ABD dostlarını hep satar
“Derenin taşıyla derenin kuşunu vurma” formülünü keşfedip, Ortadoğu’da milyonlarca insanı mezhep savaşlarına kurban eden Kissinger’in derdi ne Irak ne de İran’ın galip gelmesiydi. Nitekim savaşın en şiddetli anında “It's a pity they both can't lose / Her ikisinin kaybetmeyecek olması ne yazık!” diyerek gerçek niyetini belli edecekti. Ne Şah ne Humeyni ne Saddam ne de bir başkası umurunda değildi. Ortadoğu’da ehemmiyet arzeden sadece iki şey vardı. Öncelikli olan israilin güvenliğiydi, daha sonra Amerikan menfaatleri gelirdi. israilin güvenliği ise mezhep ve etnik sorunlar temelinde Ortadoğu’nun kendi iç çelişkilerinden sonu gelmeyen çatışmalar üretmekle garanti altına alınacaktı. İşte bu plan mucibince Amerikan muhibbi olmak İran Şahı’nı kurtaramadı. Nitekim Saddam’ı da kurtaramayacaktı.
Gzt