Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya’nın başkenti Moskova’da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından gündeme ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın dünyaya “nefes aldırdığını” belirten Fidan, anlaşmanın başarıyla imzaya kavuşmasının bölgesel istikrar açısından kritik olduğunu ifade etti.
Fidan ayrıca Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş güvenliğinin korunmasının küresel ekonomi için hayati önem taşıdığını vurguladı.

İşte Hakan Fidan'ın konuşmasının satır başlıkları:
Mutabakat dünyaya nefes aldırdı. ABD-İran arasındaki mutabakat başarıyla imzaya kavuşmalı.
Hürmüz Boğazı'nın geçişe açık tutulması önemlidir.
Ukrayna savaşı barışçıl yollarla sonlandırılmalıdır. Türkiye, Ukrayna meselesinin çözümünde her türlü desteği vermeye devam edecek. Her türlü ara buluculuk rolüne katkıda bulunacak, kendisinin oynayabileceği ara buluculuk rollerini oynamaya devam edecek.
Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkiler, liderlerimizin ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda ve bizlerin çalışmalarıyla giderek daha da iyiye gitmekte. Aramızdaki üst düzey ziyaretler ve koordinasyon çalışmaları kesintisiz devam etmekte. Başta liderlerimiz, bizler, diğer bakanlarımız, bürokratlarımız, iş adamlarımız sürekli iki ülke arasındaki ilişkiyi birçok alanda nasıl ileri götürürüz, onun çalışmaları içerisindeler.
Rusya ziyaretim esnasında hem ikili konuları hem bölgesel konuları derinlemesine konuşma imkanımız olacak. Türkiye-Rusya ticaret konusunda, enerji konusunda ve bağlantısallık konusunda gerçekten çok ciddi projeleri hem şu anda yürütüyorlar hem de potansiyel projelerin üzerinde değerlendirmelerde bulunuyorlar.

Bölgesel istikrarın en önemli başlıklarından biri de Suriye'dir.
İsrail'in bölgedeki tavırları, sadece birkaç ülkenin sorunu değil, bütün dünyanın sorunu. İlk defa bütün dünyada İsrail'in oluşturduğu illüzyonun dağılmasına yönelik bir anlayış birliği oluşmakta. Bu anlayış birliğinin gerekli diplomatik yöntemler konularak bir eylem birliğine dönüşmesi gerekiyor artık. İsrail, bütün dünyanın kendisine karşı bir diplomatik eylem çabası içinde olduğunu gördüğü zaman adım atması mümkün değildir. Ülkelerin samimi olması, yanlışa yanlış demesi, bir araya gelip yanlış adım attığı zaman da gerekli cevabı vermesi gerekir. Bu olduğu zaman İsrail adım atmayacaktır.