Ana içeriğe geç

6 Şubat depreminde yıkılan hastane için bilirkişi raporu: Sağlık Bakanlığı yüzde 95 kusurlu

Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek binasının 6 Şubat depremlerinde yıkılmasına ilişkin bilirkişi raporunda, deprem riskinin önceden bilinmesine rağmen önlem alınmadığı belirtildi. Raporda Sağlık Bakanlığı yüzde 95, AFAD yüzde 5 kusurlu bulundu.

6 Şubat depreminde yıkılan hastane için bilirkişi raporu: Sağlık Bakanlığı yüzde 95 kusurlu
Evrensel
16

6 Şubat depremlerinde Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek binasının "A" bloğunun yıkılması sonucu 72 kişinin yaşamını yitirdiği olaya ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda, Sağlık Bakanlığının yüzde 95, AFAD'ın ise yüzde 5 oranında kusurlu olduğu tespit edildi. Rapor, Hatay 2. İdare Mahkemesi'nde Sağlık Bakanlığı aleyhine açılan tazminat davasına sunuldu.

İsmail Saymaz'ın aktardığına göre, iki inşaat mühendisi, bir jeoloji mühendisi, bir şehir plancısı ve bir mimar tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, hastane binasının deprem güvenliği açısından yetersiz olduğunun ve olası bir depremde göçme riski taşıdığının depremden önce teknik raporlarla ortaya konulduğu belirtildi. Raporda, yapının güçlendirilmesi ya da güçlendirme maliyeti dikkate alınarak yıkılıp yeniden yapılması gerektiğinin de yıllar önce tespit edildiği ifade edildi.

"Risk bilinmesine rağmen kullanılmaya devam edildi"

Raporda, hastanenin mevcut haliyle kamu hastanesi olarak kullanılmaya devam edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi, gerekli görülmesi halinde güçlendirme, tahliye, kullanımın sınırlandırılması, yenileme veya yıkım süreçlerinin başlatılmasının sağlık idaresinin sorumluluğunda olduğu vurgulandı.

Hastanelerin afet anında hizmet vermesi gereken kritik yapılar olduğuna dikkat çekilen raporda, deprem güvenliği yönünden tespit edilen eksikliklerin diğer yapılara göre daha öncelikli ve ivedi şekilde ele alınması gerektiği kaydedildi.

Bilirkişiler, yapının deprem güvenliği bakımından yetersiz olduğunun ve göçme riski taşıdığının bilinmesine rağmen kullanılmaya devam edilmesinin, öngörülebilir bir risk karşısında gerekli önleyici tedbirlerin alınmadığını gösterdiğini belirtti. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı'nın asli ve belirleyici kusurlu olduğu değerlendirilerek kusur oranı yüzde 95 olarak hesaplandı. AFAD'ın ise afet risklerinin azaltılması ve kurumlar arası koordinasyon görevlerini yeterince yerine getirmediği gerekçesiyle yüzde 5 kusurlu olduğu belirtildi.

2011'de güçlendirme ya da yıkım kararı alınmış

Saymaz'ın aktardığına göre hastane binası hakkında 2011 yılında yıkım ya da güçlendirme kararı alındı. Buna karşın karar uygulanmadı. Başhekimlik, İl Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı arasında 2021-2022 yıllarında güçlendirme için yazışmalar yapıldığı, ancak yaklaşık 997 milyon 690 bin liralık maliyet nedeniyle gerekli ödeneğin ayrılmadığı belirtildi.

Depremden yaklaşık 10 ay önce ise hastaneye güçlendirme giderinin döner sermayeden karşılanmasının önerildiği aktarıldı. Saymaz, ayrıca hastanenin yerinin değiştirilmediği ve bunun nedenine ilişkin iddiaları da köşesine taşıdı.

"72 can rant ve koltuk sevdasına kurban edildi"

Depremde hemşire olan eşini kaybeden Demokratik Sağlık-Sen Anadolu Şubesi Başkanı Abdullah Gül, yaşananların ihmal değil "cinayet" olduğunu söyledi.

Gül, "2016 yılında yeni hastanemiz varken, doğum evi deprem riski nedeniyle kapatılıp yıkılmışken ek binanın kullanılmaya devam edilmesinin tek sebebi rant ve koltuk sevdasıdır. 72 canımıza karşılık bir tek tutuklu yoktur. 6 Şubat'ta sönen ışıklar adalet yerini bulana kadar yanmayacak" dedi.

Yalnızca eski il sağlık müdürü yargılanıyor

Hastane faciasına ilişkin ceza davasında yalnızca dönemin Hatay İl Sağlık Müdürü Mustafa Hambolat, Hatay 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçlamasıyla yargılanıyor. Dosyada başka sanık bulunmuyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler