VEYSEL AĞDAR
Karadeniz ekonomisinin temel direği olan fındıkta yeni sezon öncesi endişeler derinleşiyor. Artan üretim maliyetleri, serbest piyasada oluşan fiyat baskısı ve peş peşe ortaya çıkan zararlı istilaları, üreticiyi yeni bir belirsizlik sürecine sürüklüyor. Zararlılarla mücadele sürerken, üreticinin en büyük sorunlarının başında hızla yükselen maliyetler geliyor. Çiftçi henüz fındık dalındayken gübre, ilaç ve işçilik giderlerinde yeni sezon zamlarıyla karşı karşıya kaldı. Geçen yıl tanesi 10 liraya alınan çuval bu sezon 20 liraya yükselirken, sahadan alınan bilgilere göre geçen yıl 1650-2000 lira arasında olan fındık toplayacısının günlük yevmiyesi 2500- 3500 TL’ye, 4 -5 bin lira olan ot tırpancısının yevmiyesi ise 7-8 bin TL bandına çıktı. Dönüm başı 175 lira destek alan fındık çiftçisinin 20-25 dönümlük arazisinin sırf otlarını temizletmek için yaptığı masraf 70-80 bin lirayı buluyor. Geçen yıl saati 4 bin lira olan patoz ücretinin ne seviyeye çıkacağı merak edilirken çiftçinin yaklaşan hasat öncesi bütün umudu Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıklayacağı alım fiyatlarında.
“Fiyatlardaki sert düşüş normal değil”
Yaklaşan hasat öncesi değerlendirmelerde bulunan Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, üreticinin serbest piyasaya olan güvenini büyük ölçüde kaybettiğini söyledi. Geçen yıl zirai don nedeniyle rekoltenin ciddi biçimde düşmesine rağmen fiyatların Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım fiyatının altına gerilemesini “kabul edilemez” olarak nitelendiren Soydan, yaşanan sert düşüşü “manidar” olarak değerlendirdi. “Yaklaşık 65 yılın en ağır zirai don afetlerinden birini yaşadık. Fındığın en az yarısı zarar gördü. Böyle bir yılda serbest piyasada fiyatların 350–370 TL bandına çıktıktan sonra kısa sürede 170–180 TL seviyelerine gerilemesi normal bir piyasa hareketi değildir,” diyen Soydan, bu sürecin üreticide ciddi bir güven kaybına yol açtığını vurguladı.
“Üretici elindeki ürünü değerlendiremedi”
Fiyatlardaki ani düşüş nedeniyle birçok üreticinin elindeki ürünü satamadığını belirten Soydan, “300 TL’nin üzerinde satan da oldu, 200 TL’den satan da… Ancak ani düşüş sonrası birçok üretici fındığını elinde tutmak zorunda kaldı. Serbest piyasanın bu tavrı üreticiyi şok etti ve güveni sarstı” ifadelerini kullandı.
“Güvensizlik uzun vadede büyük risk”
Bu sezon bahçelerde ciddi bir afet yaşanmadığını ancak maliyet baskısının her zamankinden daha ağır olduğunu dile getiren Soydan, gübre, ilaç ve işçilik giderlerinde yüzde 50’nin üzerinde artış yaşandığını söyledi. “Üretici hem elindeki fındık hem de bahçesindeki ürün için haklı bir beklenti içinde. Açık söylemek gerekirse, bugün tüm umut TMO’nun açıklayacağı alım fiyatında” dedi. Serbest piyasanın üreticiye güven vermediğini yineleyen Soydan, “Fiyatlar düşebilir ama makul ve kademeli düşmelidir. 350 liradan 170 liraya sert iniş, üreticiyi bahçeden uzaklaştırır. Bu durum uzun vadede sektör için büyük bir risktir” değerlendirmesinde bulundu.
“Üretici kazanırsa herkes kazanır”
Fındığın Türkiye için stratejik ve milli bir ürün olduğunun altını çizen Soydan, “Fındık, ülkemize yılda 2,5–3 milyar dolar döviz kazandıran, Karadeniz’de alternatifi olmayan bir üründür. Üretici kazanırsa üretim artar, kalite yükselir, ihracat güçlenir. Kaybeden sadece üretici olmaz; sektör, bölge ve ülke kaybeder” diye konuştu.
Ziraat odaları olarak üreticinin hak ettiği fiyatı alması için mücadele etmeye devam edeceklerini belirten Soydan, yeni sezonda istikrarlı ve üreticiyi koruyan bir fiyat politikası beklentisi içinde olduklarını sözlerine ekledi.
"Giresun ve Ordu’ya pozitif ayrımcılık yapılmalı"
Geçen yıl 20-25 dönüm fındık bahçesi için ilaçlama, gübreleme ve ot temizlemesine yaklaşık 100-150 bin lira arasında masraf yaptığını dile getiren Giresun Tirebolulu fındık çiftçisi Ali Usta, Giresun ve Ordulu fındık çiftçisine desteklemelerde pozitif ayrımcılık uygulanmasını istedi. Geçen yıl 13 bin lira olan gübre masrafının 25 bin 500 liraya çıktığını bildiren Usta, “4 bin liraya yaptırdığım ot toplama için Mayıs ayında 7 bin liradan 5 yevmiye verdim. Temmuzda bir daha yaptıracağım. Geçen yıl toplayıcının yevmiyesine 1800 lira verdim. Şimdi 2 bin 500-3 bin 500 lira dillendiriliyor. Dönüm başı 175 lira olan devlet desteği hangisine yetecek” diye serzenişte bulundu.