Artı Gerçek- Işık Üniversitesi Emotics Lab tarafından hazırlanan Haziran ayı araştırması, CHP’de yaşanan "mutlak butlan" süreciyle başlayan gelişmelerin ve olası senaryoların seçmen psikolojisi ile siyasal davranışlar üzerindeki etkilerini inceledi.
Muhalefet tabanında baskın duygunun "öfke" olduğu ve bu öfkenin organize olarak harekete geçme (mobilizasyon) potansiyeli taşıdığı belirlendi. Araştırma sonuçları, CHP seçmeninin önemli bir bölümünün Özgür Özel liderliğinde atılacak olası adımlara destek vermeye hazır olduğunu ve Kemal Kılıçdaroğlu ile seçmen arasında belirgin bir duygusal kopuş yaşandığını ortaya koydu.
SEÇMEN SÜRECE 'İKTİDARIN YARGI MÜDAHALESİ' OLARAK BAKIYOR
Araştırmada katılımcılara, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanlığı koltuğuna mahkeme kararıyla getirilmesi ve Özgür Özel’in görevden uzaklaştırılması sürecini nasıl yorumladıkları soruldu.
Muhalefet seçmenlerinde baskın görüş, yaşananların "iktidarın yargı müdahalesi" olduğu yönünde çıktı. Bu görüşü paylaşanların oranları şu şekilde yansıdı:
• CHP seçmenleri: %69
• DEM Parti seçmenleri: %57
• İYİ Parti seçmenleri: %56
AKP seçmeninde ise tablonun daha parçalı olduğu görüldü. AKP'lilerin yalnızca yüzde 18’i süreci doğrudan "yargı müdahalesi" olarak tanımlarken, yüzde 39’u "tarafsız yargı" görüşünü savundu, yüzde 43’ü ise fikir belirtmedi. Yeniden Refah Partisi (YRP) seçmeni ise ara bir pozisyonda durarak yüzde 38 oranında müdahale görüşüne katılırken, yüzde 19 oranında "tarafsız yargı" değerlendirmesinde bulundu.
KILIÇDAROĞLU’NUN 'FETÖ' İDDİALARI İKNA EDİCİ BULUNMADI
Araştırmada, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’li bazı siyasetçilere yönelik öne sürdüğü "FETÖ" ve "yolsuzluk" iddialarının seçmende ne kadar inandırıcı bulunduğu da ölçüldü.
Sonuçlar, bu iddiaların muhalefet tabanında güçlü bir karşılık bulmadığını gösterdi. İddiaları inandırıcı bulmadığını söyleyenlerin oranları şöyle gerçekleşti:
• CHP seçmenleri: %80
• İYİ Parti seçmenleri: %75
• DEM Parti seçmenleri: %71
İktidar bloku seçmeninde dahi bu iddialara inanç düşük kaldı. AKP seçmeninin yüzde 37’si, MHP seçmeninin ise yüzde 34’ü iddiaları inandırıcı bulduğunu belirtti. Araştırma notunda, "bu söylemlerin siyasi karşılık üretmekte sınırlı kaldığı" değerlendirmesi yapıldı.
'KILIÇDAROĞLU, CHP TABANINDA ERDOĞAN KADAR ÖFKE UYANDIRIYOR'
Araştırmanın en dikkat çeken bulgularından biri, liderlerin seçmenlerde yarattığı duygu düzeyleri oldu. Liderlerin yarattığı duygu puanlaması (10 üzerinden) incelendiğinde çarpıcı bir tablo ortaya çıktı:
• Umut Puanı (CHP Seçmeninde): Özgür Özel 7,9 puan alırken, Kemal Kılıçdaroğlu için bu oran 1,6’da kaldı. Aynı seçmen grubunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın umut puanı ise 1,3 olarak ölçüldü. Genel ortalamada ise Özgür Özel’in umut puanı 4,5, Erdoğan’ın 4,3 oldu.
• Öfke Puanı (CHP Seçmeninde): CHP seçmeninde Kılıçdaroğlu’na yönelik öfke puanı 7,5 olurken, Erdoğan’ın öfke puanı 7,6 olarak ölçüldü.
İki isme duyulan öfkenin başa baş olması, "CHP seçmeni ile Kılıçdaroğlu arasında güçlü bir duygusal kopuş olduğu" şeklinde yorumlandı.
