Adana Emek ve Demokrasi Platformu, Ankara'da 7-8 Temmuz'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi öncesinde İnönü Parkı'nda basın açıklaması düzenledi. Platform üyeleri zirvenin iptal edilmesini isterken, NATO karşıtı eylem ve etkinliklere yönelik yasaklar ile gözaltıları protesto etti.
“Güvenlik değil, darbe ve savaşlar ittifakı”
Platform adına basın açıklamasını okuyan Emine Akbaba, NATO'nun kuruluşundan bu yana dünyanın birçok bölgesinde savaşların, darbelerin ve çatışmaların parçası olduğunu belirterek, örgütün bir güvenlik ittifakı değil, emperyalist ülkelerin çıkarlarını koruyan askeri bir yapı olduğunu söyledi.
“Çıplak arama insanlık suçudur”
NATO Zirvesi öncesinde Ankara, Adana ve birçok ilde valilikler tarafından protestoların, bildiri dağıtımlarının ve çeşitli etkinliklerin yasaklandığını dile getiren Akbaba, bu uygulamaların ifade ve örgütlenme özgürlüğünü hedef aldığını ifade etti. Adana'da gözaltına alınan kadınlara çıplak arama yapıldığı yönündeki iddiaları da gündeme getiren Akbaba, “Dün sabah Adana'da yapılan gözaltılar da emniyette kadınlara çıplak arama yapıldı. Çıplak aramayı rutin bir uygulama gibi gösteren, kadınları çıplak aramaya zorlayarak suç işleniyor. Çıplak arama işkence ve insanlık suçudur” dedi.
“MNC-Türkiye hazırlıklarına tepki"
Emperyalizmin ve kapitalizmin haklara vaat edeceği hiçbir şey kalmadığını ifade eden Akbaba, “Bu yüzden sırtını kadınların, çocukların, göçmenlerin emeğine yaslamaktadır. Nadir toprak elementleri gibi stratejik kaynaklar üzerindeki küresel rekabetin artması, emperyalist güçlerin enerji, teknoloji ve savunma sanayi alanlarında yeni bir paylaşım mücadelesini derinleştirmektedir. Bu kaynaklar üzerinde şekillenen rekabet, ülkeleri daha fazla bağımlılığa, daha fazla askeri-siyasi hizalanmaya ve daha fazla iç baskı rejimine sürüklemektedir. Türkiye gibi ülkeler ise bu emperyalist denklemde hem pazar hem tedarik alanı olarak konumlandırılmaktadır” dedi.
Türkiye'nin bu süreçte askeri ve siyasi olarak NATO'nun bölgesel planlarının parçası haline getirildiğini dile getiren Akbaba, “NATO'nun bu bölgedeki gücünü arttırmak için topraklarımızda çok uluslu kolordu (MNC-Türkiye) kurulmasının hazırlıkları yapılıyor. Emperyalizmin Ortadoğu'daki saldırganlığının arttığı bir dönemde böyle bir askeri yığınağın bu topraklardaki varlığını, çok uluslu bir işgal aracının bulunmasını kabul etmiyoruz. ABD emperyalizmini ile kurulan ilişkilerin ve onun simgesi NATO'nun varlığı Türkiye halklarına, bu topraklara yıkım, talan, zam, yoksulluk ve hayat pahalılığı olarak yansımaktadır.” dedi.
NATO zirvesi için harcanan kaynaklara tepki
Akbaba, NATO Zirvesi için ayrılan bütçeyi de eleştirerek, "Şu ana kadar NATO Zirvesi için 11 milyar 579 milyon 319 bin TL harcanırken, milyonlarca emekçi açlık sınırının altında bir asgari ücretle yaşamaya mahkûm ediliyor. Emeklilere ise enflasyonun dahi altında kalan artışlarla yalnızca 3 bin TL zam veriliyor. Kendileri bin odalı saraylarında yaşarken halkı yoksulluğa mahkûm edenler, zirve öncesinde Ankara'nın yoksul mahallelerini billboardlarla gizlemeye çalışıyor" dedi.
"Neşemizi, umudumuzu çalamazsınız"
Saray iktidarının NATO temsilcilerini ağırlamasına tepki gösteren Akbaba, "Saray'ın ağırlamak için heyecanla beklediği emperyalistlerin ellerinde, HTŞ çetelerine teslim ettikleri Suriye'de köleleştirilen, tecavüze uğrayan, köle pazarlarında satılan kadınların gözyaşı; Afganistan'da, Filistin'de ve İran'da katledilen halkların kanı var" dedi. Akbaba, ayrıca ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack hakkında da çeşitli iddialarda bulunarak, NATO temsilcilerini sert sözlerle eleştirdi.
Yasaklar, gözaltılar ve tutuklamalarla muhalefetin susturulamayacağını söyleyen Akbaba, "Ne yasaklarınız, ne gözaltı ve tutuklamalarınız bu memleketin gerçek sahiplerinin sesini kısmaya yetmedi, yetmeyecek" ifadelerini kullandı. Komedyen Deniz Göktaş'ın sözlerine de atıfta bulunan Akbaba, "Neşesini, umudunu, mücadelesini çalamadığınız kadınların, gençlerin, LGBTİ+'ların, emekçilerin, emeklilerin ve yoksulların büyüyen isyanından korkuyorsunuz. Adana'dan bir kez daha ilan ediyoruz; yasaklarınız, gözaltı ve tutuklamalarınız, tehditleriniz sokaklarda hükümsüzdür. Deniz Göktaş'ın sözünü yineliyoruz; 'Biz de seni bir dakika bile sevmedik Erdoğan'" dedi.
NATO Zirvesi için yapılan harcamaları da eleştiren Akbaba, "İki günlük NATO zirvesi için harcanan parayla kaç işçi ve emekli maaşı ödenebilir, kaç çocuğa bir öğün yemek verilebilir, kaç sığınma evi ve kreş açılabilir?" diye sordu.
NATO karşıtı mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Akbaba, "Ülkemizin topraklarını suç örgütüne açanlar bize bu sokakları yasaklayabileceklerini sanıyor. NATO'yu 6. Filo'yu denize döken Denizlerden, 'Bu memleket bizim' diyen Mahirlerden aldığımız güçle buradayız. Deniz Göktaş'ı, NATO'nun huzuru için tutukladığınız, gözaltına aldığınız dostlarımızı derhal serbest bırakın. Neşemizi, umudumuzu çalamazsınız" diye konuştu.