Aralarında tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 68’i tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davası, 50’nci gününde Silivri’de görülmeye devam etti. Duruşmada İBB Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanı Taner Çetin savunma yaptı. 1990 yılında Silivri Belediyesi’nde başlayan bir kamu görevi geçmişi olduğunu anlatan Çetin, hakkında yöneltilen suçlamaları reddetti.
Çetin, savunmasına özel hayatı üzerinden hedef gösterildiğini belirterek başladı. Sosyal medyada linç edildiğini söyleyen Çetin, çalışma arkadaşlarına ilişkin çıkan haberlerin de kasıtlı olduğunu savundu.
“SENİN EKREM’İN BİLE DİPLOMASI YOK”
Gözaltına alındıktan sonra savcının karşısına çıkarıldığını anlatan Çetin, savcılık sorgusunda kendisine etkin pişmanlıktan yararlanması yönünde baskı yapıldığını öne sürdü.
Çetin, savcının kendisine şu sözleri söylediğini iddia etti:
“64 yaşına gelmişsin, buradan çıkamazsın, gel etkin pişmanlıktan yararlan. Senin Ekrem’in bile diploması yok, senin gibileri dolduruyor oraya, dolgun maaş veriyor, gel sen itirafçı ol.”
Mahkemede hâkimin yüzüne dahi bakmadan kendisini tutukladığını söyleyen Çetin, Silivri Cezaevi’ne girdikten 15 gün sonra herhangi bir bilgi verilmeden İzmir’e sevk edildiğini ifade etti.
“12 İHALEDE 60 KOMİSYON ÜYESİ VAR, BURADA 2 KİŞİ VAR”
Hakkındaki ihale suçlamalarına da yanıt veren Çetin, sorumlu tutulduğu 12 ihalede çok sayıda komisyon üyesi bulunduğunu belirtti.
Çetin, “12 ihaleden sorumluyum. Bu 12 ihalede 60 komisyon üyesi var. Ama burada 2 kişi var. Geri kalan 58 kişi nerede? Doğru olan zaten burada olmamaları” dedi.
Kendisini “kıl bir daire başkanı” olarak tanımlayan Çetin, her yıl Sayıştay denetimine hazır olmak için kendi biriminde denetim istediğini söyledi.
“İDARİ TERCİHLERİN CEZA DOSYASINA DÖNÜŞTÜRÜLMESİNE İTİRAZ EDİYORUM”
Çetin, savunmasında hakkındaki suçlamaların ağır ceza mahkemesinin konusu olmadığını savundu. “İdari tercihlerin ceza dosyasına dönüştürülmesine itiraz ediyorum” diyen Çetin, 35 yıldır attığı tüm imzaların arkasında olduğunu söyledi.
Çetin, “Bunlar ağır ceza mahkemesinin konusu değil. Tamamen sizin vaktinizi boşa harcadıklarını düşünüyorum. Bunlar idare mahkemesinin konusudur” ifadelerini kullandı.
Örgüt iddiasını da reddeden Çetin, dosyada Fatih Keleş’in altında konumlandırılmasının gerçekle bağdaşmadığını savundu. Çetin, “Orada bir kontenjan vardı sanırım, o yüzden oraya koydular. Hiçbir ortak görevimiz yok. Kendisiyle hiç görüşmedim. Bir arada olabileceğimiz hiçbir konumuz, ortak yönümüz yok. Birbirimize talimat verecek konumda değiliz” dedi.
Çetin, savunmasının sonunda tahliyesini talep etti.
MASAK RAPORU VE GELİR SORULARI
Duruşmada verilen aranın ardından mahkeme başkanı, Çetin’e bazı isimleri tanıyıp tanımadığını sordu. Çetin, Özer Yıldız’ı tanıdığını belirterek hakediş süreçlerinde kendi birimlerinin yalnızca rapor hazırladığını, ödemelerin Mali İşler Başkanlığı tarafından yapıldığını söyledi.
Asistanı Arzu Can ile para trafiğine ilişkin MASAK raporu da Çetin’e soruldu. Çetin, annesinin yaşlı olduğunu ve ihtiyaçlarını asistanının karşıladığını belirterek, yoğun toplantı trafiği nedeniyle bazı kişisel işlerinin de asistanı tarafından yürütüldüğünü anlattı. Zaman zaman asistanında para bulunduğunu, kendisinin talebiyle kendisine para gönderdiğini, kendisinin de bu parayı çocuklarına aktarabildiğini söyledi.
Duruşma savcısının “Maaş harici geliriniz var mı?” sorusuna ise Çetin, iştiraklerden huzur hakkı aldığını belirterek yanıt verdi.
İMAMOĞLU SORDU: “USULSÜZ TALİMATIMI DUYDUNUZ MU?”
Taner Çetin’in savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu söz aldı. İmamoğlu, Çetin’e Beylikdüzü Belediyesi dönemini de kapsayacak şekilde herhangi bir usulsüz talimat verip vermediğini sordu.
İmamoğlu’nun “Direkt ya da dolaylı herhangi bir usulsüz talimatımı duydunuz mu, yaşadınız mı? Böyle bir süreç bizim çalışma düzenimizde oldu mu?” sorusuna Çetin, “Hayır Başkanım, hiçbir şekilde böyle bir talimatınız olmadı” yanıtını verdi.
İmamoğlu ayrıca İBB’de iç denetim süreçlerini hatırlattı. Kendi dönemlerinde her yıl en az 25-30 birimde iç denetim işletmeye gayret ettiklerini belirten İmamoğlu, Çetin’in biriminin de bu denetimlerden geçip geçmediğini sordu. Çetin, “Birçok kez denetimden geçtik” dedi.
İmamoğlu ise İBB’de iç denetim başkanlığının her zaman bulunduğunu ancak kendi dönemlerinden önce iç denetim sayısının sıfır olduğunu öne sürdü.
İMAMOĞLU: SAVCININ TESPİT EDİLMESİNİ TALEP EDİYORUM
Taner Çetin’in savcılık sorgusuna ilişkin iddiasını yeniden gündeme getiren İmamoğlu, bu sözlerin kendisini de hedef aldığını belirtti.
İmamoğlu, Çetin’e “Anladığım kadarıyla size ve dolaylı olarak beni de içine alacak şekilde hakaret eden bir savcılık sorgusuna maruz kaldınız. Doğru mudur?” diye sordu. Çetin, “Evet, doğrudur” yanıtını verdi.
Çetin, savcının kendisine “Ekrem’in de diploması yok, senin gibi lagara lugara adamları buralara koyuyor” tarzında ifadeler kullandığını öne sürdü.
Bunun üzerine İmamoğlu, iddiaya konu savcının tespit edilmesini istedi. İmamoğlu, “Göğsünde tespih sallayan ya da göğsünü kaşıyarak bu şekilde ifadelerde bulunmak, gerçekten bir iddia makamı adına, savcılık mesleği adına, Cumhuriyet savcısı şeklinde tanımlanan bir meslek adına utanç vericidir” dedi.
İmamoğlu, Adalet Bakanlığı ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na çağrıda bulunarak, sorgu sırasında yaşandığı öne sürülen bu olayların SEGBİS ve kamera kayıtları üzerinden incelenmesi gerektiğini söyledi.
“Bu sözleri söylemişse de o kişiyi, göğsünde tespih sallayarak bu ifadeyi alan kişiyi kim ise tespit edilmesini hem talep ediyorum hem de en üst seviyede kınıyorum” ifadelerini kullandı.