EVRİM KÜÇÜK
Küresel tahıl piyasaları son yıllarda alışılmış fiyatlama dinamiklerinden uzaklaşarak yeni bir döneme girdi. Daha önce yaşanan gıda krizleri genellikle kuraklık, arz açığı veya enerji fiyatlarındaki ani yükselişlerden kaynaklanırken, bugün piyasa aynı anda birden fazla yapısal baskıyla karşı karşıya bulunuyor. Ukrayna’da tahıl brokeri Dmitri Verlan’a göre buğday ve mısır piyasaları, son on yılların en karmaşık dönemine giriyor. Küresel kalori tüketiminin yüzde 40’tan fazlasını oluşturan iki temel ürün artık yalnızca tarımsal göstergelerle değil, savaşlar, ticaret politikaları, enerji fiyatları ve lojistik hatlardaki değişimlerle de yön buluyor.
Uzmanlar, 2030’a kadar piyasanın sekiz temel faktör tarafından şekillendirileceğini ve bunların birlikte yeni bir fiyatlama modeli oluşturacağını belirtiyor.
Karadeniz faktörü kalıcı hale geldi
Rusya-Ukrayna savaşı küresel tahıl ticaretinin en önemli belirleyicilerinden biri olmayı sürdürüyor. Savaş öncesinde dünyanın önde gelen buğday ve mısır ihracatçıları arasında bulunan Ukrayna’nın üretim ve ihracat kapasitesi önemli ölçüde zayıfladı. USDA verilerine göre Ukrayna’nın tahıl ihracatı savaş öncesi ortalamanın yaklaşık yüzde 28 altında seyrediyor. Buna karşılık Rusya, son yıllarda ihracatını artırarak küresel pazardaki etkisini güçlendirdi. Ancak uzmanlar, Karadeniz’deki risklerin artık geçici değil, kalıcı bir fiyat unsuru haline geldiğine dikkat çekiyor.
Ticaret savaşları yeni dengeler yaratıyor
ABD ile Çin arasındaki ticaret gerilimi tarım piyasalarında yeni bir dönemi başlattı. Çin’in ABD tarım ürünlerine yönelik ek vergileri, küresel ticaret akışlarının yeniden şekillenmesine neden oldu. Brezilya ve Arjantin’in Çin pazarındaki payını artırması, geleneksel ticaret dengelerini değiştirirken Avrupa Birliği de Ukrayna ürünlerine yönelik kısıtlamalar ve yeni ticaret düzenlemeleriyle denklemin önemli aktörlerinden biri haline geldi. Piyasa uzmanları artık tahıl ticaretinin yalnızca arz-talep dengesiyle değil, Washington, Pekin ve Brüksel’deki siyasi kararlarla yönlendirildiğini vurguluyor.
Gübre maliyeti üreticiyi zorluyor
Tarımsal üretimin en kritik girdilerinden biri olan gübrede yükseliş eğilimi sürüyor. Üre fiyatları 2026 yılı içinde yeniden 800 dolar/ton seviyesinin üzerine çıkarak son yılların en yüksek seviyelerini gördü. Dünya Bankası, gübre fiyatlarının yüksek enerji maliyetleri ve Körfez bölgesindeki jeopolitik riskler nedeniyle baskı altında kalmaya devam edeceğini öngörüyor. FAO ise gübre kullanımındaki azalmaların birkaç çeyrek içinde verim kayıplarına yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Hürmüz Boğazı artık tahıl piyasasının da konusu
Tahıl fiyatları ile enerji piyasaları arasındaki bağ giderek güçleniyor. Dünyadaki petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek herhangi bir gerilim, navlun ve üretim maliyetlerini doğrudan etkileyebiliyor. Aynı zamanda Körfez ülkeleri küresel gübre üretiminin önemli merkezleri arasında yer alıyor. Bu nedenle bölgedeki her gelişme tahıl piyasalarına zincirleme etki yaratıyor.
Lojistik yeniden yazılıyor
Karadeniz’deki riskler nedeniyle son yıllarda yeni ticaret koridorları ortaya çıktı. Tuna Nehrı güzergâhı, Romanya ve Polonya üzerinden yapılan sevkiyatlar ile demiryolu taşımacılığı giderek daha fazla kullanılıyor. Ancak yeni rotaların maliyetlerinin yüksek olması, küresel tahıl ticaretinde kalıcı bir maliyet baskısı oluşturuyor.
8 kritik faktör
● Karadeniz’deki savaş ve jeopolitik riskler
● Çin-ABD ticaret savaşları
● AB’nin yeni tarım ve ticaret politikaları
● Yükselen gübre ve enerji maliyetleri
● Küresel faizler ve finansmana erişim sorunu
● Lojistik koridorlarının değişmesi
● Ukrayna’nın azalan üretim kapasitesi
● İklim değişikliği ve kuraklık riski
Rakamlarla yeni dönem
● %40 Küresel kalori tüketiminde buğday ve mısırın payı
● %28 Ukrayna’nın tahıl ihracatında savaş öncesine göre düşüş
● 51 milyon ton Rusya’nın 2023/24 buğday ihracatı
● 826 $/ton Üre fiyatlarının 2026’da gördüğü seviye