Ana içeriğe geç

Yapay zeka devlerinden biyolojik silah alarmı

OpenAI, Anthropic, Google DeepMind ve Microsoft AI yöneticileri, yapay zekânın biyolojik tehditlere kapı aralayabileceği uyarısında bulundu. Şirketler ve bilim insanları, sentetik DNA siparişlerinde daha sıkı denetim uygulanmasını istiyor.

Yapay zeka devlerinden biyolojik silah alarmı
TGRT Haber
16

Yapay zekâ alanının önde gelen isimleri, biyogüvenlik konusunda dikkat çeken bir adım attı. OpenAI, Anthropic, Google DeepMind ve Microsoft AI yöneticilerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda bilim insanı ve uzman, ABD Kongresi’ne ortak bir mektup göndererek sentetik DNA ve RNA satışlarının daha sıkı denetlenmesi çağrısında bulundu.

Mektupta, yapay zekâ teknolojilerindeki hızlı gelişimin biyolojik silah geliştirme süreçlerini geçmişe göre daha erişilebilir hale getirebileceği uyarısı yapıldı. Bu nedenle genetik materyal siparişlerinin ve müşterilerin zorunlu güvenlik taramalarından geçirilmesini sağlayacak yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi istendi. Aralarında Google DeepMind CEO’su Demis Hassabis, OpenAI CEO’su Sam Altman, Anthropic CEO’su Dario Amodei ve Microsoft AI CEO’su Mustafa Suleyman da bulunan imzacılar, yapay zekânın bilgiye erişim engellerini önemli ölçüde azaltabileceğine dikkat çekti.

YAPAY ZEKÂ BİYOLOJİK RİSKLERİ BÜYÜTEBİLİR

Uzmanlara göre bugüne kadar biyolojik silah geliştirmeyi zorlaştıran en önemli faktörlerden biri, yüksek düzeyde uzmanlık gerektiren bilgiye erişimin sınırlı olmasıydı. Ancak gelişmiş yapay zekâ sistemleriyle birlikte bu engellerin zamanla ortadan kalkabileceği değerlendiriliyor. Mektupta da özellikle bu noktaya vurgu yapılarak, kötü niyetli kişilerin geçmişte ulaşmakta zorlandığı teknik bilgilere artık çok daha kolay erişebileceği ifade edildi.

SENTETİK DNA ÜRETİMİ YAYGINLAŞTI

Laboratuvar ortamında DNA sentezlenmesi ilk kez 1950’li yıllarda bilim insanı Arthur Kornberg tarafından gerçekleştirildi. Bugün ise süreç büyük ölçüde otomatik sistemlerle yürütülüyor. Dünyanın farklı bölgelerinde faaliyet gösteren çok sayıda şirket, özel genetik dizileri sentezleyebiliyor ve bunları araştırma, ilaç geliştirme ya da tanı uygulamalarında kullanılmak üzere satışa sunuyor. Her ne kadar birçok firma yalnızca doğrulanmış araştırmacılar ve kurumlarla çalışsa da, tüm sağlayıcıların müşteri doğrulaması yapmadığı veya sipariş edilen genetik materyalleri risk analizinden geçirmediği belirtiliyor. İşte uzmanların kaygılarının önemli bir bölümü de burada ortaya çıkıyor.

2017’DE DİKKAT ÇEKEN DENEY YAPILMIŞTI

Bu risklerin teorik olmaktan çıkabileceğini gösteren örneklerden biri 2017 yılında yaşandı. Kanadalı araştırmacılar, posta yoluyla sipariş ettikleri yaklaşık 100 bin dolar değerindeki DNA parçalarını kullanarak nesli tükenmiş at çiçeği (horsepox) virüsünü yeniden oluşturmayı başardı. Üstelik o tarihten bu yana gen sentezleme maliyetlerinde ciddi düşüş yaşandı. Bu da teknolojinin daha geniş kitleler tarafından erişilebilir hale gelmesine yol açtı.

Araştırmacılar, büyük dil modelleri ve biyoloji odaklı yapay zekâ sistemlerinin tehlikeli toksinlerin veya yeni patojenlerin tasarlanmasında kullanılabileceğini düşünüyor. Elbette tamamen işlevsel bir virüs oluşturmak için hâlâ ileri düzey biyoloji bilgisi ve laboratuvar deneyimi gerekiyor. Ancak uzmanlar, yapay zekânın bu süreçteki teknik engelleri azaltabileceği görüşünde. Biyoterör saldırıları tarihte oldukça nadir görülse de olası bir saldırının yaratacağı sonuçlar son derece ağır olabilir. Kitlesel can kayıpları, toplumsal panik ve büyük ekonomik zararlar bunların başında geliyor. Daha da önemlisi, yapay zekâ desteğiyle geliştirilen bir patojenin yanlışlıkla ya da kasıtlı olarak küresel çapta bir salgına neden olabileceği endişesi dile getiriliyor.

Bugün birçok gen sentezi şirketi, riskli olabilecek genetik dizileri tespit etmek için çeşitli tarama yazılımları kullanıyor. Ancak bu uygulamalar sektör genelinde zorunlu değil. Bu nedenle ABD Senatosu’nda, tüm gen sentezi sağlayıcılarının müşteri doğrulaması yapmasını ve siparişleri güvenlik açısından incelemesini zorunlu hale getirecek bir yasa tasarısı gündemde bulunuyor. Avrupa tarafında da benzer bir hazırlık söz konusu. Avrupa Komisyonu’nun 2025 yılında yayımladığı AB Biyotek Yasası teklifi, sentetik DNA ve RNA’yı biyogüvenlik açısından risk taşıyan ürünler arasında sınıflandırıyor. Komisyon, üye ülkeler arasındaki farklı uygulamaların güvenlik açıkları oluşturduğunu belirterek, müşteri doğrulaması ve şüpheli sipariş bildirimlerini kapsayan ortak bir denetim sistemi öneriyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler