Ana içeriğe geç

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan NATO Ankara Zirvesi açıklaması: Alınan kararları ve anlaşmaları duyurdu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Zirvesi'nin ardından yaptığı açıklamada ittifakın hedeflerini, gerçekleştirilen ikili görüşmeleri ve Türkiye'nin savunma yatırımlarına dair stratejik kararlarını kamuoyuyla paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan NATO Ankara Zirvesi açıklaması: Alınan kararları ve anlaşmaları duyurdu
Turktime
16

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da düzenlenen 36. NATO Zirvesi'nin ardından yaptığı açıklamada ittifakın hedeflerini, gerçekleştirilen ikili görüşmeleri ve Türkiye'nin savunma yatırımlarına dair stratejik kararlarını kamuoyuyla paylaştı.

NATO 3.0 VİZYONU

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen organizasyona 32 üye devlet ve hükümet başkanının yanı sıra yüze yakın bakan, diplomat ve uluslararası temsilcinin katıldığını aktardı. Küresel güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye'nin diplomasi ve müttefiklik kapasitesinin ortaya konduğunu belirten Erdoğan, NATO 3.0 vizyonu ile Avrupa'nın savunma kapasitesinin güçlendirilmesinin hedeflendiğini, Türkiye'nin de bu dönüşümün merkezinde yer aldığını bildirdi. Zirvenin başarısına ve ittifakın vizyonuna değinen Erdoğan süreci, "Türkiye’nin ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirdiğimiz 36’ncı NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ni başarıyla tamamlamış bulunuyoruz. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde icra ettiğimiz Zirve’ye NATO üyesi 32 devlet ve hükûmet başkanının yanı sıra 100’e yakın bakan, üst düzey diplomat, uluslararası kuruluş temsilcisi ve davetli iştirak etmiştir. Küresel güvenlik mimarisinin büyük güç rekabeti, hibrit tehditler, bölgesel krizler ve yeni teknolojilerle yeniden şekillendiği bir dönemde icra edilen bu Zirve, ülkemizin küresel güvenlik mimarisindeki merkezî rolünü, diplomasi kapasitesini ve müttefiklik sorumluluğunu bir kez daha ortaya koymuştur. “NATO 3.0” vizyonu, Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirmeyi ve İttifakın yeni döneme daha hazırlıklı biçimde uyum sağlamasını hedeflemektedir. Türkiye ise sahip olduğu askerî kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayisi kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde NATO’nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır. Savunma Sanayisi Forumu ile başlayan Zirve’de ortak üretim, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi, savunma teknolojilerinde eş güdüm ve müttefikler arası iş birliği imkânları ele alınmıştır" ifadeleriyle değerlendirdi.

İKİLİ TEMASLAR VE DİPLOMATİK ANLAŞMALAR

Erdoğan, zirve kapsamında NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Mark Carney ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın da aralarında bulunduğu 15 liderle ikili görüşmeler gerçekleştirdiğini açıkladı. Görüşmelerde ikili ilişkiler, savunma sanayisi, ticaret ve bölgesel güvenlik konularının ele alındığını ifade eden Erdoğan, Birleşik Krallık ile Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Anlaşması imzalandığını, Kanada ile Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinin başlatıldığını ve Trump ile yapılan görüşmenin KAAN ile F-35 programları özelinde somut sonuçlar doğuracağına inandığını kaydetti. Diplomatik temasların detaylarını paylaşan Erdoğan konuya ilişkin olarak, "Zirve marjında NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Mark Carney, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Karadağ Başbakanı Milojko Spajic, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile ikili görüşmeler gerçekleştirdik. Bu temaslarda ikili ilişkiler, AB ile münasebetler, savunma sanayisi, ticaret, enerji, güvenlik, Avrupa-Atlantik güvenliği, Balkan Barış Platformu, Rusya-Ukrayna savaşı, İran-ABD süreci, Gazze, Libya, Suriye ve bölgesel istikrar başlıkları başta olmak üzere birçok kritik konu ele alınmıştır. Zirve marjında ayrıca Birleşik Krallık ile Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Anlaşması imzalanmış, Kanada ile Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri de başlatılmıştır. Özellikle Zirve vesilesiyle ülkemize resmî ziyaret gerçekleştiren kıymetli dostum ABD Başkanı Sayın Trump ile gerçekleştirdiğimiz yapıcı ve verimli görüşmelerin, millî muharip uçağımız KAAN ve F-35 programı başta olmak üzere savunma sanayisi alanında ülkemizin beklentilerine uygun somut neticelere vesile olacağına inanıyorum" açıklamasını yaptı.

