ABD ile İran arasında tırmanan gerilim karşılıklı saldırı ve açıklamalarla sürerken, Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı yaşananların yalnızca askeri bir kriz değil, daha geniş jeopolitik hesapların parçası olduğunu belirtti.
ABD ile İran arasında tırmanan gerilim, bölgede karşılıklı saldırı ve açıklamalarla yeni bir boyuta taşındı. ABD ordusu, bir Apache helikopterinin düşürülmesine cevap olarak İran’a yönelik saldırı gerçekleştirdiğini duyururken, İranlı yetkililer de Bahreyn’deki ABD 5. Filosu ile Ürdün’deki bir hava üssünü hedef aldıklarını açıkladı.
Artan çatışma ve sertleşen mesajlar, “Washington ile Tahran arasında yeni bir stratejik denklem mi kuruluyor?” sorusunu gündeme getirdi. Öte yandan ABD’nin bölgedeki hedefinin ne olduğu ve Orta Doğu’da nasıl bir güç dengesi oluşturulmak istendiği de merak konusu.
Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Türkiye Gazetesi İçerik Editörü Oğuzhan Yalçın’a yaptığı değerlendirmede, Trump yönetiminin İran politikası, Tahran’ın karşı hamleleri ve iki ülke arasındaki krizin arka planındaki stratejik hesaplamalara ilişkin dikkat çeken analizlerde bulundu.
"ATEŞKES" İFADESİ NEDEN ORTAYA ATILDI?
Prof. Dr. Cihat Yaycı, yaşanan sürecin sürpriz olmadığını belirterek, ateşkes ve “düşmanlıkların sona erdiği” yönündeki ifadelerin aslında ABD iç hukukuna dayanan teknik bir süreçle bağlantılı olduğunu ifade etti.
Yaycı, ABD’de başkanın Kongre onayı olmadan askerî güç kullanımına ilişkin belirli süre sınırları bulunduğunu hatırlatarak, 1973 tarihli yasal düzenleme çerçevesinde bu sürecin 60 günle sınırlandırıldığını, ek sürelerle birlikte toplamda 90 güne kadar uzayabildiğini söyledi. Bu nedenle bazı açıklamaların, bu yasal çerçeve doğrultusunda değerlendirildiğini ifade etti.
Yaşanan gelişmelerin Orta Doğu’da daha geniş bir stratejik planın parçası olduğunu öne süren Yaycı, bölgedeki çatışmalı ortamın uzun vadeli jeopolitik hedeflerle bağlantılı olduğunu savundu. Yaycı, bu sürecin Orta Doğu’nun yeniden şekillendirilmesi tartışmalarıyla birlikte değerlendirildiğini belirtti.
Bölgedeki gerilimin sadece ABD ve İran ile sınırlı olmadığını vurgulayan Yaycı, İsrail, Suriye, Irak ve Körfez ülkelerini de kapsayan daha geniş bir denklemin bulunduğunu ifade etti.
Yaycı ayrıca, bölgede devam eden çatışma ve gerilimlerin Gazze, Batı Şeria ve Suriye’nin güneyi gibi alanlardaki gelişmelerle bağlantılı olduğunu, Körfez ülkeleri ve İsrail arasındaki ilişkilerin de bu sürecin bir parçası olduğunu dile getirdi.
Yaycı'nın açıklamalarının tamamı için...