Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve İğitim Sen'in Kadıköy’de yürüyüş gerçekleştirdi. Öğretmenler yaptıkları basın açıklamasında “Çözüm için ısrarcıyız, netiz, kararlıyız. Onurlu mücadelemizi, biriken gücü ve enerjiyi Temmuz ayının ortasına kadar memleketin dört bir yanına taşıyor; çözümün bu süre zarfında gerçekleşmemesi durumunda mücadelemizi aynı kararlılıkla muhataplara en yakın nokta olan Ankara’ya çok daha güçlü ve toplumu arkamıza alarak taşıyacağımızı tüm kamuoyuna bildiriyoruz.” ifadesiyle çağrı yaptı.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası ve Eğitim Sen, Kadıköy Boğa Heykeli’nin önünde toplandılar. siyasi parti, sendike ve ve çeşitli kurumun destek verdiği Özel Sektör Öğretmenleri ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz’, ‘Taban maaş hakkımız geri alacağız’ sloganlarıyla Kadıköy İskelesine yürüdü.
Kadıköy İskele Meydanı’nda gerçekleşen basın açıklamasında çözüm çağrısı yapıldı.
“Öğretmeninin hayatı NATO'dan daha önemlidir”
Basın açıklamasında; “Sokaklar aşınmayacak, biliyoruz. Ama aşınacak yüzleri kaldıysa öğretmenleri hor görenlerin, onlara baskı yapanların, toplum ve ülkeyi eğitimden yoksun bırakanların, eğitimi bir ticaret sayanların, halkı cahil bırakarak ülkemizi sömürenlerin suratları aşınacak! En gür sesimizle bağıracağız. İşitmezlerse bizi işiten halkımız, onlara işittirmesini bilecek!” Fakir Baykurt Yüreği bizimle atan, buraya bakan, kulağı bizde olan öğretmenler, ailelerimiz, dostlarımız... Memleketin dört bir yanında bizler için yürüyen, bize elini uzatan emekçiler, öğrenciler, mahalleliler... Direnişimizin Ankara ayağına zorunlu olarak ara verdiğimizi ama mücadelemize ülkenin diğer tüm kentlerinde devam edeceğimizi sizlere duyurduk. Öğretmenin Gündemi NATO’nun gündeminden önemsiz değildir ama Öğretmeninin Hayatı NATO'dan Daha Önemlidir! Ankara Valiliği, NATO Genelgesini yayımladı” denildi.
“Mücadelemiz illerde, bugün burada, farklı biçimlerde büyük bir motivasyon ve enerji ile devam ediyor”
Anayasal, demokratik hakların resmi olarak yasaklandığı genelgede açlık grevi yapmanın dahi yasak olduğu vurgulanan açıklamada; “Öğretmenlere 16 gündür yasak olan çoğu şey 11 Temmuz’a kadar herkese yasak. Şu noktayı vurgulamak isteriz. Rafa kaldırılan haklardan bahsetmiyoruz, 16 gündür öğretmenlere uygulanan baskı ve şiddetin resmî bir hal alacak olmasının üzerinde duruyoruz. Arkadaşlarımızın, ailelerimizin hayatı ve yaşayabilecekleri olumsuz durumlar karşısında sorumlu davranarak, kamuoyunun ve kamuoyunun temsiliyetini üstlenmiş aydın, akademisyen, sanatçı dostların çağrısına karşılık verdik ve Ankara’daki direnişimize ara verip açlık grevimizi sonlandırdık. Mücadelemiz illerde, bugün burada, farklı biçimlerde büyük bir motivasyon ve enerji ile devam ediyor. 1 Haziran’da ilk adımını attığımız mücadelemiz 14 Haziran’da büyük bir direnişi başlatırken 15 Haziran’da da mecburi açlık grevi eylemini de içine alarak etkisini hissettirdi. Taleplerimiz toplum nezdinde anlaşılır hale gelirken, Meclis'te ciddi yarılmalara neden oldu. Saldırılar karşısında geri adım atmayan, baskı ortamını kabullenmeyen öğretmenler toplumun sempatisini kazandı. Eğitimde yaşananları dert edinen herkes abluka altında dahi başını yere eğmeyen öğretmenlerin mücadelesinde kendi geleceğini gördü. Şimdi bu birlikteliği devam ettirme zamanı! Sendikamız, 16 gün boyunca hiç yalnız kalmadı. Tüm dostlara teşekkür ediyoruz” efadelerine yer verildi.
