Ana içeriğe geç

A4 kağıdı akımı: Sosyal medyadaki tehlikeli zayıflama hedefi 2 yıllık tedaviye neden oldu | Sağlık Haberleri

Sosyal medyada hızla yayılan zayıflama ve incelme akımları, çocuklar ile ergenler üzerindeki etkileri nedeniyle yeniden gündemde. Çocuk Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, beden algısını bozan içeriklerin özellikle ergenlik çağındaki çocuklarda anoreksiya, yetersiz beslenme ve uzun süren sağlık sorunlarına yol açabildiğini belirterek ailelere kritik uyarılarda bulundu.

A4 kağıdı akımı: Sosyal medyadaki tehlikeli zayıflama hedefi 2 yıllık tedaviye neden oldu | Sağlık Haberleri
Gzt
16
Sosyal medya platformlarında yayılan incelme akımları, aşırı zayıflık odaklı videolar ve “ideal beden” baskısı oluşturan içerikler, son dönemde uzmanların en çok dikkat çektiği başlıklardan biri haline geldi. Çocuklar ve ergenler, yalnızca arkadaş çevresinden değil, telefon ekranından karşılarına çıkan içeriklerden de etkilenerek kendi beden algılarını sorgulamaya başlayabiliyor. Uzmanlara göre sorun sadece kısa süreli diyet denemeleriyle sınırlı kalmıyor; bazı vakalarda süreç, kalıcı yeme bozukluklarına kadar ilerleyebiliyor.Uzman isimden kritik uyarı: “İncelme akımları çok tehlikeli”Türk Pediatri Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Beslenme ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ertuğrul Kıykım, Antalya’daki bir programda yaptığı açıklamada, özellikle sosyal medyada yayılan zayıflama trendlerinin çocuklar üzerinde ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu söyledi. Kıykım, sosyal medya ile birlikte beden algısının hızla değiştiğine dikkat çekerek, ailelerin çocuklarının beslenme davranışlarını ve çevrimiçi alışkanlıklarını yakından izlemesi gerektiğini vurguladı.A4 kağıdı akımıyla başlayan süreç ağır tedaviye döndüProf. Dr. Kıykım’ın paylaştığı örnek, sosyal medya akımlarının çocuklar üzerindeki etkisini çarpıcı biçimde ortaya koydu. Kıykım, bir hastasının sosyal medyada gördüğü “A4 kağıdına sığma” akımından etkilenerek diyete başladığını, ancak sürecin yalnızca zayıflama çabasıyla sınırlı kalmadığını anlattı. Uzman isme göre bu çocuk, zamanla vücut algısındaki bozulma nedeniyle anoreksiya tablosuna sürüklendi ve uzun süreli tedavi almak zorunda kaldı.“A4 kağıdına sığmam gerekiyor” diyerek diyete başladıProf. Dr. Ertuğrul Kıykım, yaşanan tabloyu şu sözlerle anlattı: “Gördüm ve özendirdim, sosyal medya bunu bize devamlı dikte diyor. Sosyal medya akımı sonunda bir hastamız ‘Bir A4 kağıdına sığmam gerekiyor’ diye diyete başlayıp, sonra da artık adaptasyonu, vücut algısı bozulduğu için anoreksik olarak devam etmek, çok ciddi tedaviler almak zorunda kaldı. Çünkü artık ‘sen zayıfsın’a ikna olamadı. Yaklaşık 2 yıldır belirli tedaviler ve diyetler almak zorunda kalıyor.”Anoreksiya riski neden bu kadar kritik?Uzmanlara göre çocukluk ve ergenlik çağında başlayan yeme bozuklukları yalnızca kilo kaybı anlamına gelmiyor. Bu süreçte kalori açığı, vitamin ve mineral eksiklikleri, büyüme geriliği, hormonal bozulmalar ve beyin gelişimini etkileyebilecek beslenme yetersizlikleri ortaya çıkabiliyor. Prof. Dr. Kıykım da özellikle büyüme çağında açlıkla sürdürülen her yanlış diyetin, çocuğun hem fiziksel hem ruhsal sağlığı üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceğini belirtiyor.