Bilgisayar bilimcisi Peter J. Denning, yayımladığı Turing's Mistake: Escaping the Yoke of Unintelligent Machines adlı kitabında yapay zekâ araştırmalarının temelindeki iki varsayımın hatalı olduğunu ileri sürdü. Denning'e göre Alan Turing'in 1950 yılında ortaya attığı, "zekânın bedenden bağımsız olarak yazılım içinde var olabileceği" ve "bir makinenin insanı taklit edebilmesinin gerçek zekâyı göstereceği" yönündeki fikirler, yapay zekâ çalışmalarını onlarca yıldır yanlış bir hedefe yönlendirdi. Araştırmacı, insan seviyesinde genel yapay zekâya (AGI) ulaşmanın bu nedenle mümkün olmayabileceğini savunuyor.
Denning'in temel argümanı, insan zekâsının büyük bölümünü oluşturan "örtük bilginin" (tacit knowledge) bilgisayarlara aktarılamayacağı üzerine kurulu. Günlük yaşamda sezgiler, deneyimler, kültürel kodlar, mizah anlayışı, toplumsal ilişkiler ve bağlamı kavrama gibi unsurların açık kurallara dönüştürülemediğini belirten Denning, büyük dil modellerinin yalnızca kelimeler arasındaki istatistiksel ilişkileri işlediğini, ancak bu kelimelerin gerçek dünyadaki anlamını deneyimlemediğini ifade ediyor. Yazara göre bu nedenle yapay zekâ sistemleri ne kadar büyürse büyüsün, insan muhakemesinin temelini oluşturan sağduyu ve kültürel birikimi doğal biçimde geliştiremeyecek.
Denning, buna rağmen yapay zekânın etkisinin küçümsenmemesi gerektiğini de vurguluyor. Ona göre gelecekte insan zekâsına ulaşamayan ancak kendi çalışma mantığını geliştiren otonom makine ağları ortaya çıkabilir ve bu sistemler insanlar için ciddi güvenlik sorunları oluşturabilir. Araştırmacı, asıl riskin insanı tamamen aşan "süper zekâ" senaryosu değil, insanların amaçlarını ve örtük niyetlerini hiçbir zaman tam olarak anlayamayacak, buna rağmen kritik kararlar verecek makinelerin yaygınlaşması olduğunu savunuyor. Bu nedenle yapay zekâ geliştirme yarışının yalnızca daha güçlü modeller üretmeye değil, insan ile makine arasındaki temel farkları anlamaya da odaklanması gerektiğini söylüyor