Mutfak eşyaları ve endüstriyel mutfak sektöründe, hammadde maliyetleri ve küresel gelişmeler nedeniyle ithalat tırmanışa geçerken yerli üretici zorlu bir dönemden geçiyor. Paslanmaz çelik başta olmak üzere artan maliyet baskısı, üretimin Çin'e kaymasına ve iç pazarda ciddi istihdam kayıplarına yol açıyor.
İHRACATTA KAN KAYBI SÜRÜYOR
Türkiye’nin toplam ihracatı Türkiye İhracatçılar Meclisi ÖTS kayıtlarına göre, geçen yıla kıyasla değer bazında yılın ilk 5 aylık döneminde yüzde 1,2 arttı. Miktar bazında ise yüzde 7,1 azaldı. 7 Haziran itibarıyla sektörel kayıtlar uyarınca endüstriyel mutfak sektörünün miktar bazında ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 17,6 azaldı. Değer bazında kayıp yüzde 7,7’yi buldu. Ev ve mutfak eşyaları sektöründeki kayıp da aynı dönemler itibarıyla miktarda yüzde 10,51’e ulaşırken, değerde yüzde 8’i aştı. İki alt sektördeki kayıplar dikkat çekti. Konuya ilişkin Dünya gazetesinden Recep Erçin'e bilgi veren bilgi veren kaynaklar ihracat azalırken ithalatın artmaya başladığına işaret ettiler.
EK VERGİLER ÜRETİCİNİN BELİNİ BÜKTÜ
Sektörde faaliyet gösteren firma temsilcilerinin verdiği bilgilere göre, paslanmaz çelik ithalatına uygulanan ek vergiler maliyetleri artırdı. Sektör kaynakları, üretimin giderek Çin’e kaydığını, büyük firmalarda dahi yüzlerce kişinin işten çıkarıldığını belirterek, mevcut politikaların devam etmesi halinde işsizlik, ithalat ve enflasyonun daha da artacağı uyarısı yaptı. Üreticiler, ihracattaki düşüşün temel nedenlerinden birinin paslanmaz çelik hammaddesine yönelik uygulanan vergiler olduğunu savunuyor. Yüzde 12’lik gümrük vergisinin üzerine eklenen 4 puanlık anti-damping uygulamasının Türk üreticisinin rekabet gücünü zayıflattığını belirten sektör kaynakları, “İçeride üretmek pahalı hale gelince markalar nihai ürünleri Çin’de ürettirip ithal etmeye başladı” ifadelerini kullandı. Sektörde istihdam kayıplarının başladığını ifade eden kaynaklar, lider firmalardan birinin son dönemde 350-400 çalışanla yollarını ayırdığını söyledi.
ÇİN TEHLİKESİ BANGIR BANGIR GELİYOR
Sektör kaynaklarının aktardığına göre, asıl tehlike hızla büyüyen Çin kaynaklı ithalat. Geçen yıl yaklaşık 1 milyar dolarlık züccaciye ve endüstriyel mutfak eşyası ithalatı yapıldığına dikkat çeken kaynaklar, bu yıl bu tutarın üzerine 1 milyar dolar daha eklenebileceğini öne sürdü. “Çin geliyor, hem de bangır bangır geliyor” diyen sektör kaynakları, yalnızca Türk şirketlerinin değil Avrupalı markaların da üretimlerini Çin’e kaydırdığını belirterek, “Birçok Avrupalı firma Çin’de üretim yaptırıyor, ardından ürünleri Alman veya İtalyan markası olarak pazara sunuyor. Motorundan yedek parçasına kadar birçok kalemde Çin’in payı büyüyor” görüşünü dile getirdi.
ÇATAL BIÇAK ÜRETİMİ ALARM VERİYOR
Özellikle paslanmaz çeliğin yoğun kullanıldığı çatal, kaşık ve bıçak üretiminde kârlılığın ciddi şekilde eridiğini belirten sektör kaynakları, sektörün alarm verdiğini söyledi. Kaynaklar, “Çatal-bıçak üreticileri zaten düşük kâr marjlarıyla çalışıyordu. Paslanmaz çeliğe gelen vergiler sonrasında ayakta kalmak daha da zorlaştı. Türkiye’de bu alanda faaliyet gösteren üreticilerin sayısı hızla azalıyor. Zaten Türkiye’de set çatal, kaşık, bıçak ürünü satan markaların çoğu yurt dışında o ürünleri yaptırıyordu. İçeride üretenler de artık bitecek” diye konuştu.
İLAVE GÜMRÜK VERGİSİ İÇİN ANKARA SEFERİ
Sektör kaynakları, anti-damping uygulamasının kısa vadede kaldırılmasının zor olduğunu ancak yüzde 12’lik ilave gümrük vergisinin acilen gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Kaynaklar, “İç pazarda hâlâ yüzde 3-5 seviyesinde bir büyüme var. Ancak burada da ithal ürünlerin payı sürekli yükseliyor. Eğer maliyet baskısı azaltılmazsa önümüzdeki dönemde hem üretim hem ihracat tarafında daha ciddi kayıplar yaşanabilir” uyarısında bulundu. Kaynakların aktardığına göre, sektörün STK başkanları önümüzdeki haftalarda tabloyu anlatmak üzere Ankara’nın yolunu tutacak.
SAVAŞ VE FİNANSMAN KRİZİ SİPARİŞLERİ VURDU
Maliyet artışlarını fiyatlara yansıtmak zorunda kaldıklarını belirten sektör kaynakları, buna rağmen ihracat performansının toparlanamadığını kaydetti. Körfez’deki savaşın da ihracattaki düşüşü hızlandırdığına değinen kaynaklar, “Geçen yıla göre, ürünlerimize yaklaşık yüzde 12 zam yaptık. Buna rağmen değer bazında yüzde 8 gerideyiz. Sadece bir firmanın Körfez ülkelerine gönderilmeyi bekleyen 2,1 milyon dolarlık paketlenmiş ürünü var. Alıcılar finansman ve fiyat sorunları nedeniyle malları çekemiyor” dedi.
Odatv.com