Uzun süredir mevsim normallerinde seyreden hava sıcaklıkları, yerini Trakya üzerinden yurda giriş yapacak olan fırtınalı ve yağışlı yeni bir sisteme bırakıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM) tarafından yayımlanan güncel meteorolojik haritalara göre, Marmara Bölgesi bu gece saatlerinden itibaren şiddetli bir hava muhalefeti ile karşı karşıya kalacak. Özellikle İstanbul'da Cumartesi sabah saatlerinde etkisini zirveye taşıması beklenen yağışların, gün boyu aralıksız sürerek kentin altyapısını zorlayabileceği öngörülüyor. Uzmanlar, ani sel, toprak kayması ve ulaşımda yaşanabilecek büyük aksamalara karşı vatandaşları tedbirli olmaya çağırdı.
İSTANBUL'DA YAĞMUR NE ZAMAN BAŞLAYACAK?
Tahminlere göre yağışlı sistem, Cuma gecesi Tekirdağ üzerinden Marmara'ya giriş yapacak. İstanbul'da ise asıl tehlike Cumartesi sabah saatlerinde başlayacak. Yağmurun gök gürültülü sağanak formunda, kuzey yönünden esen fırtınayla birleşerek Cumartesi akşam saatlerine kadar megakentte hayatı olumsuz etkilemesi bekleniyor.
İSTANBUL'DA SEL BEKLENEN 7 İLÇE
AKOM'un verilerine göre İstanbul genelinde etkili olacak yağış, Karadeniz'e kıyısı olan ve kentin doğu hattında yer alan bazı bölgelerde ekstra şiddetli olacak. Su baskını riskinin en yüksek olduğu 7 ilçe şunlar:
Kuzey Hattı: Eyüpsultan, Sarıyer, Beykoz, Şile
Doğu Hattı: Sultanbeyli, Pendik, Tuzla

MARMARA BÖLGESİ'NDE HANGİ İLLER RİSK ALTINDA?
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün uyarıları sadece İstanbul ile sınırlı kalmadı. Bursa, Yalova, Bilecik, Balıkesir ve Çanakkale'nin doğu kesimlerinde metrekareye 50 kilograma kadar sağanak düşmesi bekleniyor. Kocaeli ve Sakarya'nın kuzey şeritleri ise çok daha yoğun bir yağmur ve lokal dolu tehdidi ile karşı karşıya.
İKLİM KRİZLERİ ALT YAPIYI VURUYOR
İklim krizinin etkileriyle birlikte, mevsim geçişlerinde veya yaz aylarında görülen ani ve lokal sağanak geçişleri artık rutin doğa olaylarından ziyade birer altyapı sınavına dönüşüyor. Megakent İstanbul gibi betonlaşma oranının çok yüksek olduğu şehirlerde, toprağın suyu emme kapasitesi sıfıra yakın olduğu için metrekareye düşen 50 kilogramlık bir yağış saniyeler içinde yüzey akışına, yani sele dönüşebiliyor. AKOM'un özellikle Karadeniz kıyısındaki (Sarıyer, Beykoz, Şile) eğimli arazileri ve dere yataklarının bulunduğu bölgeleri uyarması, afet yönetiminde topografik risk analizinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösteriyor. Vatandaşların bu uyarıları "sıradan bir yaz yağmuru" olarak değil, olası bir afet senaryosu olarak ciddiye alması şart.