Ana içeriğe geç

ABD istihbaratından Netanyahu uyarısı: Barışı sabote edecek

ABD istihbarat kurumlarının, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Trump’ın İran’la kalıcı barış anlaşması çabasını zora sokabilecek adımlar atacağı yönünde Trump yönetimini uyardığı öne sürüldü. Değerlendirmeye göre Netanyahu, yaklaşan seçimler öncesinde Lübnan’dan çekilmeyi siyasi yenilgi olarak görebilir ve Hizbullah’a yönelik askeri operasyonları sürdürmek isteyebilir.

ABD istihbaratından Netanyahu uyarısı: Barışı sabote edecek
Karar
16

ABD istihbarat kurumlarının, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun İran’la varılmaya çalışılan barış mutabakatını zayıflatabilecek adımlar atmaya hazırlandığı yönünde Trump yönetimini uyardığı iddia edildi. Washington Post’un mevcut ve eski ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre, istihbarat analizlerinde İsrail’in Lübnan’da Hizbullah’a karşı askeri operasyonları sürdürme eğiliminde olduğu belirtildi.

Bu durumun, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la imzaladığı mutabakatın temel unsurlarından biri olan Lübnan’daki çatışmaların sona erdirilmesi hedefiyle çelişebileceği değerlendirildi.

İSTİHBARAT RAPORU: NETANYAHU’NUN SİYASİ GELECEĞİ LÜBNAN POLİTİKASINA BAĞLI

ABD istihbarat raporunda, Netanyahu’nun yaklaşan seçimler öncesinde iç kamuoyuna Lübnan’dan geri adım atmayacağını göstermeye çalıştığı öne sürüldü.

Rapora göre Netanyahu’nun siyasi geleceği, İsrail seçmenlerine Lübnan’dan asker çekmeyeceği ve Hizbullah’a karşı askeri baskıyı artıracağı mesajını verebilmesine bağlı görülüyor.

ABD’li bir yetkili, İsrail’de Lübnan’daki çatışmaların askıya alınmasının ya da İsrail askerlerinin geri çekilmesinin Netanyahu açısından “yenilgi” olarak algılanabileceğini söyledi.

TRUMP İLE NETANYAHU ARASINDA “LÜBNAN ANLAŞMAZLIĞI”

Gerilim, Trump’ın Fransa’da düzenlediği basın toplantısında yaptığı açıklamayla da görünür hale geldi.

Trump, Netanyahu ile Lübnan konusunda “küçük bir anlaşmazlığı” olduğunu söyleyerek, İsrail Başbakanı’na Hizbullah bağlantılı her durumda sert karşılık verilmemesi gerektiğini ilettiğini belirtti.

ABD yönetimi, İran’la varılan çerçeve mutabakatın tamamlanabilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için Lübnan’daki çatışmaların kontrol altına alınmasını kritik görüyor.

Trump yönetimi yetkililerine göre İsrail, Hizbullah’tan saldırı gelmesi halinde kendini savunma hakkına sahip. Ancak Washington, Lübnan’daki askeri tırmanmanın İran’la yürütülen süreci rayından çıkarabileceği görüşünde.

İSRAİL SALDIRILARI SONRASI İSVİÇRE GÖRÜŞMELERİ ERTELENDİ

Cuma günü İsrail’in, Hizbullah’ın dört İsrail askerinin ölümüyle sonuçlanan drone saldırısına karşılık Lübnan’ın güneyine hava saldırıları düzenlediği bildirildi.

Çatışmaların yeniden yoğunlaşmasının ardından ABD ve İranlı yetkililer, İsviçre’de başlaması beklenen görüşmelerin ertelendiğini açıkladı.

ABD heyetine başkanlık etmesi beklenen Başkan Yardımcısı JD Vance’in de İsviçre ziyaretini ertelediği aktarıldı.

Bu gelişme, Trump’ın İran’la vardığı anlaşma çerçevesinin daha ilk günlerden Lübnan sahasındaki gelişmeler nedeniyle ciddi bir stres testinden geçtiğini gösterdi.

İSRAİL, LÜBNAN’DA KALMAKTA ISRAR EDİYOR

İsrail yönetimi ise Lübnan’daki askeri varlığını savunma gerekçesiyle meşrulaştırıyor.

