Gebze Sendikalar Birliğine bağlı sendikaların başkanları, artan yaşam maliyetlerine ve adaletsiz vergi sistemine karşı ek zam talebi ile ortak mücadele çağrısı yaptı. Gebze’de ortalama kiranın 30 bin liraya ulaştığı bir dönemde işçilerin derin bir yoksulluğa mahkûm edildiğini vurgulayan sendika başkanları, “Emeğin değersizleştirilmesine ve yoksulluğun normalleştirilmesine karşı en büyük güvence örgütlenmektir. Bütün işçileri örgütlenmeye, emeğinin ve alın terinin hakkını sahiplenmeye çağırıyoruz.” dedi.
Gebze Sendikalar Birliği Dönem Sözcüsü ve Birleşik Metal-İş Gebze 2 No’lu Şube Başkanı Necmettin Aydın, Türkiye’de milyarderlerin sayısı artarken milyonlarca emekçinin derin bir yoksulluğa mahkûm edildiğini ifade ederek, “Sadece son altı ayda bütçeden 1 trilyon 464 milyar lira faiz ödemelerine aktarılmıştır. İşçiden, memurdan esirgenen kaynaklar büyük sermayeye gidiyor. Açlık sınırının 36 bin lirayı aştığı, Gebze’de ortalama ev kirasının 30 bin liraya ulaştığı bir dönemde 28 bin liralık asgari ücretle yaşamak mümkün değildir. Bu düzen sürdürülemez.” diye belirtti.
‘Bazı sendikalar iktidarın gölgesinden çıkmıyor’
Sendikalı iş yerlerinde ortalama ücretin 80 bin lira civarında olduğunu ancak bu tutarın bile yoksulluk sınırının altında kaldığını belirten Aydın, sendikalar, demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerin de yeterli mücadeleyi vermediği eleştirisinde bulundu: “Bazı konfederasyonlar iktidarın gölgesinden çıkamıyor, sessiz kalıyor. Diğerleri ise iç sorunları yüzünden direniş gösteremiyor. Bizler ise Gebze Sendikalar Birliği olarak bu dönemde önemli eylem ve etkinliklere imza attık. Özellikle NATO karşıtı eylemimizde, vergi adaletinin sağlanması ve asgari ücretin artırılması talebiyle yapmak istediğimiz kitlesel basın açıklaması engellenmek istendi. Baskılara rağmen yüzlerce işçimizle alanlardaydık. Biz mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Çalışanların üzerindeki ağır vergi yükünün azaltılması, asgari ücretlilerin ve emeklilerin insan onuruna yaraşır bir gelir elde etmesi için işyerlerinde, toplu iş sözleşmesi masalarında, alanlarda ve meydanlarda mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” dedi.
‘Mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz’
Gebze Sendikalar Birliği olarak örnek bir dayanışma ve birliktelik sergilediklerini dile getiren Aydın, “İş cinayetlerinden grev ve direnişlere, vergi adaletinden ücret mücadelesine kadar çalışma yaşamını ilgilendiren her konuda sözümüz de vardır, eylemimiz de vardır. Bu birlikteliğin ülkemizdeki tüm sendikalara ve konfederasyonlara örnek olmasını diliyorum.” diye konuştu.
‘İş yeri zemininde birleşmeliyiz’
Birleşik Metal-İş Gebze 1 No’lu Şube Başkanı Selçuk Çiftçi de temmuz ayı itibarıyla asgari ücrete ek zam yapılmamasını sefalet politikası olarak nitelendirdi. Hükümetin Orta Vadeli Program kapsamında enflasyonun faturasını işçiye kestiğini belirten Çiftçi, fabrikalardaki mevcut “sessizlik” ile ilgili ise şu değerlendirmede bulundu: “Fabrikalarda sendikalı işçiler sendikasızlardan daha iyi ücret ve sosyal haklar olduğu için koruma ve korku içgüdüsü ile sessiz, sendikasızlar ise sendikalara kavuşmanın neredeyse imkansız hale getirilmesinden kaynaklı tazminatlarından ve açlık sınırındaki ücretlerini kaybetmemek için koruma ve korku içgüdüsü ile sessiz. İşçiler, ‘Ay sonunu nasıl getireceğim?’ sorusunu her gün kendine soruyor. Toplumun yüzde 90’ı sendikasız. İşçi sınıfının gerçek gücü, toplu pazarlık masasında değil, iş yeri zemininde birleştiğinde ortaya çıkar. Sendikalaşma önündeki yasal engellerin aşılması ve işçilerin kendi iradelerini sandığa ve sokağa yansıtması öncelikli hedef olmalıdır.”
‘Tek gündem sonraki ayı çıkarabilmek’
Petrol-İş Gebze Şube Başkanı Şivan Kırmızıçiçek, bugün fabrikalarda konuşulan tek konunun kira, mutfak alışverişi ve çocukların okul masrafları olduğunu ifade etti. Kırmızıçiçek, “İnsanlar artık gelecek planı yapamıyor; sadece bir sonraki ayı çıkarabilmenin hesabını yapıyor. Sendikalı yerlerde toplu sözleşmelerle ücretler kısmen korunsa da sendikasız işçiler yüksek enflasyon karşısında tamamen çaresiz.” Kırmızıçiçek, ekonomik zorluklara karşı tek tek bireyler olarak karşı durmanın imkansız olduğunu belirterek Gebze’deki sendikal birlikteliğin önemine değindi, “Emeğin değersizleştirilmesine ve yoksulluğun normalleştirilmesine karşı en büyük güvence örgütlenmektir. Gebze Sendikalar Birliği bileşenleri olarak ortak eylemsellik kararları alıyor ve bir mücadele hattı kurmaya çalışıyoruz. Ancak bunun yeterli olmadığının farkındayız. Daha çok örgütlenme ve mücadelenin daha geniş kitlelere ulaştırmamız gerekiyor. Bu vesileyle bütün işçileri örgütlenmeye, emeğinin ve alın terinin hakkını sahiplenmeye çağırmakla beraber, biz sendika olarak insanca bir yaşam için, emeğin sömürüsüne karşı, emek dostlarımızla birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.