Son olarak kamuoyunda H.K.G. davası olarak bilinen 6 yaşındaki çocuğun sözde evliliği kamuoyunu derinden sarsmıştı. Dosyada, gerici medyanın aklama kampanyalarıyla baba Ziya Gümüşel’in serbest bırakılması ve müritleri tarafından cezaevinden tekbirlerle karşılanmasının yarattığı skandalın ardından davada yeni bir gelişme yaşandı.
RAPOR VEREN DOKTORLARA CEZA YOK
H.K.G.’nin yaşını büyük göstermek amacıyla sahte kemik yaşı raporu düzenlenmesine ilişkin açılan davada, Gümüşel, çocuğun zorla ‘evlendirildiği’ tarikat mensubu Kadir İstekli ve iki sanık hakkında 5’er yıl hapis cezası verildi. Ancak sahte rapora imza atan doktorlar hakkındaki dava, zamanaşımı gerekçesiyle düşürüldü.
ZAMAN AŞIMINA UĞRADI
İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı kurucusu Gümüşel’in kızı H.K.G.’yi 6 yaşında Kadir İstekli ile “evlendirerek” cinsel istismara maruz bırakmasına dair dosyada, çocuğun yaşını büyük göstermek amacıyla alınan “sahte kemik yaşı raporu” davasının karar duruşması dün görüldü. Mahkeme, sanıklar İstekli, Gümüşel, Mehmet Emin Marankoz ve Kubilay Şimşek’in, “kamu görevlisinin azmettirilmesi suretiyle resmi belgede sahtecilik” suçundan ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası verdi. Mahkeme, hastane çalışanı Şimşek’in, mağdurun yerine başka bir kişinin röntgene alınmasını sağladığı; İstekli, Marankoz ve Gümüşel’in ise sahte kemik yaşı raporunun düzenlenmesi sürecinde fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri kanaatine vardı. Sanıklar Arif Kemal Özalp, Mahir Orhan Berker ve Melek Gözde Luş hakkında açılan kamu davaları ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşürüldü.
'ZAMAN AŞIMI ADALETİN ÖNÜNDEKİ ENGELDİR'
EŞİK Gönüllüsü Av. Sema Yurtbilir, davaya ilişkin BirGün’e şu değerlendirmeyi yaptı: “H.K.G.’nin kemik yaşı ile ilgili davada sahte rapor düzenlenmesi sürecinde rol aldığı belirtilen bazı sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş olması suçun tespiti ve cezalandırılması açısından önemli olmakla birlikte, doktorlar yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi çocuk hakları açısından ciddi soru işaretleri yaratıyor. Özellikle çocuk istismarı ve çocuk yaşta ‘sözde’ evlilik gibi mağdurun çoğu zaman yıllar sonra konuşabildiği suçlarda, zamanaşımı kurumu adalete erişimin önünde bir engel haline gelebiliyor. Çocuklar üzerinde kurulan baskı, korku dikkate alındığında, özellikle somut olaydaki tarikat/cemaat gibi kapalı yapılarda, istismarın ortaya çıkmasının gecikmesi mağdurun değil, onu korumakta yetersiz kalan sistemin sorumluluğudur. Bu nedenle çocuklara yönelik ağır hak ihlallerinin gizlenmesine veya sürdürülmesine katkıda bulunan suçlar bakımından cezasızlık sonucuna yol açan zamanaşımı konusunun yeniden tartışılması gerekiyor. Çünkü çocuğun istismarını gizlemek veya çocuk yaşta evlendirmeyi meşrulaştırmak amacıyla işlenen suçlar da sonuçları itibarıyla çocuk istismarının sürdürülmesine hizmet ediyor. Bu dosyada da aslında ‘sözde’ evlilik adı altında cinsel istismara maruz bırakılan bir kız çocuğunun istismarına hizmet eden bir suç görüyoruz. H.K.G. kemik yaşı davası, yalnızca geçmişte işlenmiş bir suçun yargılanmasını ifade etmiyor. Bu davanın, çocukları korumakta başarısız olan sistemin ve istismarı görünmez kılan mekanizmaların da hesap verebilirliği açısından bir anlamı var.”
NE OLMUŞTU?
Birgün'ün haberine göre Yeni Şafak ve Akit gazeteleri geçen haftalarda çocuk istismarını “evlilik” kisvesi altında normalleştiren manşetleriyle çıkmıştı. Faillere verilen cezaları eleştiren gazeteler, mağduru hedef alıp failleri de aklamaya çalışmıştı. Haberlerden birkaç gün sonra Gümüşel hakkında “ev hapsi” ve “yurtdışı çıkış yasağı” şartıyla tahliye kararı verilmişti. Gümüşel’in ‘sağlık sorunları’ gerekçe gösterilerek salınması gerici tarikat ve cemaatlerde sevince neden olmuştu. Kamuoyunda “Cübbeli Ahmet” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü “Tahliyesinde emeği geçen yetkili, yetkisiz herkese, bazı konularda mühim görüş ayrılığımız olsa da bu konuda özel emeği geçtiğini bildiğim Yeni Şafak câmiasına ve en büyük yardım olarak dualarıyla destekte bulunan bütün Müslümanlara bu vesileyle teşekkürü bir borç bilirim” demişti.