Randevu sistemini bile eline yüzüne bulaştıran sömürgeci Almanya'nın itibarını korumanın Türk milletvekiline düşmediğini belirten Karahasanoğlu, bu çapulculuğa ve soygun düzenine karşı asıl tepkinin Alman makamlarına verilmesi gerektiğini haykırdı.
Yıllardır içimizdeki batı hayranları tarafından "hukuk devleti, düzen ülkesi" denilerek Türk milletine üstün gösterilmeye çalışılan Almanya’nın, vize başvurularında tam bir hokkabazlık ve serserilik düzeni kurduğu canlı yayında patlak verdi. Gazeteci Fatin Dağıstanlı'nın vatandaşların aylarca, hatta yıllarca vize randevusu bile alamadığını itiraf etmesi üzerine başlayan tartışmada, sömürgeci batının dijital sistemler üzerinden kurduğu rant çarkı gözler önüne serildi.
Muhalefet milletvekili Selçuk Özdağ'ın, aracı şirketlerin sistemleri ele geçirdiğini söyleyerek adeta Alman elçiliğinin beceriksizliğini savunmaya kalkması, bardağı taşıran son damla oldu. Almanya'nın kendi bilişim sistemini dahi yönetmekten aciz olduğunu belirten Karahasanoğlu, "Sizin ağzınız açık Almanya'yı öve öve bitirememenizin sorumlusu kim?" diyerek fondaş zihniyete adeta ders verdi.
Türk milletinin bırakın vizeyi randevu dahi alamadığını söyleyen Fatin Dağıstanlı'ya Yeni Akit yazarı Ali Karahasanoğlu; "Randevu da vermiyorsa... Kusura bakmayın ama, "randevu vermiyor" diyorsunuz. Selçuk Özdağ da aynısını söylüyor; "Şirketler kurulmuş" diyor, "O şirketler 1 saniyede o randevuların hepsini bypass ediyor" diyor.
Yahu, "hukuk devleti" dediğiniz Almanya, verdiği, vermek için açtığı o bilgisayar randevu sistemini yönetemiyorsa, sizin ağzınız açık Almanya'yı öve öve bitirememenizin sorumlusu kim? Biz miyiz? Almanya'yı göklere çıkartıyorsunuz!
Ben mi veriyorum vizeyi? O şirketler mi veriyor vizeyi? Şirketler aracılık ediyor. "Şirketler bypass ediyormuş..." O zaman Almanya desin ki: "Arkadaş, yahu 1 saniyede 100 tane, 500 tane talep gelir mi? Aynı IP'den gelir mi?" Alsın elektronik uzmanlarına mı veriyor, bilişim uzmanlarına mı veriyor... "Burada bir yolsuzluk var arkadaş" desin. İster, gerekiyorsa da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na veya neresiyse oraya da suç duyurusunu yapsın. Yapmıyor Almanya!
Almanya'nın itibarını düşünmek, Selçuk Özdağ'a... Türkiye'nin milletvekiline mi düşüyor? Çık ey Selçuk Özdağ, de ki: "Almanya soytarılık yapmasın! Hokkabazlık yapmasın! Randevu sistemini açtığı an bitiyor. Böyle bir serserilik, böyle bir hoyratlık, böyle bir çapulculuk olmaz" desin Selçuk Özdağ! Ondan sonra desin ki: "Ya arkadaş, iyi güzel de, burada da birileri galiba aracılık ediyorlar vize işlemlerinde. Onların içinde AK Parti'ye yakın isimlerin de olduğuna dair duyumlarım var. İyi niyetle bunların her birinin soruşturulmasını istiyoruz" desin, canım kurban! Ama böyle demiyor. Buradaki açıklamalarını daha okumak istiyordum ama artık gerek yok." ifadelerini kullandı.