Nabil kentindeki atölyelerde sabahın erken saatlerinde başlayan üretimde, sazlar kalınlıklarına göre ayrılıyor ve geleneksel ahşap tezgahlarda hasır, seccade, çanta, şapka, sepet ve dekoratif ürünlere dönüştürülüyor.
BİR HASIRIN ÜRETİMİ 9 AYA KADAR SÜRÜYOR
Atölye sahibi Usame eş-Şelali, üretimde kullanılan sazların Kayrevan ile Monastır'ın Muknin bölgesindeki sulak alanlardan toplandığını belirterek, hasat edilen sazların üç ila altı ay kurutulduğunu söyledi.
.jpg)
Şelali, büyük ebatlı bir hasırın hazırlanmasının yaklaşık 8-9 ay sürdüğünü ifade ederek, ürünlerde nar, deve ve Tunus kültürünü yansıtan geleneksel motiflere yer verdiklerini dile getirdi.
GENÇLER MESLEĞE İLGİ GÖSTERMİYOR
Yaklaşık 40 yıldır hasır örücülüğü yapan Halil bin Mahmud, mesleği babası ve dedesinden öğrendiğini belirterek, hasır örücülüğünün sabır ve emek gerektiren bir zanaat olduğunu söyledi.
Mahmud, gençlerin daha hızlı gelir sağlayan mesleklere yöneldiğini ifade ederek, yeni ustaların yetişmemesinin bu geleneksel sanatın geleceği açısından önemli bir sorun oluşturduğunu kaydetti.
Zanaatkarlar, hasır örücülüğünün turizm sayesinde ayakta kaldığını ve geleneksel el sanatlarının gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.