Türkiye, yenilenebilir enerji sektöründe ulaştığı sanayi ve teknoloji kapasitesiyle enerji dönüşümünde yeni bir döneme adım atıyor. Yerli kaynaklara dayalı elektrik üretimi sayesinde enerji arz güvenliğini tahkim eden ülke, dışa bağımlılığı azaltırken sürdürülebilir çevre hedeflerini de güçlü şekilde destekliyor.
Dünya Çevre Günü kapsamında derlenen bilgilere göre; yeşil enerji kaynaklarının yaygınlaşması, iklim değişikliğiyle mücadelede, hava kalitesinin korunmasında ve doğal kaynaklar üzerindeki baskının azaltılmasında kritik bir rol oynuyor. Fosil yakıtlara oranla oldukça düşük karbon emisyonuna sahip olan rüzgar ve güneş yatırımları, Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınma amaçlarına ulaşmasındaki en önemli araçlar arasında yer alıyor.
Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) verileri, Türkiye'nin yeşil enerji dönüşümündeki hızını ortaya koyuyor. Ülkenin 2020 yılında 49 bin 195 megavat olan toplam yenilenebilir enerji kurulu gücü, 2025 yılı sonunda yüzde 55’lik bir artış göstererek 76 bin 300 megavata ulaştı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre, Türkiye genelinde faaliyet gösteren 408 rüzgar ve 40 bin 457 güneş santralinin toplam kurulu gücü, 2 Haziran itibarıyla 41 bin 944 megavat seviyesine kadar yükseldi.
Türkiye'nin rüzgar ve güneş enerjisi yatırımlarında katettiği mesafe, yıllar içindeki istatistiklerle de gözler önüne seriliyor:
Rüzgar Enerjisi: 2005 yılında yalnızca 20 megavat olan rüzgar enerjisi kurulu gücü, gelinen süreçte 15 bin 105 megavat sınırını aştı. 2025 yılında gerçekleşen 393 milyar kilovatsaatlik toplam elektrik üretiminin yüzde 10,9'u rüzgar santrallerinden karşılandı.
Güneş Enerjisi: Son 13 yıllık süreçte büyük bir ivme yakalayan güneş enerjisi kurulu gücü 26 bin 839 megavata ulaştı. Güneş enerjisinin toplam kurulu güç içindeki payının yıl sonunda zirve noktaya ulaşması bekleniyor.
Türkiye, rüzgar ve güneş enerjisinde sadece pazar olmanın ötesine geçerek küresel bir üretim üssü haline geldi. Rüzgar enerjisi sektöründe yerli tesislerde kule, kanat, jeneratör ve dişli kutusu gibi kritik alt ekipmanlar yüksek standartlarda üretilerek başta Avrupa olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediliyor.
Güneş enerjisi alanında ise uzun süredir panel üretiminde güçlü olan Türkiye, hücre ve wafer üretimine yönelik yeni yatırımlarıyla montaj aşamasını geride bıraktı. Sektör, teknoloji odaklı yatırımlarla artık daha yüksek katma değerli bir üretim yapısına geçiş yapıyor.