru, Kalkınma Yolu ve Hicaz Demiryolu gibi projelerin sadece ulaşım değil, enerji ve dijital ticaret rotaları olduğunu vurguladı. Yılmaz, küresel gerilimlerin maliyetlerine rağmen Türkiye'nin bağlantısallık gücü ve inşaat sektörünün performansı ile orta vadede büyük ekonomik kazançlar sağlayacağı bir döneme girildiğini ifade etti.
‘SADECE ULAŞIM PROJESİ DEĞİL’
Türkiye'nin Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının kesişim noktasındaki stratejik konumuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bağlantısallığı yüksek bir ülke olarak önlerinde önemli perspektifler olduğunu belirtti:
"Bu üç kıtanın ortasında bağlantısallığı yüksek bir ülke olarak Zengezur Koridoru'ndan Kalkınma Yolu'na ve Hicaz Demiryolu'na varıncaya kadar birçok imkanımız, perspektifimiz var. Bunları sadece yol ve demir yolu projeleri olarak düşünmeyin. Bu güzergahlar aynı zamanda yeni enerji güzergahları, yeni dijital güzergahlar, yeni ticaret rotaları olarak düşünülmek durumunda. Dolayısıyla bu bağlantısallık çerçevesinde çok farklı bir perspektifimiz olduğunu söyleyebilirim. Savaşlar bölgedeki ülkelere de, Türkiye'ye de ekonomik olarak maliyetler getirdi. İnşallah orta vadede çok daha önemli kazançlar sağlayacağımız bir döneme giriyoruz. Bunu da hep birlikte değerlendirmek durumundayız. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda güçlü mühendislik birikimimizi, üretim kapasitemizi, müteahhitlik tecrübemizi ve teknoloji dönüşüm kabiliyetimizi daha ileriye taşıyacağız. Bunu da inşaat sektörümüze ve yapı malzemelerine yansıtacağız."
‘YAKLAŞIK YÜZDE 6'SI İNŞAAT SEKTÖRÜNDEN OLUŞMAKTADIR’
İnşaat sektörünün geniş bir değer zincirini harekete geçirerek üretime, istihdama ve yatırımlara doğrudan katkı sağladığını ifade eden Yılmaz, sektörün makroekonomik büyüklüğünü şu verilerle paylaştı:
"Gayrisafi yurt içi hasılamızın yaklaşık yüzde 6'sı inşaat sektöründen oluşmaktadır. Diğer sektörler üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri düşündüğünüzde bu daha yüksek orana çıkmaktadır. Türkiye ekonomisi 2002-2025 döneminde yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüme kaydetti. Dünya aynı dönemde yıllık ortalama yüzde 3,5 büyüdü. İnşaat sektörünün aynı dönemde yıllık ortalama büyümesi ise yüzde 6,8 oldu. 2025 yılında Türk ekonomisi yüzde 3,6 oranında büyüme kaydetti, inşaat sektörü ise yüzde 10,8 büyüme performansı kaydetti."

‘DÜNYANIN EN BÜYÜK LİSTESİNDE 45 TÜRK FİRMASI VAR’
Sektörün uluslararası alandaki gücüne ve küresel listelerdeki yerine değinen Yılmaz, istihdam ve proje verilerine ilişkin şu bilgileri aktardı:
"Bugün sektörümüzde 2,2 milyondan fazla insanımız da istihdam imkanına sahip durumda. Bu kapasitenin uluslararası alana da yansıdığını görüyoruz. Türk müteahhitlik firmaları bugüne kadar 138 ülkede toplam 563 milyar dolara yakın proje üstlenmiş durumda. Dünyanın en büyük uluslararası müteahhitlik firmaları sıralamasında firma sayısı bakımından Çin'den sonra ikinci konumdayız. Dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde 45 Türk firması yer alıyor."
‘KENTSEL DÖNÜŞÜM BİR ZORUNLULUK’
Konuşmasında dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve afet risklerinin yönetilmesine de yer veren Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, riskli alanların dönüştürülmesinin hayati bir önem taşıdığını belirterek şunları söyledi:
"Afetler olduktan sonra değil olmadan riskleri yönetmemiz çok önemli. Her alanda olduğu gibi kriz yönetmek istemiyorsanız riskleri yönetmeniz lazım. Şehirlerimizdeki riskli alanların kentsel dönüşüm ve diğer altyapı dönüşümü çok kıymetli. Şunu açık ve net bir şekilde söylememiz lazım; bu dönüşüm bir tercih değil, yaşam kurtaran bir zorunluluk. Dolayısıyla bu büyük dönüşümü gerçekleştirmek durumundayız. Artık rekabet daha fazla üretmekten ziyade daha verimli, daha yenilikçi ve daha sürdürülebilir çözümler geliştirme kapasitesiyle şekilleniyor."