“Bu haklar sadece öğretmenlerin çalışma koşullarını değiştirmeyecek”
Yola “Öğretmenliği Yaşatacağız!” diyerek çıkıldığı ifade edilen açıklamada şunlar söylendi; “Direnerek aştığımız yollar ve yolların vardığı duvarlar bu iddianın ne kadar gerekli, acil ve hayati bir yerde durduğunu herkese göstermiştir. Emeği hiçe sayılan öğretmenlerin haklı taleplerinin, eğitimin yarınları için verilen bir mücadelenin öz gücü olabileceğini hep beraber gördük. Taleplerimiz, hayata geçmesi zorunlu olan haklardır. Bu haklar sadece öğretmenlerin çalışma koşullarını değiştirmeyecek; patronların keyfi ve kâr amaçlı uygulamaları ile suistimal edilen, öz niteliğini ve asli amaçlarını kaybeden eğitim alanını da tamamen olmasa da ihtiyaç duyulan noktaya yaklaştıracaktır.”
“Öğretmenler lehine çıkabilecek karar siyasi bariyere takılmaktadır”
Bilen-bilmeyen, gören-görmeyen ya da görmek istemeyen herkes için gerçeklerin apaçık şekilde açığa çıktığı vurgulanan açıklamada; “En temel kamusal haklardan biri olan eğitim alanını piyasanın çıkarlarına ve ihtiyaçlarına bağımlı gören bir bakış açısı, toplumun tamamının yükselen talebi karşısında yalnızlaşmış ama iktidarı elinde bulundurmanın kibri ile davranmaktadır. Bu kibir ve sahipleri asla üç yıl önceki kadar özgüvenli ve güçlü değildir. Kanun önerebilecek, kanuna evet diyebilecek partiler arasında yalnız Adalet ve Kalkınma Partisi hayır diyen pozisyondadır. Taleplerimizin doğru olduğunu ifade eden, çözüm için formüller üreten parti ve komisyon üyeleri varken, öğretmenler lehine çıkabilecek karar siyasi bariyere takılmaktadır. Bu bariyeri tutanların sömürü koşullarını ve adaletsizlikleri savunduğunu toplumun geniş kesimleri görmektedir” denildi.
“Öğretmenler acil çözüm bekliyor”
Öğretmenler son olarak şu çağrıyı yaptı; “Adaletsizliğe, sömürüye, baskıya rağmen bu zamana kadar sorumluluk alan ve söylediğinin arkasında duran sadece öğretmenler oldu. Eğitimin, eğitimcinin, öğrencinin geleceğini düşünmesi gereken; işveren derneklerinin temsilcilerini, Milli Eğitim Komisyonu üyesi vekilleri, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekillerinin çözüme çağırıyoruz. Çözüm için ısrarcıyız, netiz, kararlıyız. Onurlu mücadelemizi, biriken gücü ve enerjiyi temmuz ayının ortasına kadar memleketin dört bir yanına taşıyor; çözümün bu süre zarfında gerçekleşmemesi durumunda mücadelemizi aynı kararlılıkla muhataplara en yakın nokta olan Ankara’ya çok daha güçlü ve toplumu arkamıza alarak taşıyacağımızı tüm kamuoyuna bildiriyoruz. Öğretmenler Acil Çözüm Bekliyor. Öğretmenler pes etmiyor.”