İhlas Medya, 15 Temmuz gecesi milletin yanında yer aldı; karanlık gecede gerçekleri aktaran güçlü bir yayıncılık örneği sergiledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TGRT Haber canlı yayınındaki tarihi çağrısı ise gecenin seyrini değiştiren dönüm noktalarından biri oldu.
FETÖ’nün 15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden tam 10 yıl geçti. O karanlık gecede milletin sokağa inerek darbeyi önlemesinde başta İhlas Medya olmak üzere basın kuruluşlarının büyük katkısı oldu.
İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Mücahid Ören’in “Bu bir var olma mücadelesidir; kanımızın son damlasına kadar savaşacağız” çağrısıyla İhlas Medya Grubuna bağlı yayın kuruluşları âdeta seferberlik ilan etti.
Medya Grup Başkanı Aslıhan Ören’in sevk ve idare ettiği ekip, ardı ardına yaptığı canlı bağlantılarla vatandaşın darbeye karşı direnmesinde öncü oldu. O dönem İhlas Holding Ankara Temsilcisi olan Nuri Elibol ile TGRT Haber ve İHA Ankara Temsilcisi olan Batuhan Yaşar sabaha kadar yayın yaptı. Yaşar’ın FaceTime uygulaması üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bağlanması ve Erdoğan’ın TGRT Haber canlı yayınında vatandaşa direnme çağrısı yapması, darbenin seyrini değiştiren önemli bir eşik oldu.
O karanlık gecenin sabahında İhlas Haber Ajansı’nın 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde darbecilerin gözaltına alındığını gösteren canlı yayın görüntüleri, hain kalkışmanın bastırıldığını gözler önüne serdi.
İşte o gece yaşananlar:
TGRT Haber yayınına o gece ilk olarak AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci bağlandı. İnsanları sokağa davet eden ilk isim Temurci oldu. Daha sonra TGRT Haber ekibi kısa sürede Başbakan Binali Yıldırım’a ulaştı. Binali Yıldırım da saat 23.59’da TGRT Haber yayınında millete seslenerek, “Vatandaşlarımızı demokrasiye, millî iradeye sahip çıkmaya çağırıyoruz” diye konuştu. Daha sonra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek yayına alındı. Gökçek de “Ben bu yayından sonra sokağa çıkacağım. Bütün vatandaşlarımızı dışarıya davet ediyorum” dedi. TGRT Haber’de önemli isimlerin birbiri ardına direnme çağrısı yaptığı anlarda bazı kanallar ise “Ordu yönetime el koydu” ifadeleriyle ihtiyatlı(!) yayın yapıyordu.
TARİHE GEÇEN SÖZLER
Bir başka canlı yayına hazırlanıldığı sırada Batuhan Yaşar, İhlas Medya’nın en üst yöneticisinden muhabirine kadar tüm çalışanlarının düşüncesi olan ve tarihe geçen o sözleri söyledi:
“Devletimizin, Cumhurbaşkanı’mızın, hükûmetimizin yanındayız. Öleceksek bu gece ölelim...”
UMUTLARINI SÖNDÜRDÜ
TGRT Haber’in o geceki en büyük başarılarından biri de Özel Kuvvetler Komutanı Zekâi Aksakallı’ya ulaşarak canlı yayına çıkarması oldu. Özel Kuvvetlerin efsane komutanı Aksakallı’nın “Bu eşkıyalara bu ülkeyi bırakmayacağız” sözleri, kendilerine destek arayan darbeci askerlerin direncini kırdı.
İlerleyen dakikalarda ise darbecilerin sonunu hazırlayan o tarihî yayın yapıldı. TGRT Haber, darbecilerin karartma ve engelleme çabalarına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bağlanmayı başardı. Erdoğan TGRT Haber’de Batuhan Yaşar’ın cep telefonundan, FaceTime uygulaması üzerinden vatandaşa seslenerek milleti sokağa davet etti. Cumhurbaşkanı’nın çağrısının ardından vatandaşlar sokaklara akın ederek darbeyi engelledi.