“En büyük sorun sosyal medyayla birlikte beden algısının değişmesi”Kıykım, beden algısındaki bozulmanın sosyal medya çağında daha görünür hale geldiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “En büyük sorun artık sosyal medyanın girişiyle beraber beden algısının değişmesi. ‘Daha ince ya da daha şişman olmalıyım’. Çocuk, bunun için farklı diyetler ve ürünler kullanabilir, bu önemli bir sıkıntı. Hele ki bazı çocuklar anne, babadan da gizleyerek yapmaya çalışıyor, en büyük tehlike onlarda. O zaman kalori açığı ortaya çıkmış oluyor. En son zayıflayacağım baskısı, akran zorbalığı. Bunun sonunda anoreksiya başlayabiliyor. Beslenme düzensizliğine girebiliyor ve bu kalıcı olabiliyor.”Sadece diyet değil, bilinçsiz takviye kullanımı da risk taşıyorProf. Dr. Kıykım’ın dikkat çektiği bir diğer başlık ise çocuklarda bilinçsiz vitamin ve takviye kullanımı oldu. Uzman isim, ailelerin bağışıklığı güçlendirmek, boy uzatmak ya da çocuğun zihinsel gelişimini desteklemek amacıyla rastgele takviye ürünlere yöneldiğini, bunun ise bazen beklenenin tam tersine sonuçlar doğurabildiğini söyledi. Çocuklarda kullanılan her vitaminin gerekli olmayabileceğini vurgulayan Kıykım, gereksiz takviyelerin toksik etki oluşturabileceğini belirtti.“Olmasını istediğinizin tam tersine dönebilir işler”Kıykım, takviye kullanımındaki tehlikeyi şu sözlerle anlattı: “Bu, şu anda bütün dünyanın sıkıntısı. Çoklu vitamin kullanalım, ‘Şu vitamin şuna iyi geliyormuş, illaki takviye alalım.’ Sanki takviye almazsak her şey yolunda gitmeyecekmiş gibi bir durum söz konusu hale gelmiş vaziyette. Her vitamin ihtiyaç değildir, toksik etki yapabilir. Başka başka gıda takviyeleri kullanalım, ‘Çocuğumuzun beyni daha gelişsin, boyu uzasın, daha güçlensin’ diye çok sayıda takviye yapılıyor. Çocukta etkili olup olmayacağı belli değil, eş zamanlı da gıda güvenliğiyle ilgili sorun yaşayabilirsiniz. Olmasını istediğinizin tam tersine dönebilir işler.”Ergenlik çağında risk daha da büyüyorUzmanlara göre sosyal medya baskısının en yoğun hissedildiği dönemlerden biri ergenlik. Bu yaş grubunda çocuklar hem akran zorbalığına hem de dijital mecralardaki “kusursuz beden” algısına daha açık hale geliyor. Prof. Dr. Kıykım, “Sosyal medya her şey için bir standart belirliyor” diyerek, çocukların yalnızca gördükleri içeriklerden değil, arkadaş çevresinin yönlendirmesinden de etkilendiğini söyledi. Bir başka deyişle sorun artık yalnızca ekranla sınırlı değil; okul, arkadaşlık ilişkileri ve özgüven algısı da bu baskının parçası haline geliyor.Aileler hangi sinyallere dikkat etmeli?Uzmanlar, çocukların yemek düzeninde ani değişim, öğün atlama, sürekli kilo konuşma, aynaya takıntılı bakma, gizli diyet yapma, aşırı egzersiz, sosyal medyada zayıflık içeriklerine yoğun ilgi gösterme ve “ben hâlâ yeterince zayıf değilim” söylemlerinin alarm işareti olabileceğini belirtiyor. Özellikle çocuk ya da ergen, kilosu normal hatta düşük olmasına rağmen kendini sürekli “fazla kilolu” görüyorsa profesyonel destek gerekebiliyor.Bir akım, iki yıllık tedaviye dönüştüProf. Dr. Ertuğrul Kıykım’ın anlattığı örnekte en dikkat çeken nokta, her şeyin yalnızca bir sosyal medya akımıyla başlamış olması. “A4 kağıdına sığma” gibi masum görünen bir trendin, bir çocukta iki yıldır süren anoreksiya tedavisine dönüşmesi; uzmanlara göre dijital içeriklerin çocuk sağlığı üzerindeki etkisinin artık çok daha ciddiye alınması gerektiğini gösteriyor.
Kaynağa Git

İlgili Haberler