Ana içeriğe geç

'Bereket' böyle kaçtı

Cumhurbaşkanı’nın ‘Faizin olduğu yerde bereket olmaz’ açıklaması yeni bir tartışma başlattı. Ekonomistler hatalı uygulamalar nedeniyle Türkiye’nin yıllık 60 milyar dolar faiz ödediğini belirtirken muhalefet liderleri “Nas var’ diyerek uygulanan yanlış politikaların bedelini millete kim ödetti. Bereketi kaçıran kimlerdi?’ tepkisini gösterdi.

'Bereket' böyle kaçtı
Karar
16

Ekonomik krizin yansıması olarak ortaya çıkan faiz yükü giderek ağırlaşıyor. 2018’de Türkiye yıllık 10 milyar dolar faiz ödemesi yaparken, 2025 yılı sonunda rakam 56 milyar dolara yükseldi. Sadece bu yılın ilk üç ayında bütçeden 876 milyar 71 milyon TL faiz gideri olarak eksildi. Ekonomiye ağır yük getiren tablo sert bir şekilde eleştirilirken ve yüksek enflasyon nedeniyle Merkez Bankası’ndan yeni faiz artışı beklenirken Erdoğan’ın ‘3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi’ndeki ‘Faizin olduğu yerde bereket olmaz’ sözleri yeni bir tartışma başlattı. Ekonomistler ‘Sebep hükümet politikaları’ dedi.

ÜLKENİN BEREKETİNİ KİMLER KAÇIRDI

Muhalefet liderleri ise Erdoğan’ın önceki açıklamalarını hatırlatarak ‘İktidarda siz varsınız suçlu kim?’ diye sordu. Erdoğan’ın ‘Nas var’ diyerek savunduğu faiz politikasını hatırlatan Davutoğlu ‘Faizi kim yükseltti? Alım gücünü kim eritti? Zenginle fakir arasındaki uçurumun sebebi kim? Ülkeyi faiz lobileri için cennet hâline kim getirdi? Bereketi kaçıranlar kim?’ dedi. Babacan ise ‘Seçimlerden önce ‘Faiz indi, daha da inecek’ dediler; seçimlerden sonra faizi yüzde 8’den 50’ye çıkardılar. Evet, insanları aldattılar. Helal kavramının unutulduğu yerde bereket olmaz’ ifadesini kullandı.

BEDELİNİ MİLLET ÖDEDİ

‘Sayın Cumhurbaşkanı yüksek faizden şikayet ediyor. ‘Nas var’ diyerek uygulanan yanlış politikaların bedelini bu millete kim ödetti? Faiz konusunda kısır bir döngü ile savrulan kim?’

SÖZLERİNİ TUTMADILAR

‘Seçimlerden önce ‘Faiz indi, daha da inecek’ dediler, faiz hâlâ yüzde 40. İnsanları aldattılar. Seçimi kazandılar ama helalinden kazanmadılar. Helal kavramının unutulduğu yerde bereket olmaz.’

0706krt01a-tum.jpg

DAVUTOĞLU VE BABACAN’DAN CUMHURBAŞKANI’NA ‘FAİZ’ TEPKİSİ

KARARLARI ALAN KİM BEREKETİ KAÇIRAN KİM

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Faizin olduğu yerde bereket olmaz’ mesajı, yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Ekonomistler hükümetin yanlış politikaları sebebiyle Türkiye’nin yıllık 60 milyar dolar faiz ödediğine işaret etti. Muhalefet de “Bereketi kaçıran kim? Ülkemizi yabancı faiz lobileri için cennet hâline kim getirdi?” sorusunu yöneltti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan “3’üncü İstanbul Dünya İslam Ekonomisi Zirvesi”nde yaptığı konuşmada “Bizde her şeyden önce ‘bereket’ diye bir kavram vardır. Bereket, rahmetli Erbakan hocamızın tarifiyle, helal yollardan elde edilen 1 liralık kazancın, haram bulaşan 2 liralık kazançtan daha büyük olduğuna inanmaktır. Dolayısıyla bereket, kapitalist ekonomi teorileriyle anlaşılması mümkün olmayan bir mefhumdur. Faizin olduğu yerde bereket olmaz” mesajı verdi. Bu sözlere muhalefet ve ekonomistlerden cevap geldi.