SAVUNMA BÜTÇESİ HEDEFLERİ VE BİLDİRİ DETAYLARI

Zirve bildirgesinde Washington Antlaşması'nın beşinci maddesine bağlılığın teyit edildiğini aktaran Erdoğan, savunma ticareti engellerinin kaldırılması, Ukrayna'ya destek sağlanması ve teknolojik kapasitenin artırılması konularının önceliklendirildiğini belirtti. Türkiye'nin savunma harcamalarını 2030 yılından önce yüzde 3,5 seviyesine çıkarma hedefinde olduğunu, Çelik Kubbe Projesi'ne 24 milyar dolar ilave bütçe ayrıldığını duyuran Erdoğan, bölgesel krizlerde ise diplomasi ve istikrar odaklı bir tutum sergilendiğini dile getirdi. Alınan kararları ve Türkiye'nin askeri bütçe planlamalarını detaylandıran Erdoğan, "Zirve’de aldığımız kararlarla NATO’nun caydırıcılık ve savunma kapasitesini güçlendirme, transatlantik bağı tahkim etme ve İttifakın geleceğini daha güçlü bir Avrupa, daha güçlü bir NATO anlayışı temelinde inşa etme irademizi bir kez daha ortaya koyduk. Ankara Zirvesi Sonuç Bildirisi’nde Washington Antlaşması’nın 5’inci maddesine ve kolektif savunma ilkesine olan sarsılmaz bağlılığımızı teyit ettik. Bildiride ayrıca müttefikler arasındaki savunma ticareti engellerinin kaldırılması, 50 milyar doları aşan yeni savunma tedarik anlaşmaları, Ukrayna’ya askerî teçhizat, yardım ve eğitim desteği sağlanması gibi konuların yanı sıra savunma sanayisi kapasitesinin artırılması; yapay zekâ, siber güvenlik, uzay, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler ve derin hassas vuruş kabiliyetleri gibi alanlarda İttifakın daha güçlü ve hazırlıklı hale getirilmesi de Zirve’nin öncelikli başlıkları arasında yer aldı. Türkiye olarak biz de sahip olduğumuz tecrübe, askerî kabiliyet ve gelişen savunma sanayisi altyapımızla bu sürece en güçlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz. Türkiye, yalnızca ev sahibi ülke değil, İttifakın savunma, diplomasi ve kriz çözme kapasitesine doğrudan katkı sunan kilit bir müttefiktir. Savunma harcamalarımızı 2030’dan önce %3,5 seviyesine çıkarma irademizi ortaya koyduk. Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise hâlihazırda %1,5’lik bütçe payına ulaşmış durumdayız. Çelik Kubbe Projesi için hava ve füze savunma kabiliyetlerine 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdığımızı da ifade ettik. Bu vesileyle ayrıca belirtmek gerekir ki Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında barış için iletişim kanallarını açık tutarken; İran-ABD sürecinde itidal, diplomasi ve kalıcı barışı; Gazze, Lübnan ve Libya başlıklarında da ateşkes, istikrar ve çok taraflı iş birliği yaklaşımını savunmaya devam etmektedir. İki günlük yoğun Ankara Zirvesi, Türkiye’nin NATO’nun güvenlik gündemine yön veren, krizlerde diyalog kanallarını açık tutan, bölgesel barış perspektifini koruyan ve savunma sanayisi kapasitesiyle İttifakın dönüşümüne somut katkı sağlayan merkezî bir aktör olduğunu göstermiştir. Türkiye olarak müttefiklerimizle iş birliğimizi güçlendirmeye, küresel barış ve güvenliğe katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

ORGANİZASYON SÜRECİ VE TEŞEKKÜR MESAJI

Organizasyon süresince güvenlik ile günlük yaşam arasında denge gözetildiğini ifade eden Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nin 1800 kişilik kapasite ve çeşitli yayın imkanlarıyla 2500'ü aşkın uluslararası medya mensubuna hizmet verdiğini bildirdi. Zirvenin dünya genelindeki yayınlarının TRT koordinasyonuyla gerçekleştirildiğini aktaran Erdoğan, sürece katkı sağlayan kurumlara ve Ankara halkına teşekkür ederek açıklamasını, "Zirve sürecinde güvenliğin en üst düzeyde sağlanması ile vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin korunması arasında hassas bir denge gözetilmiştir. Alınan güvenlik, ulaşım, koordinasyon ve kamu düzeni tedbirleri; liderlerin güvenliği, şehir hayatının sürdürülebilirliği ve uluslararası kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla titizlikle planlanmış, vatandaşlarımızın günlük yaşamlarının aksatılmamasına özellikle ehemmiyet gösterilmiştir. Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemiz, uluslararası medya merkezi olarak hizmet vermiş; 1.800 kişilik çalışma alanı, 40 montaj odası ve çok sayıda canlı yayın noktası basın mensuplarının istifadesine sunulmuştur. Zirve’yi rekor bir katılımla 2.500’ü aşkın basın mensubu takip etmiş; TRT koordinasyonunda 96 kamera, 18 naklen yayın aracı ve 26 farklı noktadan yapılan yayınlarla Ankara Zirvesi tüm dünyaya ulaştırılmıştır. Ankara’mızın tanıtımına da büyük katkı sunan Zirve boyunca gösterdikleri hoşgörü ve eşsiz misafirperverlik için Ankaralı hemşehrilerime gönülden teşekkürlerimi sunuyorum. Kolluk kuvvetlerimiz başta olmak üzere medyadan teknik işlere, sağlıktan ulaşıma, protokolden ikram hizmetlerine kadar birçok alanda Zirve’nin sorunsuz şekilde gerçekleştirilmesi için fedakârca görev yapan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına şükranlarımı ifade ediyorum. NATO Ankara Zirvesi’nin hazırlık ve icrasında gösterdiği iş birliği odaklı yaklaşım ve çabaları için Genel Sekreter Sayın Mark Rutte’ye hassaten teşekkür ediyorum" sözleriyle sonlandırdı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler