İngiltere Kralı 3. Charles, Andrew Burnham'ı ülkenin 59. başbakanı olarak atandı.
Burnham, Kral Charles ile yaptığı görüşmenin ardından bugün istifa eden Keir Starmer'ın yerini alarak İngiltere'nin son 10 yıldaki yedinci başbakanı oldu.
İngiltere'de koronavirüs pandemisi dönemindeki liderliği sebebiyle "Kuzeyin Kralı" olarak anılan yeni İşçi Partisi lideri Andy Burnham yeni başbakanı olarak göreve başlayacak.
Burnham, hayat pahalılığı ve kamu hizmetlerindeki aksaklıklar gibi vatandaşların gündelik hayatını doğrudan etkileyen sorunlarla mücadele edeceğini söyleyerek İngiltere'yi "yeniden şekillendirmeyi" taahhüt ediyor.
Manchester'ın eski Belediye Başkanı olan 56 yaşındaki Burnham, ekonomideki durgunluk ve kamu hizmetlerindeki kronik sorunlar başta olmak üzere zorlu bir gündemle göreve gelecek. Yeni başbakanın ilk sınavı kabine oluşturmak olacak.
Özellikle maliye bakanlığı için yapılacak tercih hem piyasalar hem de İşçi Partisi içinde yakından izleniyor. İngiltere'de geçmişte başbakanlarla maliye bakanları arasında yaşanan anlaşmazlıklar, bazı hükümetlerin sonunu hazırlayan başlıca etkenlerden biri olmuştu.
Görev için adı geçen isimlerden Enerji Bakanı Ed Miliband son dönemde parti içinden gelen eleştirilerin hedefi olurken, İçişleri Bakanı Shabana Mahmood da güçlü adaylar arasında yer alıyor.
ÜLKE SİYASETİNDE DÖNÜM NOKTASI
İşçi Partisi liderliğine seçilmesini İngiliz siyasetinde son 40 yılın en önemli dönüm noktalarından biri olarak tanımlayan Burnham, yaşam standartlarını yükseltmeyi amaçlayan kapsamlı reformlar gerçekleştirmeye söz verdi.
Burnham, Cuma günü yaptığı açıklamada yeni hükümetin izleyeceği politikaların çerçevesini gelecek haftadan itibaren ortaya koyacaklarını belirterek, ülkenin uzun süredir beslediği değişim beklentisine karşılık vermeyi hedeflediklerini söyledi.
Burnham, toplumun tüm kesimlerinin refahtan daha fazla pay aldığı bir İngiltere yaratmak istediklerini ifade etti.
Burnham'ın vergi ve kamu harcamalarından enerji politikalarına kadar geniş bir alanda kararlar alması bekleniyor. Burnham ayrıca kamu hizmet veren özel şirketler üzerinde devletin daha güçlü denetim sahibi olmasını savunuyor.