Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Daimi Raportörü Nacho Sanchez Amor, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Türker’in anlattıklarından derinden etkilendiğini belirterek, kamuoyuna yansımayan benzer vakalar yaşanmış olabileceği düşüncesinin de kendisini dehşete düşürdüğünü söyledi.
Deutsche Welle'nin haberine göre İspanyol parlamenter, Türker’in temsil ettiği Türkiye ile gücünü kötüye kullanarak insanları aşağılayanların temsil ettiği Türkiye arasında bir ayrım yaptığını ifade ederek, “Fatoş gibi insanların temsil ettiği ışık asla sönmeyecek” değerlendirmesinde bulundu.
Türker gözaltı sürecini anlattı
9 Haziran’da görülen duruşmada konuşan Fatoş Pınar Türker, operasyonun Mali Suçlarla Mücadele ekipleri tarafından yürütülmesine rağmen evine Cinayet Büro ekiplerinin geldiğini, gözaltı sırasında çocuklarına su verilmesine dahi izin verilmediğini öne sürdü.
Türker, İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde çıplak aramaya maruz bırakıldığını iddia ederken, tutukluluğu sonrasında bir savcıyla yaptığı görüşmede çocukları üzerinden tehdit edildiğini de ileri sürdü. Türker, duruşmada yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı.
İmamoğlu: Hukuken karşılığı olacak mı?
Davada yargılanan ve tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu da Türker’in ifadelerine ilişkin açıklama yaptı.
İmamoğlu, mahkeme huzurunda dile getirilen psikolojik ve fiziksel kötü muamele iddialarının soruşturulup soruşturulmayacağını sorarak, yaşananları “hukuk cinayeti” ve “adaletin infazı” olarak nitelendirdi. Bu tür iddiaların yalnızca kayda geçirilmekle kalmaması gerektiğini belirten İmamoğlu, sorumlular hakkında işlem yapılıp yapılmayacağının kamuoyu açısından önem taşıdığını söyledi.
Emniyet iddiaları reddetti
İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ise yazılı açıklama yaparak Türker’in “çıplak arama” iddialarının asılsız olduğunu savundu.
Açıklamada, gözaltı ve üst arama işlemlerinin Anayasa, ilgili mevzuat ve insan hakları ilkeleri çerçevesinde yürütüldüğü belirtilerek, gözaltındaki kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin korunmasına azami hassasiyet gösterildiği ifade edildi.
Türker’in iddiaları ile emniyetin açıklaması arasındaki çelişki sürerken, konu Avrupa Parlamentosu’ndan gelen tepkilerle uluslararası kamuoyunun da gündemine taşınmış oldu.