AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raporu taslağında yer alan yaptırım listesi önerisine tepki göstererek egemenlik haklarının tartışılamayacağını vurguladı.
AVRUPA PARLAMENTOSUNDAN YAPTIRIM AÇIKLAMASI
Avrupa Parlamentosu'nda 17 Haziran'da oylanması planlanan Türkiye raporunun taslak metnine, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in AB yaptırım listesine dahil edilmesi yönünde bir öneri eklendi. Raporun hazırlanma sürecinde yer alan Slovenyalı parlamenter Vladimir Prebilic, T24 yazarı Cansu Çamlıbel'e verdiği röportajda, söz konusu öneri kabul edilse dahi raporun tavsiye niteliği taşıdığını, doğrudan bir sonuç doğurmayacağını ve Ankara'nın da bu durumdan haberdar edildiğini belirtti.
ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK'İN TEPKİSİ
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla gelişmeye tepki göstererek Avrupa Parlamentosu raporlarının tavsiye niteliğinde siyasi metinler olduğunu ifade edip, "Bu metinler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti'nin yargı kurumlarını hedef almak, milli iradeye ve devletimizin egemenlik haklarına yönelmiş beyhude bir çabadır" açıklamasında bulundu.
ÖMER ÇELİK'İN "SÖMÜRGE KOMİSERİ ÜSLUBU" ELEŞTİRİSİ
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bir Avrupa Parlamentosu üyesinin Türkiye hakkında sömürge komiseri üslubuyla konuştuğunu ve bunun siyasi bir utanç olduğunu belirterek, "Siyasi bir niteliği olmadığı konuşmasından anlaşılan bu şahsın ciddiye alınacak bir tarafı yoktur. Bu kişi ‘Avrupa Parlamentosu üyesi ve gölge raportör' sıfatını taşıdığı için, ‘Avrupa Parlamentosu' hakkında gösterdiğimiz özen gereği mecburen cevap veriyoruz" ifadesini kullandı.
"KİMSENİN HADDİ DEĞİL"
Açıklamasının devamında Türkiye Cumhuriyeti Kabinesini ve Adalet Bakanını saygısız bir dille hedef göstermenin kimsenin haddi olmadığını, egemenlik haklarına saygının tartışılamayacağını dile getiren Çelik, kurumun yapısını eleştirerek, "Türkiye Cumhuriyeti Kabinesini, Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek'i ve Kabinemizin herhangi bir üyesini saygısız bir dille hedef göstermek kimsenin haddi değildir. Avrupa Parlamentosu adına yapılan bu saygısızlığın arkasındaki saikler, bu köklü kurum tarafından ciddi şekilde sorgulanmalıdır. TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN EGEMENLİK HAKLARINA SAYGI, bir tartışma konusu olamaz. Avrupa Parlamentosu geçmişte nitelikli bir "siyaset ve insan hakları okulu"ydu. Bugün ise "sömürge komiseri" edasıyla konuşan bazı niteliksiz siyasetçilerin "güdümlü siyasi lobi" faaliyetleri yüzünden değer kaybetmektedir. Türkiye hakkında geçmiş yıllarda hazırlanan raporların da gerçeği yansıtmak ve diyalog kapılarını açmak yerine, bazı siyasi odakları tatmin etmek üzerine kurulduğu görülmüştür. Avrupa Parlamentosu'nun saygın geçmişine ve hakkaniyetli yaklaşımlarına uygun her türlü diyaloğa önem veriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik haklarına yapılan hiçbir saygısızlığa ise izin vermeyiz" dedi.
GAZZE POLİTİKASI VE SİYASİ BAĞNAZLIK TEPKİSİ
Avrupa Parlamentosu'nun Gazze başta olmak üzere temel insanlık konularında yanlışlarını telafi etmesi ve yaptırım araçlarını Gazze'deki eylemleri destekleyen Avrupalı siyasetçiler için kullanması gerektiğini belirten Çelik, Türkiye'ye yönelik dilin reddedildiğini kaydederek, "Avrupa Parlamentosu'nun başta GAZZE olmak üzere temel insanlık konularında tarihin doğru tarafında duramayan yanlışlarını güçlü şekilde telafi etmesi gerekir. Avrupa Parlamentosu "İNSANLIK İTTİFAKI"nın güçlü bir destekçisi olacak birikime sahiptir ve bu birikime önce Parlamento üyelerinin saygı duyması gerekir. Bu çerçevede, Avrupa Parlamentosu "yaptırım" araçlarını doğru ve saygın biçimde kullanmak istiyorsa, siyonistlerin Gazze'deki soykırım suçlarını destekleyen Avrupalı siyasetçileri gündemine almalıdır. Avrupa'daki siyonist soykırım destekçisi siyasetçilere yaptırım kararı almayan AP'nin diğer konularda söz söyleme zemini yoktur. Bugün Avrupa Parlamentosu'nun bazı üyelerinin çeşitli etkiler altında "SİYASİ BAĞNAZLIĞIN" vesayeti ile hareket ettiği pek