MUTLAK BUTLAN SÜRECİNİN BASKIN DUYGUSU: ÖFKE
"Mutlak butlan süreci size en çok hangi duyguyu hissettiriyor?" sorusuna verilen yanıtlar, seçmen kümeleri arasında şu şekilde dağıldı:
• CHP seçmenleri: %38 Öfke
• DEM Parti seçmenleri: %28 Öfke
• İYİ Parti seçmenleri: %27 Öfke
AKP ve MHP seçmenlerinde ise "hiçbir duygu hissetmiyorum" seçeneği öne çıktı. AKP seçmenlerinin yüzde 25’i, MHP seçmenlerinin yüzde 24’ü sürece karşı kayıtsızlık ifade etti. Genel toplamda ise en yaygın duygu yüzde 20 ile öfke olurken, yüzde 18 ile "hiçbir duygu" ikinci sırada yer aldı.
EN BÜYÜK KAYGI DEMOKRASİ VE TOPLUMSAL GERİLİM
Araştırma, sürecin seçmende hangi kaygıları tetiklediğini de masaya yatırdı. CHP seçmenlerinin yüzde 77’si, İyi Parti seçmenlerinin yüzde 70’i ve DEM Parti seçmenlerinin yüzde 72’si sürecin "demokrasinin anlamsızlaşması" endişesi yarattığını belirtti.
Toplumsal gerilim kaygısı ise tüm seçmen gruplarında yüksek çıktı. CHP seçmenlerinde yüzde 45, İyi Parti’de yüzde 47, AKP’de yüzde 45 ve MHP’de yüzde 48 oranında toplumsal gerilim vurgusu yapıldı. Ekonomik etkiler ise tüm gruplarda üçüncü sırada kaldı.
SEÇMENİN ÖZEL'DEN BEKLENTİSİ SAKİN VE KARARLI BİR TUTUM
Araştırmada seçmenlere, Özgür Özel ve CHP yönetiminin bu süreçte nasıl davranması gerektiği soruldu:
Genel örneklemde yüzde 36 "sakin ve kararlı" tutumu tercih ederken, yüzde 31’i hukuki süreçlere odaklanılması gerektiğini belirtti. CHP seçmeninde ise yüzde 45 "sakin ve kararlı" yaklaşımı desteklerken, yüzde 38’i hukuki mücadeleyi öne çıkardı. Daha sert çizgi ve sokak mobilizasyonuna destek de dikkat çekici bir seviyede çıktı; CHP seçmenlerinin yüzde 33’ü daha sert mücadeleyi, yüzde 31’i ise sokak mobilizasyonunu desteklediğini beyan etti. Uzlaşmacı tutum ise yüzde 12 ile en az desteklenen seçenek oldu.
ÖZEL YENİ PARTİ KURARSA AKP'Yİ GEÇİYOR
Araştırmanın önemli bölümlerinden birini de Özgür Özel’in yeni bir parti kurması senaryosu oluşturdu. Katılımcıların yüzde 33’ü böyle bir partiye doğrudan oy verebileceğini söyledi. "Ortadayım" diyen yüzde 16’lık kesimin de eklenmesiyle, Özel’in olası partisinin erişebileceği toplam potansiyel destek oranı yüzde 49’a ulaşıyor.
CHP seçmenlerinin yüzde 69’u yeni partiye oy verebileceğini belirtirken, yüzde 52’si gönüllü destek vermeye, yüzde 42’si ise maddi katkı sunmaya hazır olduğunu ifade etti. DEM Parti ve İYİ Parti seçmenlerinde de sınırlı ama anlamlı destek sinyalleri görüldü.
Araştırmada iki farklı seçim senaryosu test edildi:
• 1. Senaryo (Yalnızca Özgür Özel Liderliğinde): Yeni partinin yalnızca Özgür Özel liderliğinde kurulması durumunda oy oranı yüzde 33 seviyesinde ölçülüyor.
• 2. Senaryo (Özgür Özel - Mansur Yavaş Ortaklığında): Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın da öne çıktığı senaryoda partinin oy oranı yüzde 37’ye yükselerek birinci parti konumuna geliyor.
Her iki senaryoda da AKP yaklaşık yüzde 31-34 bandında kalırken, Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin oy oranı ise yüzde 5-6 seviyesine gerileyerek seçim barajının altında kalıyor.
Araştırma notunda, Mansur Yavaş etkisinin istatistiki hata payı içinde değerlendirilebileceği ancak CHP seçmeninin ağırlıklı yöneliminin yeni oluşuma kaydığı vurgulandı. (POLİTİKA SERVİSİ)