İsrailli üst düzey bir hükümet yetkilisi, Lübnan’daki askeri faaliyetlerin “İsrail vatandaşlarını Hizbullah saldırılarından korumak” amacıyla yürütüldüğünü söyledi.

Netanyahu da bu hafta yaptığı açıklamada, İsrail’in Lübnan’daki güvenlik tampon bölgesinde “gerekli olduğu sürece” kalacağını ifade etti.

Washington Post’un aktardığına göre İsrail ordusu, Lübnan topraklarında 200 mil kareden fazla bir alanı kontrol ediyor. Lübnan makamları ise mart ortasından bu yana İsrail saldırılarında 3 binden fazla kişinin öldüğünü bildiriyor.

NETANYAHU’YA İÇERİDEN BASKI ARTIYOR

İsrail iç kamuoyunda Hizbullah’a karşı askeri baskının artırılmasını isteyen güçlü bir eğilim bulunduğu belirtiliyor.

Haberde yer alan değerlendirmelere göre, ülkenin kuzeyinden yerinden edilen on binlerce İsrailli, Netanyahu’dan Hizbullah tehdidini tamamen ortadan kaldırmasını talep ediyor.

İsrail’de yapılan bir ankette Yahudi İsraillilerin yüzde 70’inin Hizbullah’a karşı mücadelenin yoğunlaştırılmasını desteklediği aktarıldı.

Bu tablo, Netanyahu’nun Lübnan’dan geri çekilme ya da çatışmaları durdurma yönündeki her adımı iç politikada zayıflık olarak algılanabilecek bir risk alanı haline getiriyor.

BEN-GVİR’DEN SERT MESAJ: “LÜBNAN YANMALI”

İsrail kabinesindeki aşırı sağcı isimler de Lübnan’da geri adım atılmasına karşı çıkıyor.

Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Bir İsrailli annenin döktüğü her gözyaşı için bin Lübnanlı anne ağlamalı. Tüm Lübnan yanmalı” ifadelerini kullandı.

Bu açıklama, İsrail hükümeti içindeki sertlik yanlısı kanadın Netanyahu üzerindeki baskısını da ortaya koydu.

TRUMP YÖNETİMİNDEN İSRAİL’E AÇIK UYARI

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İsrail hükümetine yönelik dikkat çeken bir mesaj verdi.

Vance, Trump’ın şu anda İsrail’e sempatiyle yaklaşan “dünyadaki tek güçlü lider” olduğunu belirterek, İsrail kabinesinde olsaydı “dünyadaki tek güçlü müttefike saldırmayacağını” söyledi.

Bu sözler, Washington’un Netanyahu hükümetine sabrının azaldığı şeklinde yorumlandı.

ABD’li bazı eski yetkililere göre Trump yönetimi, gerekirse İsrail üzerinde askeri mühimmat, jet yakıtı, bakım desteği, istihbarat paylaşımı ve bölgedeki ABD askeri varlığı gibi başlıklarda baskı kurma araçlarına sahip.

İRAN ANLAŞMASININ KADERİ LÜBNAN’A BAĞLANDI

Washington’daki değerlendirmelere göre İran’la varılan çerçeve mutabakatın geleceği yalnızca Tahran ve Washington’un diplomatik takvimine bağlı değil.

Lübnan’da İsrail-Hizbullah hattında yaşanacak her yeni tırmanma, İran’la yürütülen süreci doğrudan etkileyebilir.

ABD’li bir yetkili, İsrail’in Lübnan’ın güneyinde kalmaya devam etmesinin “felaket reçetesi” olduğunu belirterek, tam bir çekilme olmadan İsrail ordusu ile Hizbullah arasında çatışmaların yeniden başlamasının neredeyse kaçınılmaz olduğunu söyledi.

TRUMP’IN EN KRİTİK SINAVI

Trump, İran’la kalıcı bir anlaşma arayışını hem bölgesel savaşın yayılmasını engellemek hem de Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasıyla küresel ekonomik krizi önlemek için öncelikli görüyor.

Ancak Netanyahu’nun Lübnan’da askeri baskıyı sürdürmesi, Trump’ın diplomatik hamlesini daha başlamadan zayıflatabilir.

Kaynağa Git

İlgili Haberler