AYTUNÇ ERKİN / NEFES
Tuğgeneral Ali Demir…
Balyoz kumpas davasından 4 yıla yakın süre ile hapis yattı.
15 Temmuz 2016 gecesi Jandarma Genel Komutanlığı Cari Harekat Daire Başkanı görevini yürütüyordu.
Türkiye genelinde üç silah arkadaşıyla -Kurmay Albay Nurettin Alkan, Kurmay Albay Güven Şağban, Balyoz kumpas davası mağduru Kurmay Albay Aziz Yılmaz- hain darbeye teşebbüs girişimine Türkiye genelinde en erken saatte re’sen karşı koydu.
Dün… İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı ve aynı zamanda avukat Ali Demir’le görüştüm, o günleri anlattı.
* Beştepe Jandarma kışlasında FETÖ/PDY terör örgütü mensupları ile silahlı çatışmaya girmeniz konusunda neler söylemek istersiniz?
Aytunç Bey, 15 Temmuz’da yaşadığımız olayları kronolojik olarak ele almak isterim. Gazi Orduevinde düğünde bulunan Jandarma Genel Komutanımız Orgeneral Galip Mendi’nin koruma astsubayının, Anıttepe Jandarma lojmanlarında bulunduğum esnada cep telefonu ile arayarak ‘Genelkurmay Başkanlığı karargahına bombalı araç saldırısında bulunulmuş komutan çok acil bilgi istiyor’ demesi üzerine harekete geçtim. Saat 22.05’de kendisini tanıtmayan birisi beni aradı.
Sonrasında sesinin özelliklerinden İstihbarat Başkanlığında çalıştığına kanaat getirdiğim eski bir binbaşı tarafından “TSK yönetime el koydu. Sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Uymanlar tutuklanacaktır” şeklindeki darbeye teşebbüs bildirisi Türkiye genelinde en erken vakitte şahsıma okundu. Hızlıca telefonu kapattım.
* Bildiriyi kim okudu ve sonrasında ne yaşandı?
Sözde bildiriyi okuyan eski binbaşının amiri Jandarma Kurmay Albay Nurettin Alkan ile konu hakkında cep telefonu ile görüştüm. Bahse konu bildirinin okunmasından üç dakika geçtikten sonra PKK terör örgütünce, 15 Temmuz 2016 Cuma günü saat 18.00 sıralarında Tunceli İli Nazimiye İlçesi Kılköy Jandarma Karakol Komutanlığı yönelik gerçekleştirilen bombalı araç saldırısını müteakip yakın hava desteği talebinde bulundum.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın saat 19.00 civarında verdiği emir gereğince, hava araçlarına uçuş yasağı getirildiği gerekçesiyle Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nca yerine getirilmemesine rağmen, saat 22.08 civarında darbeci pilotların havalandırdığı uçakların Ankara semalarında alçaktan uçuşa başlamalarını Anıttepe’deki lojmandan görmem üzerine, içimden “eyvahlar olsun FETÖ’cüler harekete geçti” dediğimi
hatırlıyorum.
* Lojmandan ayrıldınız ve karargaha doğru yola çıktınız.
Beştepe Jandarma karargahına gitmek üzere, Anıttepe Jandarma lojmanındaki konuttan çıkmadan önce duygusal bir atmosferde eşim ve kızım ile vedalaştım ve helalleştim. Ankara üzerinde F-16 savaş uçaklarının alçaktan uçuşa başlamaları öncesinde Kur. Alb. Nurettin Alkan’ı, sonrasında ise devre arkadaşım Kur. Alb. Güven Şağban’ı telefonla arayarak Beştepe Jandarma Genel Komutanlığı karargahına gitmek üzere Anıttepe lojman nizamiyesinde buluşmak maksadıyla telefonda görüştüm. Lojman nizamiyesine gittiğimde Balyoz kumpas davası mağduru Kur. Alb. Aziz Yılmaz’ı yanında eşi olduğu halde özel aracı ile dışarıdan içeriye girdiği esnada görmem ve ona dön gel işareti yapmam üzerine, Aziz Albayımın süratle Anıttepe lojman nizamiyesi bölgesine gelmesini sağladım.
* Sonrasında karargaha gittiniz, ne oldu orada?
4 silah arkadaşı, karargah C nizamiyesi bölgesine saat 22.31’de ulaştık. Yaptıklarının suç olduğunu söyledik ve yüksek sesle yapmış olduğumuz ikazlara ve emirlere itaat edilmedi. Bu esnada 4-5 darbeci tarafından Güven Şağban rehin alındı.
