Washington merkezli stratejik bir danışmanlık şirketi, Hürmüz Boğazı krizinin Asya ekonomilerine etkilerini mercek altına aldı. Rapora göre, enerji tedarikini yıllar öncesinden çeşitlendiren ve stratejik rezervler oluşturan Çin, krizden en avantajlı çıkan ülke konumunda.

Eski ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Kurt M. Campbell konuyla ilgili, “Japonya, Güney Kore, Hindistan, Çin ve ABD gibi başlıca ekonomilere baktığımızda, Çin'in önceden tampon mekanizmaları oluşturmak, enerji kaynaklarını çeşitlendirmek ve kriz anında işine yarayabilecek kapasite rezervleri oluşturmak için gerekli adımları attığını açıkça gördük. Ve tam da olan bu. Dolayısıyla Çin, nispeten ciddi kapanmalara bile dayanabilecek direnç ve kapasiteye sahip” dedi.

Ancak raporda, çatışmanın uzaması halinde Çin'in de olumsuz etkilenebileceği belirtiliyor.
Campbell, “Çin şimdilik kazanan konumunda olsa da bu durum devam ederse, Çin de dahil olmak üzere Asya'daki diğer ülkeler, özellikle Endonezya, Filipinler, Güney Kore ve Japonya da zarar görecektir. Bu nedenle bence Çin'in, perde arkasında bu çatışmanın sona ermesini teşvik etme yönünde bazı çıkarları var” diye konuştu.

Raporda ayrıca, Çin'in krizde uyguladığı diplomatik hamlelere de dikkat çekildi.
Eski Bakan Yardımcısı, “Asya ülkeleri bunu çok açık dile getirmemeye özen gösteriyor. Ancak bence, net bir çıkış stratejisi olmadan bir savaş başlattığı için Amerika Birleşik Devletleri’ni sorumlu tutuyorlar. Çin ise perde arkasında kartlarını çok dikkatli oynadı, müzakereleri teşvik etti ve dikkatli bir arabulucu rolü üstlendi. Bence bu süreçten daha istikrarlı bir aktör olarak görülerek çıkması muhtemel” ifadelerini kullandı.