ABDULLAH SÖNMEZ / KÜTAHYA
Kütahya’da 1989 yılında Bekir Eskioğlu tarafından kurulan Derya Madencilik, yapı kimyasalları markası Aragonit çatısı altında yeni yatırımlarla büyümesini sürdürüyor. Madencilikten yapı kimyasallarına uzanan dönüşümüyle bugün sektörün önemli oyuncuları arasında yer alan şirket, geniş ürün gamıyla dikkat çekiyor.
1996 yılından bu yana yapı kimyasalları ürettiklerini belirten Derya Madencilik Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Eskioğlu, sektörün zaman içerisinde önemli bir dönüşüm yaşadığını söyledi. Başlangıçta yalnızca fayans çimentosu olarak tanımlanan ürün grubunun bugün çok daha geniş bir yapı kimyasalları ekosistemine dönüştüğünü belirten Eskioğlu, şirket olarak bu değişime hızlı uyum sağladıklarını kaydeden Eskioğlu, Aragonit markası altında inşaat sektörünün farklı ihtiyaçlarına yönelik geniş bir ürün gamı oluşturduklarını dile getirdi. Tolga Eskioğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Bugün seramik yapıştırıcıları, derz dolguları, ısı yalıtım sistemleri, endüstriyel yüzey kaplamaları, dekoratif kaplamalar, hazır sıvalar, su yalıtım sistemleri ile epoksi ve bitümlü ürünler başta olmak üzere 300’ün üzerinde ürün üretiyoruz. Amacımız iş ortaklarımızın ihtiyaç duyduğu tüm ürün gruplarını tek marka altında karşılayabilmek. Bu doğrultuda ürün çeşitliliğimizi sürekli artırıyoruz. Devam eden yatırımlarımız tamamlandığında ürün sayımızı 1000’in üzerine çıkararak sektörde çok daha güçlü bir konuma ulaşmayı hedefliyoruz” diye konuştu.
Büyüme stratejilerinin temelinde sürekli yatırım anlayışının yer aldığını aktaran Tolga Eskioğlu, “Kuruluşumuzdan bugüne kadar yatırım yapmadığımız hiçbir yıl olmadı. Sektörün zor dönemlerinde dahi yatırımlarımızı durdurmadık. En olumsuz ekonomik koşullarda bile ya teknolojik revizyon gerçekleştirdik ya da üretim kapasitemizi artıracak yatırımları hayata geçirdik. Çünkü rekabet gücünü korumanın en önemli şartının sürekli gelişim olduğuna inanıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada sahip olduğumuz üretim altyapısı, yıllar boyunca kesintisiz şekilde sürdürdüğümüz yatırım politikamızın doğal sonucudur. Önümüzdeki dönemde de aynı anlayışla yatırımlarımıza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Üretimde otomasyon oranı yüzde 98'e ulaştı
Üretim tesislerinde ileri otomasyon teknolojilerinden yararlandıklarını belirten Tolga Eskioğlu, dijitalleşmenin üretim verimliliğine doğrudan katkı sağladığını söyledi. Eskioğlu, “Bugün fabrikalarımızdaki otomasyon oranı yaklaşık yüzde 98 seviyesinde bulunuyor. Bu teknolojik altyapı sayesinde çok yüksek üretim kapasitesine ulaşabiliyoruz. Eğer mevcut otomasyon sistemlerimiz olmasaydı bugün gerçekleştirdiğimiz üretim miktarına ulaşabilmek için yaklaşık 800 ila 900 kişilik bir istihdama ihtiyaç duyacaktık. Oysa bugün aynı üretim hacmini yaklaşık 200 kişilik kadroyla gerçekleştirebiliyoruz. Teknoloji yatırımları yalnızca verimlilik değil kalite standardı sürdürülebilirlik ve rekabet açısından da büyük avantaj sağlıyor” şeklinde konuştu.
Kütahya’da iki yeni yatırım devam ediyor
Kütahya Organize Sanayi Bölgesi ile Kütahya Zafer Organize Sanayi Bölgesi’nde iki önemli yatırımının sürdüğünü ifade eden Eskioğlu, ilk yatırımın 2026 yılı içerisinde devreye alınacağını söyledi. Mastik, silikon, teknik yapıştırıcılar, poliüretan, poliüre ve çivi üretim tesisinin bu yılın üçüncü çeyreğinde faaliyete geçeceğini belirten Eskioğlu, ikinci yatırım kapsamında ise plastik ve çelik dübel, yalıtım fileleri, pah bantları ve köşe çıtaları üretilecek yeni tesisin inşaat çalışmalarının başladığını, söz konusu yatırımın ise 2027 yılının üçüncü çeyreğinde üretime başlamasının hedeflendiğini kaydetti.
2030’a kadar 3 farklı bölgede fabrika kuracak
Yalnızca mevcut yatırımlarla sınırlı kalmayacaklarını ifade eden Tolga Eskioğlu, “Türkiye genelinde yapı kimyasalları sektöründe üç farklı bölgede yeni üretim tesisleri kurmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hedefimiz 2030 yılı sonuna kadar bu fabrikaları da devreye alarak hem pazara daha yakın üretim yapmak hem de müşterilerimize daha hızlı hizmet sunabilmek. Rekabetçi yapımızı korurken aynı zamanda iş ortaklarımıza sunduğumuz hizmetin sürekliliğini güvence altına almak istiyoruz. Yeni yatırımlarımızla birlikte üretim kapasitemizi artırırken ürün çeşitliliğimizi de önemli ölçüde genişletmiş olacağız.” dedi.
“Kalite standartlarımızı üretimin her aşamasında uyguluyoruz”
Üretimde kalite yönetiminin şirket kültürünün ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Tolga Eskioğlu, “Ürettiğimiz her ürünün ulusal ve uluslararası standartlara uygun olmasına büyük önem veriyoruz. Bugün ürünlerimiz Türk Standartları Enstitüsü belgelerinin yanı sıra CE işareti ve uluslararası kalite sertifikalarına sahip. Bunun yanında ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve ISO 45001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi belgeleriyle üretim süreçlerimizi sürekli denetliyor ve geliştiriyoruz. Yaklaşık 50 adet TSE belgemiz bulunuyor. Kaliteyi yalnızca bir belge olarak değil, müşterilerimize sunduğumuz güvenin temel unsuru olarak görüyoruz. Bu anlayışımız yeni yatırımlarımızla birlikte daha da güçlenerek devam edecek” diye konuştu.