BEDELİ MİLLET ÖDEDİ

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan “Seçimlerden önce ‘Faiz indi, daha da inecek’ dediler; seçimlerden sonra Merkez Bankası faizini yüzde 8’den yüzde 50’ye çıkardılar. 3 yıl geçti, faiz hâlâ yüzde 40. Evet, insanları aldattılar. Seçimi kazandılar ama helalinden kazanmadılar. Helal kavramının unutulduğu yerde bereket olmaz” tepkisini gösterdi. Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu da “Sayın Cumhurbaşkanı yine yüksek faizden şikâyet ediyor. Peki sormazlar mı: ‘Nas var’ diyerek uygulanan yanlış politikaların bedelini bu millete kim ödetti? Düşük faiz görüntüsünde Kur Korumalı Mevduat üzerinden vahşi bir servet transferini kim yaptı? Faizi yükselten kimdi? Alım gücünü kim eritti? Zenginle fakir arasındaki uçurumun sebebi kimdi? Faizin olduğu yerde elbette bereket olmaz ama bereketi kaçıranlar kimlerdi? Ülkemizi yabancı faiz lobileri için cennet hâline kim getirdi? Sorumluluğu ilgili bakanlar ve kurumlara yükleyerek faiz konusunda kısır bir döngü ile sürekli bir uçtan diğer uca savrulan kim?” sorularını sordu.

EN YÜKSEK FAİZ ÖDEMESİ

Ekonomistler ise, mayıs ayında ana paradan daha fazla faiz ödeyerek dış borcunu kapatan Hazine’nin durumuna işaret etti: “Haziranda faize ödenecek toplam tutar 190 milyar lira. Ana para ile birlikte ödenecek toplam tutar ise 693,2 milyar lira. Bu yılın ilk 5 ayında 1 trilyon 239,3 milyar lira ile tüm yılların en yüksek faiz ödemesi gerçekleştirildi. Ödemeler dengesinin açık vermesi ve tasarrufların borç ödemelerine yetecek kadar güçlü olmaması yeni borçlanmalarda işleri daha da zorlaştırıyor. Israr edilen program, ekonomiye zarar veriyor. Geçtiğimiz 3 sene, boşu boşuna harcandı. Rakam tutturmak uğruna reel sektör rekabet edemez hale getirildi. Vatandaşın satın alma gücünü çökertilerek iç piyasa tamamen tıkandı. Eski moda bir inatla dışarıya yüksek faizle borçlanarak gemi yürütülmeye çalışılıyor.” KARAR yazarı İbrahim Kahveci de “Bütçe gelirleri 150-200 milyar dolar aralığından tam 350 milyar dolara çıktı. Bunu millet ödüyor. Ve bu bütçe gelirlerinden faize ödenen para, 10 milyar dolar seviyelerinden 56 milyar dolara yükseldi. Hazine’de bereket kalmamış” eleştirisinde bulundu.

BÖLGENİN YENİ GÜVENLİK MİMARİSİNE İHTİYACI VAR

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Süleymaniye’de düzenlenen Delphi Forum’da “Yeni Küresel Düzensizlik” başlıklı oturumda konuştu. Mevcut uluslararası sistemde temel sorunun güven kaybı olduğunu vurgulayan Davutoğlu, şunları söyledi: “ABD Başkanı Trump’ı her gün 2-3 kez dinlemek zorundasınız yoksa ne yapacağını takip edemezsiniz. Küresel sistem, yalnızca kurumsal değil ahlaki ve siyasi bir kriz içinde. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, toprak bütünlüğü ilkesini tartışmaya açtı. İsrail’in Lübnan’a saldırıları ve Filistin halkına yönelik uygulamaları da uluslararası sistemdeki değer krizini derinleştirdi. BM başta olmak üzere uluslararası kurumların krizleri çözme kapasitesi zayıfladı. Yeni güvenlik mimarisine ihtiyacı var. Türkler, Araplar, Kürtler ve İranlılar, birbirine saygı duymalı. Bölgemizde hiçbir nükleer silah olmamalı. Filistin meselesi çözülmeden de sürdürülebilir barış olmaz.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler