Ana içeriğe geç

Gençler gençlere destek oluyor! Sınav kaygısına akran reçetesi

Üniversite öğrencileri, yaşadıkları sınav deneyimlerini lise öğrencileriyle paylaşarak kaygıyla mücadelede yeni bir dayanışma modeli oluşturuyor. Bugüne kadar 3 binden fazla gence ulaşan proje, "beni en iyi beni yaşayan anlar" yaklaşımını eğitim sistemine taşıyor.

Gençler gençlere destek oluyor! Sınav kaygısına akran reçetesi
Türkiye Gazetesi
16

Üniversite öğrencileri, yaşadıkları sınav deneyimlerini lise öğrencileriyle paylaşarak kaygıyla mücadelede yeni bir dayanışma modeli oluşturuyor. Bugüne kadar 3 binden fazla gence ulaşan proje, "beni en iyi beni yaşayan anlar" yaklaşımını eğitim sistemine taşıyor.

ZİYNETİ KOCABIYIK - Üniversite sınavına hazırlanan milyonlarca genç için en büyük rakip çoğu zaman sorular değil, kaygı oluyor. Ancak gençlerin bu zorlu süreçte yalnız olmadığını gösteren bir proje, sınav stresine karşı dikkat çekici bir çözüm sunuyor: Akran desteği.

Menarini Türkiye ve Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) iş birliğiyle yürütülen "Kaygını Yönet, Potansiyelini Keşfet" projesi kapsamında özel eğitim alan üniversite öğrencileri, lise öğrencileriyle bir araya gelerek kendi sınav deneyimlerini ve kaygıyla baş etme yöntemlerini paylaşıyor. Golden Pulse tarafından "Yılın En Başarılı Sosyal Sorumluluk Projesi" ödülüne layık görülen çalışma, bugüne kadar 3 binden fazla gence ulaştı.

“BEN DE YAŞADIM" DESTEĞİ SINAV STRESİNİ AZALTIYOR

Uzmanlara göre sınav kaygısını azaltmada en etkili yöntemlerden biri, benzer süreçlerden geçmiş kişilerle kurulan bağ. Çünkü gençler çoğu zaman yetişkinlerin tavsiyelerinden çok, aynı yollardan geçmiş akranlarının deneyimlerine kulak veriyor.

Bu kapsamda üç günlük yoğun bir eğitim programından geçen üniversiteli gönüllüler; kaygının bedensel etkileri, bilinçli farkındalık uygulamaları ve alternatif düşünme teknikleri konusunda bilgi sahibi oluyor. Daha sonra okullarda düzenlenen buluşmalarda bu deneyimlerini lise öğrencileriyle paylaşıyor.

KAYGIYI AZALTMAK İÇİN SOĞUK SU

Proje Danışmanı Klinik Psikolog Alev Kurt Başer, sınav kaygısının aslında beynin doğal alarm sistemi olduğunu belirterek, gençlerin kaygı karşısında çaresiz olmadığını söylüyor. Başer'e göre yüzü kısa süreli soğuk suyla yıkamak, nefes egzersizleri yapmak, doğayla temas kurmak ve dikkati bulunduğu ana yönlendirmek gibi basit uygulamalar yoğun kaygıyı azaltabiliyor.

Başer, kaygının geleceğe yönelik bir duygu olduğunu vurgulayarak gençlere "şimdi ve burada" kalmalarını öneriyor. Kaygı yükseldiğinde çevredeki nesnelere, renklere ve ayrıntılara odaklanmanın zihni gelecekteki olumsuz senaryolardan uzaklaştırabildiğini ifade ediyor.

Uzmanlar, sınav döneminde ailelerin tutumunun da belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Ebeveynlerin kendi kaygılarını çocuklarına yansıtmamaları, eleştirmek yerine destekleyici bir iletişim kurmaları ve gençlerin ihtiyaçlarını doğrudan sormaları gerektiği belirtiliyor.

Eğitimde başarı yalnızca yüksek puanlarla ölçülmüyor. Projenin temel yaklaşımı da gençlerin sadece sınava değil, geleceğe hazırlanması. Yeteneklerini keşfetmeleri, güçlü yönlerini fark etmeleri ve kendi potansiyellerini ortaya çıkarmaları hedefleniyor.

Sınav maratonunun yoğunlaştığı bu günlerde proje, önemli bir gerçeği yeniden hatırlatıyor: Kaygıyla mücadelede bazen en güçlü destek, aynı yoldan geçmiş bir başka gencin "Ben de yaşadım, başarabilirsin" demesi oluyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler