'Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü' soruşturması kapsamında, 3’ü belediye başkanı 7 tutuklu sanık ve 200 tutuksuz sanığın yargılanmasına devam edilecek. Duruşma İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kapasitesinin yetersiz olması nedeniyle, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısında bulunan yeni duruşma salonunda görülecek. Bugünkü duruşmanın sanıkların esasa ilişkin mütalaaya karşı yaptığı savunmalarla devam ediyor.
26 SANIK TAHLİYE EDİLDİ
Geçtiğimiz celselerde, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ali Fırat Baycan, Cem Alper Akyüz, İbrahim Koçyiğit, İbrahim Halil Çalış, Mehmet Ataş, Mert Çelik, Müzeyyen Karakaş ve Oktay Aktaş, BELTAŞ Başkanı Önder Gedik, Esenyurt Belediye Destek Hizmetleri Müdürü Adnan Acar, İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş, İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Sencer Hacıoğlu, Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Mehmet Şimşek, Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Personeli Mustafa Yolcu ile İSFALT Satın Alma Müdürü Rana Uysal, Ali Rıza Yılmaz, Burak Kangal, Kazım Gökhan Yankılıç ve Rabil Artan, Burak Sirali, Mahkeme heyeti, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, eğitmen Gülşah Ocak, eski Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Gülal Erdovan Anıl, Beşiktaş Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Ferit Tutşi ve Beşiktaş Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Çağdaş Ateşçi tahliye edilmişti.
“BEN İŞİNİ PROFESYONELCE YAPMAYA ÇALIŞAN BİR İŞ İNSANIYIM”
704 yıla kadar hapsi istenen tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş mütalaaya karşı savunmasında, "İddia makamı tarafından 14 Mayıs 2026 tarihinde dosyaya sunulan esas hakkındaki mütalaada, şahsim yönünde beraat talep edilen suçlamalar bakımından bu talebe iştirak ediyorum. İddia makamı mütalaasında, cezalandırılmam yönünde ileri sürdüğü ispat ve değerlendirmeleri kabul etmiyorum. Yargılamasını yaptığınız dosya kapsamına, adımla alınan bir örgüt iddiasına ve devamında 63 eyleme dayalı ayrıntılı, kapsamlı bir dosya olup sizlerin huzurunda yargılanmanın ilk gününden bu tarafa ayrıntılı savunmalarımı sözlü olarak yaptım. Yargılanmanın tüm aşamalarında sunduğum savunmalar, dosyaya kazandırdığım deliller, gerek diğer sanıklara, gerekse gizli tanıklar dahil tüm tanıklara yönelttiğim sorular ve bu sorulara verilen cevaplar birlikte değerlendirildiğinde tarafıma yöneltilen isnatların somut, kesin, her türlü şüpheden uzak ve mahkumiyete esas alınabilecek nitelikte delillerle eklenmediğini, aksine soyut varsayım ve subjektif değerlendirmelerden ibaret olduğu açıkça ortaya çıkmıştır. Ben bir ticaret erbabı, işini profesyonelce yapmaya çalışan bir iş insanıyım. İşini profesyonelce yapmak işini profesyonellere bırakmak demektir. Bu hukuk da siz sayın hakimlerim, savcılarım, savunma makamı olan avukatların işidir. O halde artık konuşması gereken ben değil; hukuktur, mahkemenizdir, Türk adaletidir. Adalete olan güvencim tamdır. Ben suçsuzluğumu sadece savunmalarımla değil, dosyaya sunduğum dilekçeler ve delillerle de ortaya koydum. Bazı siyasilerin baskı ve zorlamaları ile mağdur olduğum eylemlere ilişkin söylediklerimi birebir doğrulayan HTS analiz raporlarını da sunarak mağduriyetimi de ispatladım. Bu dosyada artık söylenecek söz değil, verilecek karar kalmıştır. Artık söz biz sanıklarda değil, adalettedir. Artık söz taraflarda değil, Türk yargısındadır. İnanıyorum ki Türk milleti adına hüküm kuran mahkemeniz, yolsuzlukların ortaya çıkarılması adına yararlanmış olduğum etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde verdiğim ifademin aleyhime kullanılmasına izin vermeyecek, dosyada bulunmayan bir suçu varsaymayacak, ispatlanmamış iddiaları hükme dönüştürmeyecek, hukuku varsayımlara feda etmeyecektir. Tarafıma isnat edilen tüm suçlardan beraatımı, adıma kayıtlı şirketlerin tarafıma iadesini, başta kayyum uygulaması olmak üzere her türlü mal varlığımın üzerinden tedbirlerin kaldırılmasını arz ederim" dedi.