Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın tutukluluğunun 1. yılında İstanbul Barosu'nda bir açıklama yapıldı. İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu'nun da katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda basın açıklamasını avukat Deniz Yavuzyılmaz okudu.
Açıklamada, "Bir yılı bulan bu tutsaklık süreci, istisnai bir tedbir olması gereken tutuklamanın, savunmayı cezalandırma ve sindirme aracına dönüştürüldüğünün en net göstergesidir" ifadesi kullanıldı.
"MÜVEKKİLLERİN ADİL YARGILANMA HAKKI TEHDİT EDİLMEKTEDİR"
Toplantının devamında, "Başından itibaren haksız olan ve sürdürülen bu tutukluluk ve tecrit hali, meslektaşımızın kişi özgürlüğünü ihlal ettiği gibi doğrudan doğruya müvekkillerinin adil yargılanma hakkını da tehdit etmektedir" denildi.
"BAĞIMSIZ SAVUNMAYA YÖNELİK AĞIR BİR SALDIRI"
Basın açıklamasını Mehmet Pehlivan ile dayanışma amacıyla gerçekleştirdiklerini belirten avukat Deniz Yavuzyılmaz, "Bugün, meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan’ın haksız tutsaklığının birinci yılı vesilesiyle bir aradayız. Öncelikle belirtmek isterim ki bu tutuklama bir bireyin özgürlüğünden mahrum bırakılmasının ötesinde, bağımsız savunmaya yönelik organize ve ağır bir saldırıdır" ifadelerini kullandı.

"TUTUKLANMASININ NEDENİ GÖREVİNİ HAKKIYLA YERİNE GETİRMESİDİR"
Yavuzyılmaz, davanın hukuki sürecine ve suçlamalara ilişkin eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü:
"Mehmet Pehlivan'ın tutuklanmasının yegâne nedeni, avukatlık mesleğinin gereği olan bağımsız savunma görevini ifa etmesi ve bu görevini de hakkıyla yerine getirmesidir. Meslektaşımıza yöneltilen iddialar; bir avukatın hukuki temsilin temel bir bileşeni olan meşru savunma stratejilerini yürütmesinin, 'örgütsel faaliyet' şeklinde asılsızca çarpıtılmasından ibarettir.
Halbuki Avukatlık Kanunu son derece açıktır; bir avukatın mesleki faaliyetlerinden ötürü soruşturulabilmesi için Adalet Bakanlığı'nın izni şarttır. Ancak meslektaşımız hakkında bu yasal güvence kasten yok sayılmış, kanun açıkça çiğnenerek yalnızca yönlendirmeli itirafçı beyanlarına ve asılsız niyet okumalarına dayanılarak tutuklama kararı verilmiştir. Yalnızca meslektaşımız yönünden değil; dosyada bulunan ifadelerin yasak usullerle alındığı, kişilerin iradelerinin sakatlandığı da yargılama sürecinde ortaya çıkmaktadır.
Bu ifadeler dediğim gibi, meslektaşımızın tutuklanmasına ve yargılanmasına da gerekçe yapılmıştır. Yargılama aşamasında yöneltilen isnatların nasıl elde edildiği belli olmayan, soyut, içi boş, kurgusal ve tamamen iftira niteliğindeki yalan beyanlara dayandığı da ortaya konmuştur. Dosyadaki gerçek de açıktır: Mehmet Pehlivan yalnızca avukatlık yapmıştır."

"AVUKATLIK MESLEĞİ KRİMİNALİZE EDİLMEK İSTENİYOR"
Tutukluluğun yarattığı hukuki sonuçlara dikkat çeken Yavuzyılmaz, sürecin asıl amacına yönelik şunları kaydetti:
"Dediğim gibi tüm bunlar basit bir usul hatası değil, apaçık bir hak gaspıdır. Bir yılı bulan bu tutsaklık süreci, istisnai bir tedbir olması gereken tutuklamanın, savunmayı cezalandırma ve sindirme aracına dönüştürüldüğünün en net göstergesidir. Başından itibaren haksız olan ve sürdürülen bu tutukluluk ve tecrit hali, meslektaşımızın kişi özgürlüğünü ihlal ettiği gibi doğrudan doğruya müvekkillerinin adil yargılanma hakkını da tehdit etmektedir.
Asıl hedefin ne olduğunu çok iyi biliyoruz: Bu yargı kuşatmasıyla avukatlık mesleği kriminalize edilmek istenmekte, etkin avukatlık pratiği suç sayılarak tüm savunma makamı üzerinde caydırıcı bir korku iklimi yaratılması amaçlanmaktadır. Ancak Mehmet Pehlivan'ın da altını çizdiği gibi: Mehmet’in üye olduğu tek örgüt, Türkiye Barolar Birliği ve İstanbul Barosu’dur. Yani bu ülkenin onurlu savunma geleneğidir"
"DERHAL VE KOŞULSUZ OLARAK SERBEST BIRAKILMALI"
Açıklama, avukatların geri adım atmayacağı ve mücadeleye devam edeceği vurgulanarak şu sözlerle son buldu:
"Biz avukatlar teslim olmayız; korkutma ve susturma çabalarına boyun eğmeyiz. Mesleki faaliyetimizin suç sayılmasını ve avukatlık pratiğimize boyun eğdirilmeye çalışılmasını kabul etmiyoruz. Meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan'ın derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmasını talep ediyor, bağımsız savunma hakkı sağlanana dek bu mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğimizi duyuruyoruz" (ANKA)