Darbecilerin atışları neticesinde Nurettin Alkan sağ omuz ön kısmından yaralandı. Darbecilerin nizamiyesi bölgesinden bizlere karşı yapmış oldukları 12-13 el uzun namlulu silah atışları esnasında, bahse konu nizamiyenin girişine göre sağ kısmında bulunan perde duvarın sütre oluşturması ve hedef küçültmemiz sebebiyle, Aziz Yılmaz ve ben şans eseri mermi isabeti almadık.
Bir ayrıntı şu: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gece saat 00:24’de “Milletimizi meydanlara davet ediyorum” dediği konuşmasından 1 saat 53 dakika önce, Beştepe Jandarma Genel Komutanlığı kışlasını yasadışı şekilde kontrol altına alan darbecilere saat 22.31’de Türkiye genelinde en erken vakitte re’sen tarafımızca karşı konuldu ve onlara ilk kurşunu bizler attık.
BİZE “CAMİ BOMBALAYACAKLAR” İFTİRASI ATANLARIN HEDEFİNDE CAMİ VARDI
* Sizler “cami bombalayacaklardı” iftirasıyla hapis yattınız ama karargahta ilk direnişi siz yaptınız.
Bakın burada bir ayrıntı var: Anıttepe’den saat 22.15’de Aziz Yılmaz albayımızın aracı ile darbecilere müdahale ve karşı koymak üzere karargaha hareket ettikten sonra Balyoz kumpas davasından 4 yıla yakın süre ile birlikte hapis yattığımız Jandarma Genel Komutanlığı Genel Plan ve Prensipler Başkanı Tuğgeneral Ahmet Hacıoğlu’nu araç içerisinde iken cep telefonu ile aradık ve acil olarak Beştepe’ye çağırdık.
Hacıoğlu komutan ışık hızıyla Beştepe Hisarcıklıoğlu Cami bölgesine geldi. Bana, Aziz Albayıma ve Hacıoğlu komutana Balyoz kumpas davasında “cami bombalayacaklardı” iftirası atılmasına karşın TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonunun Ocak 2017 tarihli yayımlanmayan raporunda şu tespitler yapıldı: “… Darbecilerin Beştepe Kışlasını işgal etmeye başladığı haberi alan Nurettin Alkan, Ali Demir, Aziz Yılmaz ve Güven Şağban’ın müstakil olarak sivil araç ile intikal ederek nizamiye bölgesine gelerek olaya müdahale etmeleri, bu esnada çıkan çatışmada Nurettin Alkan’ın kolundan yaralanması ve kalan iki daire başkanının olay bölgesinden uzaklaşarak hemen yakındaki Hisarcıklıoğlu Camii bölgesinde yine olay bölgesine gelen Harekat Başkanı Tümg. Arif Çetin ve Tuğg. Ahmet Hacıoğlu ile beraber Taktik Komuta Yeri (TKY) oluşturmaları darbe girişiminin bastırılmasında kritik öneme haizdir…”
Darbecilerce, asıl olarak Hisarcıklıoğlu Cami’nin önünü vurulmasının istenmesine rağmen, 20.000 fette uçan darbeci pilot tarafından camiyi görememesi sebebiyle, 16 Temmuz Cumartesi günü saat 06.17 ve 06.18’de, bizlerin bulunduğu Hisarcıklıoğlu Cami’sinin 100 metre kuzeyindeki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile Beştepe Jandarma Genel Komutanlığı kışlası arasındakiköprülü kavşak ve otoparka iki adet bomba atıldı.
15-16 Temmuz gecesinde pilotun Hisarcıklıoğlu Cami’sini havadan tam olarak ayırt edememesi sonucunda cami bölgesine bomba atamaması nedeniyle, tesadüfen hayatta kaldık. Yani; camiyi bombalayacak olanlar darbecilerdi!
HER 120 VATANDAŞTAN BİRİSİ HAKKINDA SORUŞTURMA AÇILDI
* Ali Paşam, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası FETÖ/PDY terör örgütü ile mücadele durumu hakkında neler söylemek istersiniz?
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 12 Temmuz 2026 tarihli açıklamaları gereğince, Türkiye genelinde, FETÖ/PDY ile mücadele kapsamında, 720 bin 338 şüpheli ve sanık hakkında adli işlem başlatıldı. 2025 yılında Türkiye’nin nüfusunun 86 milyon 92 bin 168 kişi olduğunu dikkate alırsak her 120 vatandaştan birisi hakkında FETÖ/PDY ile ilgili soruşturma açıldı.
Son sözüm şu olsun ki FETÖ, asla belirli ve sabit bir durakta gelecek bir otobüse binmek için beklemez. Onlar, sivil ya da asker olsun daima giden araca binerler. 15 Temmuz sonrası içeride olanlara bir de yağmur nereye yağarsa tarlasını oraya taşıyan dışarıdakilere bakın, ne dediğimi anlarsınız.