Fikrî Mülkiyet Suçları ile Mücadele Müdürü Aydın, yılın ilk altı ayında 2 bin 900 operasyonla 600 milyon liralık 3 milyon 45 taklit ürün ele geçirildiğini açıkladı. Aydın, 95 ülkeyle birlikte sahte ilaç ve sahte gıda operasyonu yapıldığını da duyurdu.
Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Daire Başkanlığının bünyesinde 81 ilde faaliyet yürüten Fikrî Mülkiyet Suçları ile Mücadele Müdürlüğü kapılarını gazetemize açtı. Müdür Cemil Cem Aydın, halk sağlığını ve üreticilerin haklarını koruma, vergi ve istihdam kayıplarını önleme, terör ve organize suç örgütlerinin finansmanını engelleme yönünde çalışmalar yapan birimin faaliyetlerini anlattı.
HER ŞEYİN TAKLİDİ VAR
Aydın, şunları söyledi:
“Polis teşkilatımız diğer bütün suçlarla olduğu gibi fikrî mülkiyet alanına giren suçlarda da aynı kararlılık ve azimle mücadele ediyor. Bu yılın ilk altı ayı içerisinde 2 bin 900 operasyonda 3 bin 229 şahıs hakkında yasal işlem yapılırken, piyasa değeri yaklaşık 591 milyon 710 bin 700 lira olan 3 milyon 45 adet taklit ürün ele geçirildi.
Özellikle son 2-3 ay içerisinde Interpol merkezli dünya genelinde yapılan küresel operasyonlardan Pangea 18 (Sahte İlaç) ve Opson 15 (Sahte Gıda) operasyonlarına 95 ülkeyle birlikte dâhil olduk. Ülkemiz genelinde yaptığımız yakalamalarla önemli başarılar elde ettik. Bu, sınır aşan suçlardan biri olan fikrî mülkiyet suçlarıyla mücadelede uluslararası iş birliğinin ne kadar önemli olduğunun göstergesi” dedi.
Yapılan ihbarlara yönelik veriler hakkında bilgi veren Aydın, “Türkiye genelinde alınan ihbarlar sektörel olarak çeşitlilik gösteriyor. Tekstil, ayakkabı ve çanta ürünleri başta olmak üzere; temizlik ve kimyasal ürünler, kozmetik ürünlerin yanı sıra artık otomotiv yedek parçaları alanlarında da sahte veya taklit ürünlerle karşılaşabiliyoruz” ifadelerini kullandı.
POLİSİN YÖNTEMLERİ
Aydın, dijitalleşmeyle birlikte polisin çalışma tanımının değiştiğini belirterek, “Günümüzde başarılı bir taklitçilik soruşturması, dijital ortamı etkin bir şekilde takip etmekten geçiyor. Kolluk kuvvetleri artık sokak denetimlerinin yanı sıra dijital ortamı da etkin bir şekilde takip etmek zorunda. Bu durum, polisin çalışma yöntemlerini önemli ölçüde değiştirdi.
Dijitalleşme, polisin yöntemlerini reaktif bir yaklaşımdan proaktif ve teknoloji destekli bir yaklaşıma dönüştürdü. Saha operasyonları, dijital analiz, uluslararası iş birliği ve kamu-özel sektör ortaklığının birlikte yürütülmesini gerektiriyor. Dijital ortamda faaliyet gösteren satıcılar çoğu zaman farklı ülkelerde bulunduğundan, uluslararası kolluk iş birliği eskisinden çok daha önemli hâle geldi” ifadelerini kullandı.
Yapay zekânın (YZ) fikrî mülkiyet suçları açısından iyi yönünün olduğuna dikkati çeken Aydın, “Bir tarafta; analiz, veri değerlendirme, risk tespiti ve operasyonel süreçlerin daha etkin yürütülmesine sağlayabileceği katkılar bulunuyor. Diğer tarafta ise yapay zekânın sahte ve taklit ürünlerin daha gerçeğe yakın üretilmesi, dijital ortamda yeni suç yöntemlerinin geliştirilmesi gibi oluşturabileceği riskler yer alıyor. Bu sebeple her iki alanı da yakından takip ediyoruz” dedi.