Fatih Külliyesi bünyesinde medreseler, kütüphane, imaret, darüşşifa, hamam, kervansaray ve misafirhane gibi birçok yapı bulunuyordu. Bu yönüyle külliye, Osmanlı döneminde İstanbul'un önemli bilim ve kültür merkezlerinden biri haline geldi. Özellikle Sahn-ı Seman Medreseleri, dönemin en yüksek seviyedeki eğitim kurumları arasında yer aldı ve çok sayıda âlimin yetişmesine katkı sağladı.
TARİHİ İNŞASI NE KADAR SÜRDÜ?
Fatih Camii, tarih boyunca çeşitli depremlerden zarar gördü. 1766 yılında meydana gelen büyük İstanbul depreminde caminin kubbesi çöktü ve yapı ağır hasar aldı. Bunun üzerine Sultan III. Mustafa döneminde cami yeniden inşa edildi ve 1771 yılında tekrar ibadete açıldı. Günümüzde görülen yapı, büyük ölçüde bu yeniden inşa döneminin mimari özelliklerini taşımaktadır.
Caminin haziresinde Fatih Sultan Mehmet'in türbesi ile Osmanlı dönemine ait çok sayıda önemli devlet adamı ve ilim insanının mezarı bulunmaktadır. Fatih Camii, hem mimari değeri hem de İstanbul'un fethini simgeleyen tarihî önemi nedeniyle günümüzde de şehrin en çok ziyaret edilen dinî ve kültürel yapılarından biri olmayı sürdürüyor.