6 Mart 2022’de vefat eden İhlas Medya Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar, bir röportajında 15 Temmuz gecesi yaşananları şu sözlerle anlattı:
Bizim milletle olan bağımızın kesilmesi darbeciler tarafından konuşulmuş. ‘Bunlar nasıl çıkartıyorlar bu insanları? Kapatın, gelin’ şeklinde ifadeler söylendi bize. Haber merkezimizin her an darbeciler tarafından basılacağı yönünde İstanbul’dan sık sık uyarılar yapıldı. ‘Güvenlik tedbiriniz var mı?’ diye sordular. Ama halk geldi, bizi korumak için. Sonra Mücahid Bey (İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Mücahid Ören) ile görüştük. Daha hiçbir şey belli olmamıştı. Bombalar atılmamıştı. Bize şu talimatı verdi: Biz demokrasinin yanındayız. Biz Türkiye’nin yanındayız. Biz Cumhurbaşkanı’mızın yanındayız. Çok dik duracağız ve darbecilere çok sert yayınlarla karşılık vereceğiz. İşte yayın politikamız budur.
Hiçbir şekilde geri adım atmamaya ve darbeye karşı çıkma anlamında bir gazeteci olarak bütün argümanları kullanmaya karar verdik. ‘Her gün ölünmez, öleceksek bugün ölelim’ cümlesiyle başladık. Daha sonra Cumhurbaşkanı’nı yayına bağlamak için danışmanı Mustafa Varank’ı aradım. Mustafa Varank daha kardeşinin vefat ettiği haberini almamıştı. Bana ‘Ben Sayın Cumhurbaşkanı ile beraber değilim, İstanbul’dayım. Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan kendisine eşlik ediyor’ dedi. Öyle deyince hemen onu aradım. Onunla konuştum. Bir hazırlık yapıyorlardı. Bağlanmak istediğimizi, bütün Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’nı ekranlarda görmek istediğini, herkesin ona ihtiyacı olduğunu söyledim. ‘Tamam’ dedi. Bütün Türkiye Sayın Cumhurbaşkanı’nın konuşmasını FaceTime uygulaması üzerinden görüntülü olarak izledi. Sayın Cumhurbaşkanı’nın soğukkanlı tavrı bütün Türkiye’yi rahatlattı.
Patronumuzla bu kararı aldıktan sonra çok sert bir şekilde darbeye karşı yayın yapmaya devam ettik. Kanallardan bazıları TSK’nın sözde darbe bildirisini bile yayınladı. Mermi olayımız da var tabii. Bizim çatımız her gün temizlenir. Olaylardan sonra birisi gelmiş, dik bir şekilde M16 mermisi bırakmış. Mermi bırakmanın anlamı ‘Ayağınızı denk alın’dır.
Yönetim Kurulu Başkanı’mız Ahmet Mücahid Ören’in olayın her anında bize desteği sonsuzdu. Sürekli aradı. Ankara ile İstanbul sürekli irtibat hâlindeydi. Darbecilerin ekmeğine yağ sürecek hiçbir haber ve görüntü TGRT, İHA ve Türkiye gazetesinden geçmedi. ‘Sokağa çıkın’ çağrısını sabaha kadar sık sık dile getirdik. Bu darbenin emir-komuta zinciri dışına çıkılarak gerçekleştirildiği ilk defa TGRT ekranlarından söylendi. Özel Kuvvetler Komutanı ilk defa TGRT Haber’e bağlanarak bütün yaşananları ve geceyi anlattı. Darbe karşıtı generaller Türkiye’ye seslendiler. Darbecilere durmalarını söylediler. Yayına alırken hiç tereddüt etmedik. Çünkü gün, çok hızlı bir şekilde karar alıp uygulamaya geçme günüydü. Sabah olduğunda eve sadece üstümü değiştirmeye gittim. Üstümüzü değiştirdik ve tekrar akşama kadar yayında kaldık. 48 saate ulaşan bir yayıncılık örneği bu aslında.