Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesine bağlı Peyas Mahallesi’nde 2 Şubat 2025 günü yaşanan olayda, henüz 12 yaşında olan bir kız çocuğu evinden ayrılarak ortadan kayboldu. Ailesi tarafından kayıp başvurusu yapılan çocuk, yaklaşık iki yıldır sosyal medya aracılığıyla tanıştığı 29 yaşındaki Z.Ş. ile beraber bulunamayınca polis ekipleri arama başlattı.
Kısa süre sonra, sosyal medya üzerinden yapılan kayıp paylaşımlarını gören Z.Ş. ve kız çocuğu, 6 Şubat’ta Çocuk Şube Müdürlüğü’ne giderek teslim oldu. Z.Ş., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İlk duruşmada dava dosyasına giren raporlarda mağdur çocuğun kemik yaşının 16 olduğu belirtildi; ancak resmi kayıtlarda yaşının 12 olarak geçtiği tespit edildi. Dosyadaki mesaj kayıtlarına göre mağdurun sanığa 5 ay sonra 18 yaşına gireceğini söylediği, birlikte kaçmak için plan yaptıkları ortaya çıktı.
Kız çocuğunun ifadesinde, yaklaşık 2 yıldır Z.Ş. ile görüştüğünü, kendisini kaçırmasını istediğini, dört gün boyunca parklarda kaldıklarını, bu süreçte şikayetçi olmadığını belirttiği aktarıldı. Sanık ise, mağdurun kendisine 16 yaşında olduğunu söylediğini, hatta daha sonra yaşıyla ilgili farklı ifadeler kullandığını açıkladı; beraber kaçma nedenlerini ise evlenme isteğine bağladı.
Cumhuriyet savcısı karar duruşmasında daha önce sunduğu mütalaasını tekrar ederek, mağdurun olay tarihinde 15 yaşından küçük olduğunu ve bu nedenle rızasının geçerli sayılamayacağını ifade etti. Savcı; sanığın “çocuğun cinsel istismarı” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca mağdurun kayıp olduğu süre boyunca Z.Ş.'nin yanında bulunduğu tespit edildi.
MAHKEME KARARINDA SUÇ NİTELİĞİNİ DEĞİŞTİRDİ
Mahkeme heyeti, sanığın mağdurun gerçek yaşını bilmediğine kanaat getirdi. Kararda, Z.Ş.’nin, mağdurun yaşını 17 olarak bildiği yönündeki savunmasına ve dosyadaki diğer delillere işaret edilerek, mağdurun 15 yaşından küçük olduğu bilgisinin sanık açısından sabit olmadığı belirtildi. Bu kapsamda “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan sanık hakkında beraat kararı verildi.
Diğer yandan, Z.Ş.’nin fiillerinin Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesindeki “reşit olmayanla cinsel ilişki” suçunu oluşturduğuna hükmedildi. Önce 3 yıl hapis cezası verilen sanığın cezası, eylemin birden fazla gerçekleştiği gerekçesiyle 3 yıl 9 aya yükseltildi. Takdiri indirim uygulanarak nihai ceza 3 yıl 1 ay 15 gün olarak açıklandı.
Haber Kaynağı : 12punto